İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 07 dakika kaldı.

Abdullah Fakiroğlu yazdı, 387 kez açıldı, 8 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
2 Oca 18 01:00
Abdullah Gül Artık Muğlak Kalamaz 

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün son KHK’larla ilgili açıklaması uzun zamandır gündemde olan bir gerilimi gün yüzüne çıkardı. Düne kadar bu mesele hakkında konuşanların davayı bilmemekle, davaya ihanet etmekle suçlandığı düşünüldüğünde bu gerilimin vekâlet savaşından birinci muhataplarıyla gerçekleşmesi hoş oldu. Artık kimse “yav kardeşim ne alakası var” demez.

Abdullah Gül son KHK’ya karşı Tweet attığında böyle bir tepki göreceğini büyük ihtimalle hesaba katmamıştı. O her zaman olduğu gibi Erdoğan’ın sessiz kalacağını belki de bu KHK’nın daha açık bir hale geleceğini düşünmüştü. Fakat bir hesaplama hatası yaptı. Ve yaptığı hesaplama hatası onu hesapladığından daha önce Erdoğan’ın karşısına çıkardı.

Oysaki ne güzel Ahmet Sever’le, ne zaman danışman olduğunu bilinmeyen Ahmet Takan’la, dijital ve yazılı medyada kendisine yakın bazı yazarlarla görüşlerini ifade ediyor, kendisi etliye sütlüye karışmayan eski bir cumhurbaşkanı olarak Türkiye ve ne hikmetse heyetlerle dünyayı geziyordu.

“Erdoğansız Ak Parti ne güzel bir parti” düşüncesinin bayraktarı Karar gazetesinde 11 Eylül günü çıkan yazısında Hakan Albayrak, Ak Parti içinde bir gurubun: “Eski AK Parti’ye, ortak akla, kadro hareketine duyulan özlem ifade ediliyor. Gittikçe yükselen bir tepki var.

Bu tepki şimdilik homurtu halinde ama ‘kuvveden fiile çıkması’ an meselesi.” Düşüncesinde olduğunu yazmıştı.

Siyasi bir partide parti genel başkanına muhalif çıkması elbette normaldir. Ve hatta olmalıdır. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi Türkiye’de etkili bir ana muhalefet partisi olmaması büyük eksikliktir. Bu eksikliğin AK Parti içinde de olduğunu söylemek mümkün.

Hakan Albayrak’ın yazısından sonra ortaya konan görüşlere bakıldığında –bu görüşleri ortaya koyanların neredeyse tamamının AK Partili eski bakan, milletvekili ya da hükümet sayesinde vaktiyle kariyerinde büyük sıçramalar yaşamış insanlar olması gariptir- AK parti içinde büyük bir kesim mevcut durumdan rahatsızdır. Öyleyse yapılacak şey belliydi. Hazır lider adayları da varken AK Parti’de olağanüstü kongre toplamak için imza arayacaklar ya da açıkça bayrak açacaklardı. AK Parti’den ümidini kestilerse de yeni parti kurup “Türkiye’ye hizmet etmeye” devam edeceklerdi. Hiçbirini yapmadılar.

Abdullah Gül dolaşmaya devam etti. Bir siyasi parti kurmak için çalıştığı, ekibini oluşturduğunu sağır sultan bile biliyordu ama Abdullah Gül ses vermiyordu. AK Parti tarafından defalarca istişare vb. konularda davet edilmesine rağmen hiçbir davete icabet etmedi. Onun her zaman daha önemli işleri vardı.

Fakat insan işte, bir yerde açık ediyor. Abdullah Gül’de bu açığı son KHK eleştirisi ile verdi. Erdoğan’a bir telefon kadar yakınken görüşünü kamuoyuna duyurdu. Erdoğan’da kendisine gelen bu pası gole çevirmek için tereddüt etmedi.

Bu saatten sonra Abdullah Gül daha çok konuşmak zorunda. Ağzını açtığı ve açmadığı konular onun siyasetten güya uzak konumunu bitirecek. Erdoğan tarafından ifade edildiği üzere, “ 16 nisan referandumda hayır” için uğraşan eski dava arkadaşı artık ya Erdoğan’ın karşısına açıkça çıkıp Genel Başkan adayı olacak, ya da CHP-HDP blokuna ve Ak Parti’den kopan muhalif kanata güvenip yeni bir parti kuracak. Böylece Cumhurbaşkanı olduğu tarihten itibaren kerameti kendinde menkul ağırlığını görmüş olacağız.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..