İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 30735

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8101

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6701

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5149

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4848

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4583

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4126

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3784

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2456

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2264

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1875

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1724

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1617

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1416

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1357

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1068

İstanbul

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1055

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Reşit Akpınar

20 / Puan: 940

Erzurum

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 933

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 915

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 885

İstanbul

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 882

Erzincan

Müsemma Şahin

25 / Puan: 865

İstanbul

Mesut Toprak

26 / Puan: 848

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 818

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 771

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 731

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 08 dakika kaldı.

Sıla Münir yazdı, 257 kez açıldı, 2 misafir beğendi, 2 yorum yapıldı.
6 Kas 17 21:00

Sıla Münir

Puan: 1416

İmdat Öğretmen
4afc372300b1e3294d9ee6417a92e6fb1509999805

4afc372300b1e3294d9ee6417a92e6fb1509999805

(Yazıda okuyacağınız farklı kelimeler, bir alışkanlığın neticesi değil, tamamiyle şenlik olsun diye kullanılmıştır. Bu notu, o kelimeleri merak edip dikkat kesilmeniz için değil içimden geldiği için yazdım.)

Şu eğitimde değişiklik, mahalle okulları, vs, .... Yine hatıralarımı fiştekledi.

İlk okulda bana ideal kazandıran tek öğretmenim, hiç dersimize girmeyen İmdat öğretmendi. Sebebini ağnadayım:

Bando takımına girmeyi öylesine şiddetli istiyordum ki... Çocukluk işte... Göz önünde olmak, kendini göstermek, ıspatlamak cezbediciydi nihayetinde. Beşinci sınıfta bu istek tavan yapmıştı. Okul çıkışı eve gitmez, bando provalarına katılırdım. Ekibin başındaki öğretmen, beni alamayacağını peşin peşin söylediği halde her provada yanlarında biterdim. Olmadı mahallede tenekeyle çalışırdım. Bildiğiniz kast sistemi uygulanıyordu. Hepsi zengin çocuğuydu. Birgün bandoculardan biri rahatsızlanıp okula gelmemişti. Öğretmen onun yerine beni aldı. Neredeyse ağlayacaktım sevinçten. Tam trompeti takıp takıştırıp sıraya girmiştim ki hasta denen kız gelmesin mi? ( Canlarııım, gelmesin dediğinizi duyar gibiyim.)

O an Küçük Emrah yanımda olsaydı elden ayakdan düşerdi, öyle bir ıstırap!

O halimi İmdat öğretmen görünce sordu haliyle. Anlattım. Bakmayın burada anlattım deyip geçiştirdiğime, gözyaşlarım ve sümüklerim hercümerc olmuştu.

Başımı okşadı, üzülme, dünyanın sonu değil, dedi. Ertesi gün tören için hazırlıklar yapılıyordu. Bağıranlar, itişenler, kakışanlar gırla gidiyordu. İmdat öğretmen beni yanına çağırdı. Elinde kocaman sırığa geçirilmiş Türk bayrağı, bayrağımız ve taşıma kemeri vardi. Al bakalım, bunu en önde sen taşıyacaksın, dedi! Ara verelim mi, yok yani ağlamaklı olduysanız, ne biliim yaşlar maşlar hücum ettiyse hani....

İmdat öğretmen, hiç dersimize girmedi. Koca beş sene boyunca edinip edineceğim en güzel ideali, "Asla ve asla kimsenin umudunu kırmama" idealini yüreğime işledi.

Allahü teâlâ İmdat öğretmenden razı olsun, onun gibi öğretmenlerin sayısını arttırsın.

Şundan eminim ki, bir çocuğu sevindirmek, ona güvenmek ve inanmak dünyanın en güzel ve en mühim idealidir!

Not: Fotoğrafdaki şiir, üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Çile isimli eserinde yer almaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..