İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 21190

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7658

İstanbul

Bulut Sever

3 / Puan: 4285

İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 3468

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3149

İstanbul
İstanbul

Ozan Bilican

7 / Puan: 1885

İstanbul

Salieri Alt Tire

8 / Puan: 1571

İstanbul

Mustafa Karayel

9 / Puan: 1553

İstanbul

Detroitli Kızıl

10 / Puan: 1503

İstanbul

Sezer Emlik

11 / Puan: 1428

Bartın

Osman Batur Akbulut

12 / Puan: 1308

Kırıkkale

Sıla Münir

13 / Puan: 1308

İstanbul

Vlad Emir

14 / Puan: 1229

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

15 / Puan: 974

Ankara

Mustafa Kılıç

16 / Puan: 972

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 936

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 920

İstanbul

Müsemma Şahin

19 / Puan: 794

İstanbul

Ahmet Demir

20 / Puan: 788

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 743

Sakarya

Mesut Toprak

22 / Puan: 743

Ankara

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 719

Erzincan

Muharrem Morkoç

24 / Puan: 710

İstanbul

Alpay Gökçe

25 / Puan: 681

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 655

Ankara

Lagari Alıntılar

27 / Puan: 623

İstanbul

Ali Osman Rothschild

28 / Puan: 545

Ankara

Kumru

29 / Puan: 533

Adana

Sadık İbrahim

30 / Puan: 512

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 40 dakika kaldı.

Abdurrahman yazdı, 98 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 3 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Oca 18 13:00

Abdurrahman

Puan: 30

Akl-I Selim'den Partizanlığa

1999-2000 yılları Türkiye'nin sosyal medya dediğimiz kavramla tanıştığı yıllar oldu.  Ekşisözlük'ün kurulması ve Zurna gibi chat sitelerindeki kitlelerin kalıcı web siteleri oluşturmasıyla beraber insanlar öyle veya böyle düşüncelerini internet üzerinden tanıdıkları ve tanımadıkları insanlarla paylaşmaya başladılar.

Ortaokul öğrencisi olarak dahil olduğum bu sürecin yıllar içerisinde gelişimini, insan hayatına ve insanların düşünce yapılarına olan etkisini çok yakından görme fırsatı edindim. Kendi görüşümde ve tamamen zıt görüşlü insanlarla dolu, sanal ve gerçek ortamlarda bulundum.

Bu ortamlarda en çok dikkatimi çeken şey insanların aklıselim'e davet eden bir güruhun, hiç değilse bir iki kişinin daima bulunduğu idi. Sanırım 15 Temmuz 2016 bize bu aklıselim insanların sesini kaybettirdi. İçimizdeki hain ve şerefsizlere olan öfke, aklımızı esir aldı. Eskiden beri tanıdığım, öyle veya böyle hasbihal ettiğim bir çok insan inanılmaz bir şekilde tahammülsüz ve düşüncesiz bir hal almış. Kendilerine en basit bir uyarıyı 'devletin bekası'na saldırı olarak görüyorlar.

Bu partizan tavır, bu saldırgan halet-i ruhiye hepimizi bitirebilecek büyüklükte bir sorun. Zaten aklıselim sahibi insanlar bu mücadeleden bir bir vazgeçip ya partizan bir tavır takınıyor ya da topluluklardan uzaklaşıp ashab-ı kehf hayatı yaşıyorlar.

Soruyorum size, gerçekten eleştiri kabul edemeyecek kadar kritik halde miyiz? Tenkit edilemez insanlar mısınız? Gördüğümüz çarpıklıkları ve sapkınlıkları 'devlet bekası' adı altında kabul mu edeceğiz? Zamanında gariban insanlara sahip çıkanlar, neden  hiç bir çıkarları yokken (!) güç odaklarının yanındalar? Bizim zalimimiz başka gavur zalimlere karşı çıktığı için zulmünü yüzüne vurmayacak mıyız?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..