İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Sıla Müni̇r yazdı, 41 kez açıldı, henüz beğenen yok, 13 yorum yapıldı.
26 Kas '17 12:00
Instagramda Pişer Bize Yalanmak Düşer

ffea391ac834229771b2fed7d0e0a6c71511684984

Mütevâzı evinde,

Mutlu mesut haliyle,

Kanaat ziynetiyle,

Yaşıyordu Asiye.

Telefonu tuşluydu,

Olsun, böyle mutluydu.

Herkeste android,

O hayattan müstefid.

Evropadan halası,

Yolladı bir hediye,

Telefonun âlâsı,

Geldi artık eline.

Dünyalar onun oldu,

Tez vakit öğrenmek için,

Habire kurcalıyordu.

Kocası işten geldi,

Telefon elindeydi,

Kahvaltı sofrasıydı,

Bugünkü mönüleri.

Ertesi gün herifi,

Yemek ne var, deyince,

"Fasulye ıslattımdı,

Pişmedi, tuttu altı."

Lâ havle.... çekti adam.

Heves, dedi, dur bakam.

Kanaatkâr Asiye.

Keşfetti instagramı,

O sofralar ne öyle,

Dedi, bu da hayat mı?

Yok efendim kahveler,

Kahvaltı sofraları,

Akşam biftek ve somon

Sabah pastırma, jambon!

Gün gün ruhu sıkılıp

Mahzunlaştı Asiye,

Kıymaya ekmek basıp,

Bağladı asabîye.

Doyurmuyordu onu,

Sobadaki fasulye.

Kuzinede ekmeği

Küstürdü kestaneyi,

Tarhanayı sormayın,

Çoktan evi terketti.

Bu da yetmezmiş gibi,

Gördü envai çeşit

Üstbaş, tatil yerleri.

Hırsından neredeyse,

Telefonu kemirdi.

Götürürdü kocası,

O da bir-iki, senede,

Tek, lahmacun yemeye.

Hakkını yemeyelim,

Her sene köye gider,

Tarla tapan sapla saman

Gezip tozmak bir kenara

Hışır olur davarlarla...

Foto çekmek hakgetire,

Köyde bizim bu Asiye,

Oluyordu bir amele...

Memleketten dönünce,

Adam mutsuz görünce,

Çağırdı Asiyeyi,

Dizdi bütün nevaleyi.

Bak şu nimetlere iyice,

Bidon bidon turşu, salça,

Çökelek, yağ, bohça bohça,

Konserveler, hepsi bahça.

Instagramda gördüklerin,

Doğal diyor bunlara;

Para döküyor avuçla,

Bulamıyorlar yine de

Bunları bir arada;

Hem de böyle bedavaya.

Atam dedem derdi ki,

"Dediğini özlü tut,

Yediğini gizli tut.

Göz değerse nimete,

Maraz olur âdeme.

Yokluk vardır her hânede,

Kimi azık kimi libas,

Kimi cevher kimi huzur.

Göz değerse bu nimete

Huzur kalmaz bu biline!"

Asiye akıllıydı,

Mevzuu anlamıştı.

Seslendi herifine;

Yeme öyle yavanlı,

Ketenin yanısıra,

Bi de soğan kıram mı?

Not: Fotoğrafdaki beyit üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Çile isimli eserinde yer almaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol