İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 14936

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 6883

İstanbul

Bulut Sever

3 / Puan: 3882

İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 2034

İstanbul

Ozan Bilican

5 / Puan: 1727

İstanbul
İstanbul

Salieri Alt Tire

7 / Puan: 1516

İstanbul

Mümin Yolcu

8 / Puan: 1324

İstanbul

Detroitli Kızıl

9 / Puan: 1307

İstanbul

Sıla Münir

10 / Puan: 1256

İstanbul

Osman Batur Akbulut

11 / Puan: 1237

Kırıkkale

Mustafa Karayel

12 / Puan: 1011

İstanbul

Vlad Emir

13 / Puan: 921

İstanbul

Mücahid Cesur

14 / Puan: 912

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

15 / Puan: 904

Ankara

Ali Turan

16 / Puan: 853

İstanbul

Sezer Emlik

17 / Puan: 773

Bartın

Müsemma Şahin

18 / Puan: 762

İstanbul

Mesut Toprak

19 / Puan: 654

Ankara

Ahmet Lalbek

20 / Puan: 652

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 647

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 647

İstanbul

Muharrem Morkoç

23 / Puan: 647

İstanbul

Alpay Gökçe

24 / Puan: 638

İstanbul

Kumru

25 / Puan: 519

Adana

Emre Keleş

26 / Puan: 493

Ankara

Mustafa Kılıç

27 / Puan: 490

İstanbul

Lagari Alıntılar

28 / Puan: 448

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 426

Yozgat

Sadık İbrahim

29 / Puan: 426

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 32 dakika kaldı.

Abdurrahman yazdı, 33 kez açıldı, 1 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Oca 18 13:00

Abdurrahman

Puan: 29

Akl-I Selim'den Partizanlığa

1999-2000 yılları Türkiye'nin sosyal medya dediğimiz kavramla tanıştığı yıllar oldu.  Ekşisözlük'ün kurulması ve Zurna gibi chat sitelerindeki kitlelerin kalıcı web siteleri oluşturmasıyla beraber insanlar öyle veya böyle düşüncelerini internet üzerinden tanıdıkları ve tanımadıkları insanlarla paylaşmaya başladılar.

Ortaokul öğrencisi olarak dahil olduğum bu sürecin yıllar içerisinde gelişimini, insan hayatına ve insanların düşünce yapılarına olan etkisini çok yakından görme fırsatı edindim. Kendi görüşümde ve tamamen zıt görüşlü insanlarla dolu, sanal ve gerçek ortamlarda bulundum.

Bu ortamlarda en çok dikkatimi çeken şey insanların aklıselim'e davet eden bir güruhun, hiç değilse bir iki kişinin daima bulunduğu idi. Sanırım 15 Temmuz 2016 bize bu aklıselim insanların sesini kaybettirdi. İçimizdeki hain ve şerefsizlere olan öfke, aklımızı esir aldı. Eskiden beri tanıdığım, öyle veya böyle hasbihal ettiğim bir çok insan inanılmaz bir şekilde tahammülsüz ve düşüncesiz bir hal almış. Kendilerine en basit bir uyarıyı 'devletin bekası'na saldırı olarak görüyorlar.

Bu partizan tavır, bu saldırgan halet-i ruhiye hepimizi bitirebilecek büyüklükte bir sorun. Zaten aklıselim sahibi insanlar bu mücadeleden bir bir vazgeçip ya partizan bir tavır takınıyor ya da topluluklardan uzaklaşıp ashab-ı kehf hayatı yaşıyorlar.

Soruyorum size, gerçekten eleştiri kabul edemeyecek kadar kritik halde miyiz? Tenkit edilemez insanlar mısınız? Gördüğümüz çarpıklıkları ve sapkınlıkları 'devlet bekası' adı altında kabul mu edeceğiz? Zamanında gariban insanlara sahip çıkanlar, neden  hiç bir çıkarları yokken (!) güç odaklarının yanındalar? Bizim zalimimiz başka gavur zalimlere karşı çıktığı için zulmünü yüzüne vurmayacak mıyız?

Sizce bu yazı dergimizin Şubat sayısında yayınlansın mı?
Mutlaka yayınlansın.
Yayınlansın.
Fark etmez.
Yayınlanmasın.
Bunlar da ilginizi çekebilir..