İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Sıla Müni̇r yazdı, 51 kez açıldı, 5 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
5 May '17 08:00
Sev Bostancı Danayı

Çok uzun yazılar, kimi vakit beni de sıkar.

Fakat, bunu da yazmalıyım, alem bunu da bu gözle görmeli ve okumalı diye tarihe not düşmek istiyorum. Gerçi çok da muazzam bir bakış açım yok. Ama ne yalan söyleyeyim  ifade ediş tarzıma biraz güveniyorum galiba. İşte bu hislerle kaleme aldığım, bir sayfada bulunan fakat mevzuları farklı birkaç satır...

Birden, komşumuzun derya misali yonca tarlası aklıma düştü. Dizleri aşan yoncalar tırpanla biçilir, hepsi aralıklı dizilerek arsanın belli bir yerinde toplanır, kurumaya bırakılır. Kalan boş alanda ise inekleri yayılırdı. Evvela yere yumulmuş tombul ve sümüklü bir burun, sonra otların dişler vasıtasıyla kopuş sesi, nihayet ineğin çiğnerken çıkardığı o katır kuturlar... Oturup o sesi dinlemek ne zevkli gelirdi. Ve nasıl iştaha getirirdi. O iştiha ile eve koşar, bir kıytık esmer, ev yapımı fırın ekmeği ve birkaç tutam taze soğanla bulurdum kendimi.

Bazen de yine komşunun ahırına gider, bir kenara çömelir, ineğin geviş getirmesini izlerdim. Bildiğin ellerim çenemde, en sevdiğim çizgi filmi izlerkenki zevk gibi bir hisle, geviş getiren inekle yarım saat kırk beş dakika bakışırdık. Çok iyi hatırlıyorum, o an aklımdan hiçbir şey geçmiyor, sâfi mevcut manzaranın seyrindeyim. İneğin üst çenesi sabitken alt çenesi nasıl bu kadar hızlı ve devamlı hareket halinde olabiliyorun hayreti içerisine giriyorum bir an. "Ne bakiyün olm!" der gibi baygın ve umarsız bakışlarını komik buluyordum.

...

Doktorumla görüşmek için hastahaneyi her aradığımda, karşımdaki görevliye şu espriyi yapmayı istiyorum:

- Merhaba, ben doktor falanca hanımla görüşecektim.

- Tabi, kim arıyor, hastası mısınız?

- Evet hastasıyım, bayılıyorum kendisine, ah o gamzeleri yok mu bitiyorum.

...

Bu millet, kenef kapılarına yazılan, "Küçük 50 , Büyük 1" tarifesini bile yadırgamayıp, devletine isyan etmemiş.

Korkun bu milletten!!!

Elleriyle büyüttüğü keçiyi kesen ve yiyen, aynı zamanda değme şairlere taş çıkaracak kuvvet ve hissiyatta şiirler yazabilen insanlar var bu memlekette!

Hemi de hanım bayan!

Korkun bu milletten!

...

Siz hiç annesini emen buzağıyı izlemenin keyfine vardınız mı?

İpinden salınan buzağı saatlerdir belirlediği rotasına bir çırpıda, hoplaya zıplaya ulaşır. Mıknatıs gibi... Başlar cok cok cok diye emmeye. Ah o kuyruğu! Ah o kuyruğun dili olsa da konuşsa! Evvela süt az gelir, bizim buzak hırslanır, burnuyla vurur ha vurur! Anneciği kızmaz ama, abartınca hışımla döner, mmmm diyerek ikazda bulunur. Sabrının ve gayretinin mükafatını, ağzının yanlarından taşan, hatta baloncuklara dönüşen süt köpükleriyle kanıtlar kerata...

İ me de be'nin hangi üst listesindeki film bu kadar keyif verebilir insana?

Keşke yazılarımıza video da ekleyebilseydik. O günler de gelir elbet.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

09 May '17 20:12

Teşekkür ederim.

CEVAPLA
09 May '17 19:32

Misafir

Yazılarınızı ozlemistim kaleminize sağlık

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol