İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 25 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 313 kez açıldı, 12 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
12 Eyl 17 01:00

Yusuf Basat

Puan: 651

Neydi Aşk? 

Neydi bizi bizliğimizden koparan o hiçlik? Neydi sabır denen en yüce taşı parçalayan o aciz şüphe? Aşka ölmek de dahil ise eğer, aşk yoluna baş ile çıkmak aşık adama mubahtır o vakit. Aşk bir ecel vakti ise ayrılık ecelden korkmaktır, aşk bir musalla taşı ise ayrılık cenazelerden nefret etmektir, aşk bir hayır ise, ayrılık bir şerdir. Bu ve bunun gibi birçok çelişki üzerine yazıldı aşk, bu güne kadar uğruna birçok kalem oynatıldı aşk için.

Nasıl sevmişti Nazım Piraye'yi veya tam tersi nasılda sevmişti Piraye Nazım'ı ve aşkından ölüp de ağzını dahi açmamıştı. Öbür taraftan nasılda masumdu Cemal'in Tomris'e bakışı. Peki ya Edip, Turgut... Nasıl demişti Edip Cansever; "Bir adın vardı senin, peşinde üç büyük şair" diye. Nasıl kurulabilirdi bu cümle, öylesine bir cümle ki içinde imkansızlığı, çaresizliği, güzelliği ve masum bir aşkı barındıyordu. Cemal güzel sevdi Tomris'i, Turgut canından can gidercesine sevdi Tomris'i, Edip bir beyefendi gibi sevdi Tomris'i... Gel gelelim Konya'ya. Bir aşk yatar Konya'da, yaşarken beşeriyetin arasına girdiği, ölünce de o beşerin yerini alan bir dikenin aralarında olduğu bir aşk. Ayrı yaşayıp, birlikte ölen ve birlikte gömülüp fakat yine ayrı kalan Tahir ile Zühre'nin o büyük aşkı yatar Konya'da. Bizim deli oğlan Nazım'ın da dediği gibi; "Tahir olmakta ayıp değil Zühre olmakta, hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil." Kimilerinin kaderleri bir yazılır fakat o bir yazılan kader aslında aynı yolun yolcusu, olacakları yolun birliğidir. Kimileri birbirini Tahir ve Zühre gibi yaşarken de ölünce de yaşayamazlar.

Çöller Kays'ın aşkından dolayı çöl olmadı, çölü çöl yapan Kays'ların aşkının her bir kum tanesine işleyişidir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
12 Eyl 04:43

Misafir

Aşk yazılmaz.

Bunlar da ilginizi çekebilir..