İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 27758

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8030

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6471

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4760

İstanbul

Sezer Emlik

5 / Puan: 4202

Bartın

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4156

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3740

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3601

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2286

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2063

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1784

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1674

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1599

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1386

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1350

Kırıkkale

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 1014

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 1011

İstanbul

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 957

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 939

İstanbul

Yamanduruş

20 / Puan: 869

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 867

İstanbul

Müsemma Şahin

22 / Puan: 849

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 840

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 820

Erzincan

Reşit Akpınar

25 / Puan: 779

Erzurum

Emre Keleş

26 / Puan: 778

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

28 / Puan: 751

İstanbul

Alpay Gökçe

29 / Puan: 728

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 677

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 19 dakika kaldı.

Sıla Münir yazdı, 195 kez açıldı, 1 misafir beğendi, 13 yorum yapıldı.
26 Kas 17 09:00

Sıla Münir

Puan: 1386

Instagramda Pişer Bize Yalanmak Düşer
ffea391ac834229771b2fed7d0e0a6c71511684984

ffea391ac834229771b2fed7d0e0a6c71511684984

Mütevâzı evinde,

Mutlu mesut haliyle,

Kanaat ziynetiyle,

Yaşıyordu Asiye.

Telefonu tuşluydu,

Olsun, böyle mutluydu.

Herkeste android,

O hayattan müstefid.

Evropadan halası,

Yolladı bir hediye,

Telefonun âlâsı,

Geldi artık eline.

Dünyalar onun oldu,

Tez vakit öğrenmek için,

Habire kurcalıyordu.

Kocası işten geldi,

Telefon elindeydi,

Kahvaltı sofrasıydı,

Bugünkü mönüleri.

Ertesi gün herifi,

Yemek ne var, deyince,

"Fasulye ıslattımdı,

Pişmedi, tuttu altı."

Lâ havle.... çekti adam.

Heves, dedi, dur bakam.

Kanaatkâr Asiye.

Keşfetti instagramı,

O sofralar ne öyle,

Dedi, bu da hayat mı?

Yok efendim kahveler,

Kahvaltı sofraları,

Akşam biftek ve somon

Sabah pastırma, jambon!

Gün gün ruhu sıkılıp

Mahzunlaştı Asiye,

Kıymaya ekmek basıp,

Bağladı asabîye.

Doyurmuyordu onu,

Sobadaki fasulye.

Kuzinede ekmeği

Küstürdü kestaneyi,

Tarhanayı sormayın,

Çoktan evi terketti.

Bu da yetmezmiş gibi,

Gördü envai çeşit

Üstbaş, tatil yerleri.

Hırsından neredeyse,

Telefonu kemirdi.

Götürürdü kocası,

O da bir-iki, senede,

Tek, lahmacun yemeye.

Hakkını yemeyelim,

Her sene köye gider,

Tarla tapan sapla saman

Gezip tozmak bir kenara

Hışır olur davarlarla...

Foto çekmek hakgetire,

Köyde bizim bu Asiye,

Oluyordu bir amele...

Memleketten dönünce,

Adam mutsuz görünce,

Çağırdı Asiyeyi,

Dizdi bütün nevaleyi.

Bak şu nimetlere iyice,

Bidon bidon turşu, salça,

Çökelek, yağ, bohça bohça,

Konserveler, hepsi bahça.

Instagramda gördüklerin,

Doğal diyor bunlara;

Para döküyor avuçla,

Bulamıyorlar yine de

Bunları bir arada;

Hem de böyle bedavaya.

Atam dedem derdi ki,

"Dediğini özlü tut,

Yediğini gizli tut.

Göz değerse nimete,

Maraz olur âdeme.

Yokluk vardır her hânede,

Kimi azık kimi libas,

Kimi cevher kimi huzur.

Göz değerse bu nimete

Huzur kalmaz bu biline!"

Asiye akıllıydı,

Mevzuu anlamıştı.

Seslendi herifine;

Yeme öyle yavanlı,

Ketenin yanısıra,

Bi de soğan kıram mı?

Not: Fotoğrafdaki beyit üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Çile isimli eserinde yer almaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..