İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 01 dakika kaldı.

Süleyman Askeri Bey yazdı, 293 kez açıldı, 10 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
24 Oca 18 05:00
Zeytini Halka Dalı Teröristlere

1 haftalık hazırlık süreci sonunda, ismi Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Zeytin Dalı Harekatı olarak belirlenen askeri operasyon tam anlamıyla başlatıldı. 3 günün sonuna gelindi. Operasyon herkesin sandığından hızlı ve başarılı bir şekilde ilerliyor. Türkiye gerçek anlamda terörle mücadelede o kadar tecrübelendi ki, stratejiler ve izlenimini üst düzey yapıyor. Fırat Kalkanı Harekatı'nda 72 şehidimizin anısına sadece 1.Gün toplam 7 bölgede, 108 hedef vuruldu. Bu sayede şehitlerimize saygı duruşumuzu Türk Ordusu'na yakışır bir şekilde yapmış olduk. Yüzde 96 başarı oranı ile hedefleri yok eden TSK, adeta rekor kırmış durumda. Dünya'nın hiçbir ordusu bu başarıyı tarihi savaşlarında dahi yakalayamamıştır. Bu durum uçaklarımızın ve pilotlarımızın çok üst düzey olduğunun göstergesidir. İkinci gün ise 32 uçakla toplamda 45 hedef vuruldu. Yapılan kara harekatı sonucunda TSK destekli Özgür Suriye Ordusu köyleri güvenli hale getirmeye başladı. Üçüncü gün ise toplam 14 nokta güvenli hale getirildi. Bu başarılı ilerleme, tam anlamıyla bir stratejik başarıdır aynı zamanda. Önümüzdeki günlerde de, terörle mücadelede ne denli ilerlediğimizi, bu işi yapmayı ne kadar öğrendiğimizi Türk Silahlı Kuvvetleri dünyaya gösterecektir elbette.

Dikkatleri çeken diğer konu ise, ABD ve AB ülkelerinin bir kısmı, bu operasyona son derece karşı çıkmalarına rağmen, operasyon başladıktan sonra tek tek açıklamalarını değiştirmesidir. NATO dahil konu hakkında görüş bildirmeyip, operasyon başladıktan sonra; "Türkiye meşru müdafaa yapmaktadır" şeklinde açıklamalarda bulundu. ABD her zamanki gibi kaçak cevaplar ve açıklamalar yapsa da, Türkiye'nin PKK ile ilgili kaygılarını anlayabiliyoruz açıklaması yaptı. Milletimiz bu açıklamalara artık fazlasıyla alışmış durumda. Örneğin, ABD PYD/YPG'ye uçaksavar yardımı bile yaptığını tüm vatandaşlarımız biliyor. Aynı şekilde sorulduğunda PYD/YPG terör örgütü sözde DAEŞ ile mücadelesinde herhangi bir uçağa rastlamadı. Fakat uçaksavarlar neden bu örgüte verildi bunu herkes biliyor. Bağışlanan tırlarca silahın yok olduğunu fark eden ABD, bir sonraki açıklamasında, operasyonun ne zaman biteceğini ve Türkiye'nin itidalli olmasını istediğini açıkladı. Acaba bunun sebebi, PYD/YPG'nin silah depolarının yok edilmesi olabilir mi? Gün içinde defalarca konuyla ilgili, Pentagon ve Beyaz Saray yetkilileri klasik ABD siyaseti içeren açıklamalar yapıyor olsa da, gördüğümüz üzere Türkiye tam kararlılıkla yoluna devam etmekte. Çünkü Afrin, adeta orada bir tampon konumunda. Batısında Hatay, doğusunda Mare, Azez, Tel Rıfat ve El Bab, Kuzeyinde ise Kilis var. Bu havan toplarının, roket saldırılarının nasıl yapıldığı da ortada. Aynı zamanda Afrin'in Güneyinde de İdlib var. Aslına bakarsanız Afrin'in etrafı kısmen TSK ve ÖSO tarafından çevrilmiş durumda. Bu sebeple de sıkıntılı durumdalar. Ondan dolayı bir çok ülke Türkiye için açıklamalar yapıyor doğal olarak. Çünkü bu tampon bölge sayesinde Türkiye, teröristlerin Suriye'de bir koridor kurma amacına engel oluyor, bu durum da devletlerin işine gelmiyor. O kadar silah boşa gidiyor tabi!

Küçük bir derleme yapılacak olursa, kısaca Uluslararası basını da takip ettik. Türkiye adına büyük bir karalama kampanyası peşindeler. Milletimizin tabiri caizse "oyuna gelmeyeceği" bir konu da olsa, Türkiye'nin imajını sarsmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. İnceleyelim:

New York Times: “Türkiye Suriye’deki Kürtlere saldırırken ABD kenardan izliyor.” ve “Türkiye’nin Kürtlere saldırısının arkasında ne var?” Bu açıklamalar tam anlamıyla, Türkiye'nin Kürtlere karşı olduğunu ve hatta DAEŞ ile mücadeleyi engelleyen ülke Türkiye'dir imajını yaratma amacında.

Washington Post'ta da terör örgütü üyesi Hayvi Mustafa: "IŞİD’i beraber yendik ama Erdoğan bize saldırıyor. Türkiye bizi PKK’lı olmakla suçluyor.” Bu açıklama ise tam bir fiyasko. Sanki elimizde olan DAEŞ'lileri TSK'ya karşı savaşması karşılığında serbest bırakan bizmişiz gibi(!)

İngiltere her ne kadar yanımızdaymış gibi bir açıklama yapsa da, gazeteleri hiç öyle söylemiyor. The Times'ta "Erdogan's War" (Erdoğan'ın Savaşı) şeklinde bir başlık var. Hatta diplomatik kısımda Erdoğan'ın dışlandığını, bu sebeple ABD'nin YPG/PYD ile arasını açmasını istediğini yazmış.

Gelelim dostumuz(!) Almanya'ya. Der Spiegel'de "Türkische Invasion in Syrien" (Türkiye'nin Suriye'deki İşgali) başlığı bulunuyor. İçerikte ise Erdoğan'ın işgal peşinde olduğunu, TSK'nın Kürt köylerini vurduğunu yazmış. Devamında Batı'nın Kürtlere ihanet ettiğini yazmış. Açık şekilde Türk/Kürt çatışması yaratmak istedikleri de ortada.

ABD'de yayınlanan The Wall Street Journal'ın haberinde de ABD'nin itidal çağrısını Türkiye'nin dinlemediğini söylüyor. Haberde özellikle Suriyeli Kürt Kuvvetler şeklinde bir terim kullanıyor. Terör örgütü gibi bir konudan kesinlikle bahsetmiyor. Kendileri muhtemelen Dışişleri Bakanı R.Tillerson'un sabah başka, akşam başka konuşmalarını dinlememişler.

Bu algı operasyonu ve kirli karalama yöntemleri milletimizi etkilemese de, Batı'da kötü bir imaj yaratıyor. Devletimizin kararlılığı doğrultusunda, diğer devletlerin fikirleri, konuşmaları ve açıklamaları değişse bile bu operasyon ile, emin olalım ki bu algı operasyonları da yerin dibine girecektir. Türkiye Zeytin Dalı Harekatı sonucunda, elbette topraklarını gerçek sahiplerine teslim edecektir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..