İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 04 dakika kaldı.

Abdullah Fakiroğlu yazdı, 622 kez açıldı, 18 misafir olmak üzere 20 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
17 Oca 18 21:00
Geç Kalınmış Bir Düzenleme: Meclisi Meşâyih

İstanbul Müftüsü, değerli Hasan Kamil Yılmaz Hoca’nın geçtiğimiz günlerde Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nde yapmış olduğu açıklama henüz yeterince gündem olmadı. [Ülke olarak Afrin’deki PKK’lı teröristlere düzenlenecek operasyonun heyecanı içerisindeyiz. Allah ülkemize ve milletimize yardım etsin.]Tarikatların ve Cemaatlerin bir denetime tabi tutulması gerektiğini söyleyen Hasan Kamil Yılmaz, bununla ilgili düzenlemenin yakında gerçekleşeceğini açıkladı.

Bu çalışmanın hayırlı olacağını düşünüyorum. Elbette bazı korkularım var: Diyanet Vakfı’nın denetimindeki Kuramer’de “tarihselci, modernist, hatta Kur’an okumayı bilmeyen birçok ismin olduğunu düşünürsek bu “kafa yapısına sahip” akademisyenlerle doldurulacak bir kurulun nasıl bir büyük tehlike olacağını kestirmek zor değil. Fakat bu isimlerden ziyade gerçekten ilim ehli insanların bu kurulda yer alacağını düşünüyorum.

Aslında, bu açıklamanın Haseki’de yapılması ve Hasan Kamil Yılmaz tarafından yapılması bile sembolik olarak önemliydi. Diyanet’in en ciddi eğitim kurumu [medrese] olan Haseki’de tasavvuf alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hasan Kamil Yılmaz tarafından yapılması yeni döneme dair bir ipucu veriyor.

Mehmet Savaş, Halil Gönenç, Ramazan Pakdil, Hüseyin Kayapınar gibi önemli önemli isimlerle tanınan Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi, Diyanet İşleri Başkanlığının belki de en hayırlı hizmetlerinden biri. Hasan Kamil Yılmaz Hoca’nın da Tasavvuf’a nasıl yaklaştığı ortada:

“Bugün tasavvuf konusunda sapla saman birbirine karıştığı, şeyhlerin sahtesi ile gerçeği yaygın bir biçimde her yanda bulunduğu için bunları birbirinden tefrik etmek zordur. Bunların doğrularını tanımak için bir takım ölçülere ihtiyaç vardır. İşte o ölçüler şunlardır:

a-Ehl-i sünnet ve ve’1-cemaat çizgisinde sağlam bir inanç,

b-Kitap ve sünnete uygun derin bir ibâdet hayatı (sâlih amel).

c- Düzgün bir muamelât,

d- Muhammedi bir ahlâk.

Tasavvuf bu ölçüler içinde şu özellikleri de taşır:

a- Tasavvuf manevi tecribe ile anlaşılan hal ilmidir,

b- Tasavvufi bilginin konusu ma’rifetullah’tır,

c. Tasavvuf tatbiki bir ilim olduğundan mürşid vasıtasıyla öğrenilir,

d- Tasavvuf kitaptan okuyarak öğrenilebilecek bir ilim değildir, çünkü tecrübîdir.

e- Tasavvufun bilgi kaynağı felsefe ve kelâm gibi akılla sınırlı değildir. İlham ve keşf de bilgi kaynağı kabul edilir.

f- Tasavvufi eğitim tarikat denilen özel yollarla kat’edilir.”

Bunlar Hasan Kamil Yılmaz Hoca’nın kişisel sitesine tıkladığınızda ilk açılan yazı olan “Tasavvuf’ta merak ettiğiniz sorulara cevaplar” isimli yazısının girişinde. Yani Hasan Kamil Hoca, Tasavvuf düşmanı, Tasavvuf’un şirk olduğunu iddia eden bir isim değil. Zaten yıllardır yazdığı makaleler ve telifleri ortada.

Tarikatlar denetlenmesi kötü mü?

Türkiye gibi Müslümanların Devlet tarafından dönem dönem baskıya alındığı bir ülkede Tarikatların kendi rızasıyla böyle bir denetime tabi olmak istemeyeceğini düşünebiliriz. FETÖ’nün 17 Aralık’tan önce de Tarikat ve Cemaatlere aracılar gönderip “sıra size de gelecek, bizden taraf olun” dediğini hatırlarsak bazı yapıların bu değişikliğe tereddütle bakması hatta karşı çıkması garip gelmez. Hele Türkiye’de Hasan Kamil Yılmaz Hoca’nın da belirttiği gibi sahte şeyhlerin cirit attığı bir ortamda bu öneriye ilk başta Ehli Tasavvuf’un destek olması gerekir.

Türkiye’de dergâhların birçok sorunu var. Bunlardan “sadece şu dergâhın ya da bu Şeyh Efendi’nin tekkesi sorunu, bizi bağlamaz” anlayışıyla kurtulmak mümkün değil. Bu sorunlar göz ardı edildikçe, Türkiye’de insanların ya Tarikatlarla arası açılıyor, ya da ipsiz sapsız ne olduğu bilinmeyen insanların etrafında Kur’an ve Sünnete aykırı davranışlar içerisine giriyor. Sırf bunun önüne geçmek için dahi bu Meclis’in kurulması ve işlevsel hâle gelmesi önemlidir.

Meclisi Meşâyih’in üyeleri Tarikat düşmanı, tarihselci, modernist bazı kerameti kendinden menkul zâtlardan oluşursa ne olur? Hiçbir şey, çünkü.

Âsumandır kubbesi, hep ahterân âvîzesi

En ziyâ-bahşâ kânâdili güneşle mâhtır

Seddolunmakla tekâyâ kaldırılmaz zikr-i Hak

Cümle mevcûdât zâkir, kâinat dergâhtır”

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..