İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38821

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8843

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6934

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5717

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5257

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2611

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1659

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1489

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1080

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 06 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 353 kez açıldı, 10 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
19 Eyl 17 21:00

Yusuf Basat

Puan: 823

Penceredeki̇ Çi̇çekler 

Bir bağ bahçe güzelliğinde nitelendirdik aşkı ve sürekli hiç bitmeyecek gibi yaşayıp özlemek dediğimiz kavramı da daima birlikteliğin bir yapı taşı olarak gördük. Özlemek... Nice insanlar tanıyorum özlemini delicesine kör kütük kusan, nice insanlar var özlediği halde ölse de özlediğini söyleyemeyen. Pencereden süzülen rüzgarın azizliği ile masada duran küllükten bir anda genzime savruldu özlem. Lakin diyorum ya ölüyoruz da özlediğimizi söyleyemiyoruz. Ağzımızı açsak bir bıçak yarası kaplayacak hissi kelimeleri zindan ediyor içimizde. Zindana tabi tuttuğumuz her bir kelime günü gelince ya bizleri acıtır hale geliyor yada karşımızdakini, çünkü kelimeler kimi zaman zehirli bir yılan gibi süzülürken dudaklarımızdan kimi zaman ise içten içe bizi kemiren bir fare gibi zedeleyip duruyor. Özlüyoruz. Neden özlediğimiz ile ilgilenmeksizin özlemimizin verdiği acıya tutunup oradan güç alıyoruz, çünkü özlediğimizi özlediğimize ölüyoruz da söyleyemiyoruz. Kimi zaman narin kalplerimiz isyan bayrağını açmaya yeltense de her seferinde ailesi için ayakta durup güçlü görünmeye çalışan bir baba misali yüreğimiz o bayrağı içi acıya acıya indirmeyi başarıyor. İçinde bulunduğumuz durumdan artık yüreğimizin de memnun olmadığını tamda o an anlıyoruz ve anladığımızda her şey için geç mi yoksa bir şeyler için erken mi bunun kararını bir türlü veremiyoruz. Özlemek bizi zorluyor, gururlu yüreğimiz sayesinde ayakta tuttuğumuz umudumuz ise yıkılmaya başlıyor, hatta bunlara köstek olan aklımız ise büyük bir karanlığın içinde "acaba bir ışık arasam mı, aramasam mı?" kararsızlığı ile bizi koca bir karanlığa hapsediyor. Gündüz yüzü ile yaşadığımız özlemin acısını artık karanlıkta yaşamaya başlıyoruz.

Karanlıklar bir bakıma insana iyi gelirken, öte yandan karamsarlığa sürükleyen yanı insan zihninde daha ağır basıyor, bir noktadan sonra düşmeye ve tutunamamaya alıştığımız için karanlıktan medet ummaya başlıyoruz. Fakat insan silkelenme sevgili iç ses, insan kendini silkelemeli... Çünkü insan ne kadar karanlığa alışırsa o kadar zor olur aydınlığa çıkması. Oysa pencere önüne dizeceğimiz çiçeklerin hayalini besliyorduk, bizler ne zaman pencere önüne dizeceğimiz çiçeklerin hayalinden karanlığa sürüklenir olduk? Fakat insan bunu da haykırmak istiyor sevgili iç ses, sevdiğine sevdiğini söylemekten ziyade, pencere önüne dizeceğimiz çiçeklerin hayalini söylemek istiyor ama ne demiştik; ölüyoruz da özlediğimizi söyleyemiyoruz. Bir noktadan sonra; "bir özleyişi haykırmak bu kadar mı zor be?!" diye düşünüp kendimize kızmaya başlıyoruz ve unutulmamalıdır ki insanın kendine kızması özgüvenini zedeleyen başlıca unsurlardır biridir. Bizler güçlü olmak zorunda bırakılıp, güçsüzleştirilmeye mahkum edilen insanlar olarak özlediğimizi ölsek de söyleyemeyeceğiz belki ama hiçbir zamanda vazgeçmeyeceğimiz onurlu bir özlemi pencere önüne dizdiğimiz çiçeklerimize ekip orada umut diye yeşerteceğiz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
20 Eyl 13:20

Misafir

Cokguzel yayinlansin

Bunlar da ilginizi çekebilir..