İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 26111

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7910

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6272

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4700

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3927

İstanbul

Sezer Emlik

6 / Puan: 3499

Bartın

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3397

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3089

İstanbul

Ozan Bilican

9 / Puan: 1987

İstanbul

Aa

10 / Puan: 1660

İstanbul

Detroitli Kızıl

11 / Puan: 1628

İstanbul

Salieri Alt Tire

12 / Puan: 1593

İstanbul

Mustafa Kılıç

13 / Puan: 1462

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1373

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1345

Kırıkkale

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 1007

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 984

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 931

İstanbul

Lagari Alıntılar

19 / Puan: 878

İstanbul

Ahmet Demir

20 / Puan: 852

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 842

Sakarya

Müsemma Şahin

22 / Puan: 832

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 823

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 798

Erzincan

Emre Keleş

25 / Puan: 746

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

27 / Puan: 742

İstanbul

Alpay Gökçe

28 / Puan: 717

İstanbul

Reşit Akpınar

29 / Puan: 673

Erzurum

Aykut Giray

30 / Puan: 624

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 08 dakika kaldı.

Sıla Münir yazdı, 219 kez açıldı, 2 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
6 Kas 17 21:00

Sıla Münir

Puan: 1373

İmdat Öğretmen
4afc372300b1e3294d9ee6417a92e6fb1509999805

4afc372300b1e3294d9ee6417a92e6fb1509999805

(Yazıda okuyacağınız farklı kelimeler, bir alışkanlığın neticesi değil, tamamiyle şenlik olsun diye kullanılmıştır. Bu notu, o kelimeleri merak edip dikkat kesilmeniz için değil içimden geldiği için yazdım.)

Şu eğitimde değişiklik, mahalle okulları, vs, .... Yine hatıralarımı fiştekledi.

İlk okulda bana ideal kazandıran tek öğretmenim, hiç dersimize girmeyen İmdat öğretmendi. Sebebini ağnadayım:

Bando takımına girmeyi öylesine şiddetli istiyordum ki... Çocukluk işte... Göz önünde olmak, kendini göstermek, ıspatlamak cezbediciydi nihayetinde. Beşinci sınıfta bu istek tavan yapmıştı. Okul çıkışı eve gitmez, bando provalarına katılırdım. Ekibin başındaki öğretmen, beni alamayacağını peşin peşin söylediği halde her provada yanlarında biterdim. Olmadı mahallede tenekeyle çalışırdım. Bildiğiniz kast sistemi uygulanıyordu. Hepsi zengin çocuğuydu. Birgün bandoculardan biri rahatsızlanıp okula gelmemişti. Öğretmen onun yerine beni aldı. Neredeyse ağlayacaktım sevinçten. Tam trompeti takıp takıştırıp sıraya girmiştim ki hasta denen kız gelmesin mi? ( Canlarııım, gelmesin dediğinizi duyar gibiyim.)

O an Küçük Emrah yanımda olsaydı elden ayakdan düşerdi, öyle bir ıstırap!

O halimi İmdat öğretmen görünce sordu haliyle. Anlattım. Bakmayın burada anlattım deyip geçiştirdiğime, gözyaşlarım ve sümüklerim hercümerc olmuştu.

Başımı okşadı, üzülme, dünyanın sonu değil, dedi. Ertesi gün tören için hazırlıklar yapılıyordu. Bağıranlar, itişenler, kakışanlar gırla gidiyordu. İmdat öğretmen beni yanına çağırdı. Elinde kocaman sırığa geçirilmiş Türk bayrağı, bayrağımız ve taşıma kemeri vardi. Al bakalım, bunu en önde sen taşıyacaksın, dedi! Ara verelim mi, yok yani ağlamaklı olduysanız, ne biliim yaşlar maşlar hücum ettiyse hani....

İmdat öğretmen, hiç dersimize girmedi. Koca beş sene boyunca edinip edineceğim en güzel ideali, "Asla ve asla kimsenin umudunu kırmama" idealini yüreğime işledi.

Allahü teâlâ İmdat öğretmenden razı olsun, onun gibi öğretmenlerin sayısını arttırsın.

Şundan eminim ki, bir çocuğu sevindirmek, ona güvenmek ve inanmak dünyanın en güzel ve en mühim idealidir!

Not: Fotoğrafdaki şiir, üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Çile isimli eserinde yer almaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..