İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 18299

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7281

İstanbul

Bulut Sever

3 / Puan: 4037

İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 2946

İstanbul
İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 2121

İstanbul

Ozan Bilican

7 / Puan: 1756

İstanbul

Salieri Alt Tire

8 / Puan: 1540

İstanbul

Detroitli Kızıl

9 / Puan: 1402

İstanbul

Mustafa Karayel

10 / Puan: 1309

İstanbul

Sıla Münir

11 / Puan: 1282

İstanbul

Osman Batur Akbulut

12 / Puan: 1267

Kırıkkale

Vlad Emir

13 / Puan: 1064

İstanbul

Sezer Emlik

14 / Puan: 1006

Bartın

Ferit Çaydangeldi

15 / Puan: 946

Ankara

Mücahid Cesur

16 / Puan: 918

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 904

İstanbul

Müsemma Şahin

18 / Puan: 778

İstanbul

Ahmet Demir

19 / Puan: 727

İstanbul

Mesut Toprak

20 / Puan: 720

Ankara

Mustafa Kılıç

21 / Puan: 692

İstanbul

Ahmet Lalbek

22 / Puan: 687

Erzincan

Yamanduruş

23 / Puan: 686

Sakarya

Muharrem Morkoç

24 / Puan: 678

İstanbul

Alpay Gökçe

25 / Puan: 668

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 591

Ankara

Kumru

27 / Puan: 529

Adana

Ali Osman Rothschild

28 / Puan: 526

Ankara

Lagari Alıntılar

29 / Puan: 510

İstanbul

Sadık İbrahim

30 / Puan: 462

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 43 dakika kaldı.

Abdurrahman yazdı, 78 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 3 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Oca 18 13:00

Abdurrahman

Puan: 30

Akl-I Selim'den Partizanlığa

1999-2000 yılları Türkiye'nin sosyal medya dediğimiz kavramla tanıştığı yıllar oldu.  Ekşisözlük'ün kurulması ve Zurna gibi chat sitelerindeki kitlelerin kalıcı web siteleri oluşturmasıyla beraber insanlar öyle veya böyle düşüncelerini internet üzerinden tanıdıkları ve tanımadıkları insanlarla paylaşmaya başladılar.

Ortaokul öğrencisi olarak dahil olduğum bu sürecin yıllar içerisinde gelişimini, insan hayatına ve insanların düşünce yapılarına olan etkisini çok yakından görme fırsatı edindim. Kendi görüşümde ve tamamen zıt görüşlü insanlarla dolu, sanal ve gerçek ortamlarda bulundum.

Bu ortamlarda en çok dikkatimi çeken şey insanların aklıselim'e davet eden bir güruhun, hiç değilse bir iki kişinin daima bulunduğu idi. Sanırım 15 Temmuz 2016 bize bu aklıselim insanların sesini kaybettirdi. İçimizdeki hain ve şerefsizlere olan öfke, aklımızı esir aldı. Eskiden beri tanıdığım, öyle veya böyle hasbihal ettiğim bir çok insan inanılmaz bir şekilde tahammülsüz ve düşüncesiz bir hal almış. Kendilerine en basit bir uyarıyı 'devletin bekası'na saldırı olarak görüyorlar.

Bu partizan tavır, bu saldırgan halet-i ruhiye hepimizi bitirebilecek büyüklükte bir sorun. Zaten aklıselim sahibi insanlar bu mücadeleden bir bir vazgeçip ya partizan bir tavır takınıyor ya da topluluklardan uzaklaşıp ashab-ı kehf hayatı yaşıyorlar.

Soruyorum size, gerçekten eleştiri kabul edemeyecek kadar kritik halde miyiz? Tenkit edilemez insanlar mısınız? Gördüğümüz çarpıklıkları ve sapkınlıkları 'devlet bekası' adı altında kabul mu edeceğiz? Zamanında gariban insanlara sahip çıkanlar, neden  hiç bir çıkarları yokken (!) güç odaklarının yanındalar? Bizim zalimimiz başka gavur zalimlere karşı çıktığı için zulmünü yüzüne vurmayacak mıyız?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..