İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 00 dakika kaldı.

Muhammed Emi̇r Yavuz yazdı, 383 kez açıldı, 10 misafir beğendi, 3 yorum yapıldı.
24 Kas 17 09:00
Barzoların Şerri̇ Büyük Olur

dac37061250b262be0b69d8f3be039021511511288

  Son bikaç yıldır aynı paydada buluşmuş bazı insanları rahatsız eden olaylar gerçekleşiyor. Entelektüel seviyesi yerlerde, toplumu lümpenleştirmeyi kendine görev bilen ama bunu büyük bir titizlikle ve ekrana çıkarılmasını sağlayan güçlerin desteğiyle görevini yapan zevattan bahsediyorum. Belki birkaç yıl önce ekranlarda görüldüğünde çok ciddiye alınmayan veya konjonkturel olarak desteklenen (!) bu insanlar artık kabak tadı vermeye başladı. Öyle bir hal aldı ki üstelik, içinde yaşadıkları toplumu aşağılayan, manevi değerleri hiçe sayan ve bunu hiç gocunmadan söyleyiveren bir ekiple karşı karşıya kaldık.

İmtihanımız büyük. Dava kelimesi bu insanlar yüzünden bir anlam ifade etmiyor artık. Çünkü ne halt yiyorlarsa bu kelimeyi kendilerine kılıf yaparak yiyorlar. Lüks hayatlar, medya patronlukları ve bilumum onlarca şeyi bu kelimeyi kullanarak elde ettiler. Uluslar arası her ziyarette Reis-i Cumhurun yanında yer edindiler. Her fotoğraf karesinde mutluluklarını belli eden pozlar verdiler ve sonra.. Sonrası karışık. Bu zevat, ekrana her çıktıklarında istediklerini söyleme özgürlüğüne kavuştular. Herkesi kendileri gibi düşünmek mecburiyetindeymiş gibi bir hava oluşturdular. Normal hayatlarında bazısı sarhoş gezen, bazısı at yarışı hastası olduğu bilinse de, toplumun belli bir kesimi bunları ‘Dava Adamı, CIA ile bağlantısı olan, Büyük Resmi Gören Müslüman, Komploları Çökerten Ümmet Sevdalısı vs.’ olarak gördü ne hikmetse. Sarhoş gezmesi yada at yarışı hastası olması kınanacak şeyler değil lakin, bunları yaparken ekranlarda İslamcı pozu vermeleri insanları irrite etmek için yetti bile. Velhasıl bu destekleri arkalarına alınca, hayvan terbiyecisini putin’in danışmanı olarak tanıtıp, GTA’nın şifresini darbenin şifresi olarak pespayelikle haber yaptılar. Yıllar yılı kemalizmle mücadeleye hafif bulan ağabeyler, canlı yayında İzmir’in dağlarında çiçekler açtırdılar. Bunlar yetmemiş olacak ki, herhangi bir eleştiriye de kulak asmadılar, hatta eleştirenler kripto fetocu ilan edildi onların nezdinde. En son, son yılların en eyyamcısı kimdir diye sorulsa, yüzü kızarmadan ‘O benim’ diyebilecek zat; her iktidara yaptığı kendi o çirkin eyleminin içine Bosna kelimesini yerleştirince tepkileri üzerine çekti. Sözüm bunları ayırt etmeksizin hepsine. Pelikan vb. gruplandırmanın ötesinde bu kirli ve çirkin siyaseti kim yapıyorsa onlara.

    Ortada ivedilikle çözülmesi gereken bir mesele, bir omurgasızlık olduğu aşikar. Her geçen gün bunlardan birinin o absürd, o ukala, o kendinden menkul lafları gündeme düşüyor. Gündeme düşüyor düşmesine de bu insanlar ekranlardan, patron koltuklarından düşmüyorlar, sendelenmiyorlar bile.. Turnusol kağıdı işlevi gören bir dönemden geçerken, üstümüze düşen vazife bunların paçozluğunu korkmadan çekinmeden dile getirmek ve bu ahlaksızlığa hiçbir gerekçeyle çanak tutmamaktır zannediyorum. Değerli bir büyüğüm, bu hali ‘barzolaşma’ diye tabir etmişti. Ona selam ederek, şöyle bir dua ile bitirelim o halde: Allah bizi bu barzoların şerrinden korusun.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
28 Kas 20:26

Teşekkür ederim Allah razı olsun.

28 Kas 19:32

Misafir

Ancak bu kadar güzel duygulara tercüman olunur kalemine kuvvet !

Bunlar da ilginizi çekebilir..