İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 23014

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7716

İstanbul

Bulut Sever

3 / Puan: 4327

İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 4078

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3405

İstanbul
İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 2254

İstanbul

Ozan Bilican

8 / Puan: 1911

İstanbul

Sezer Emlik

9 / Puan: 1815

Bartın

Salieri Alt Tire

10 / Puan: 1580

İstanbul

Detroitli Kızıl

11 / Puan: 1555

İstanbul

Sıla Münir

12 / Puan: 1336

İstanbul

Osman Batur Akbulut

13 / Puan: 1327

Kırıkkale

Vlad Emir

14 / Puan: 1281

İstanbul

Mustafa Kılıç

15 / Puan: 1051

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 979

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 956

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 922

İstanbul

Ahmet Demir

19 / Puan: 824

İstanbul

Müsemma Şahin

20 / Puan: 808

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 763

Sakarya

Mesut Toprak

22 / Puan: 749

Ankara

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 733

Erzincan

Muharrem Morkoç

24 / Puan: 724

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 684

Ankara

Lagari Alıntılar

26 / Puan: 683

İstanbul

Alpay Gökçe

27 / Puan: 682

İstanbul

Ali Osman Rothschild

28 / Puan: 550

Ankara

Reşit Akpınar

29 / Puan: 544

Erzurum

Kumru

30 / Puan: 533

Adana

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 02 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 186 kez açıldı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
14 Şub 18 17:00

Bulut Sever

Puan: 4327

CHP'nin İnanılır Dönüşümü

Oldu/oluyor kısmını bıraktık zira olan oldu “Atatürk’ün Partisi”nde.

Çözüm süreci zamanları… Halkın teveccühü ile meşru ve seçilmiş hükümet ve bu hükümete hükümet eden insan Cumhuriyet tarihinin en riskli –evet evet, sadece siyasi riskten bahsetmiyoruz aynı zamanda tahkir edilerek “indirilmek” de muradımız-

Bir tercihte bulundu ve senelerce “kürt” meselesi diye sözde azınlık hakları savunucuları dış kaynaklı oyun kurucuları kenara iterek terör meselesini çözüm süreci adı ile başlattı.

Hatta herkesin bildiği üzere yeter ki hallolsundu, baldıran zehri bile ülkemizin, vatanımızın selameti için içilirdi.

Çözüm süreci ile başlayan Chp’nin “inanılır” dönüşümü konumuz elbette. Çözüm süreci devam ederken katı bir “kürt düşmanlığı” tavırlarına bürünmüş, hükümeti vatanın parçalanışına götürdüğünü yetkililerince her fırsatta ifade etmiş bir parti ne olduysa oldu ve Gezi olayları ile birlikte yavaş yavaş deri değiştirmeye başladı.

Başlangıç aslında Gezi kalkışmasından birkaç sene Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçilmesi ile başlamıştı fakat ivmelenmesi bu kalkışma ve devamına tekabül etmektedir. Bu süreçle birlikte Atatürkçü, Kemalist ve her şeye rağmen söz konusu devletin bekası olduğunda devletten yana tavır almasını bilen bu parti “aslına” aykırı gibi gözüken bir hale büründü. Belki de aslına dönüyordu…

Bizce bu değişim aslına aykırı bir dönüşüm değil zira İttihad ve Terakki’nin devamı olan bu parti onlarca sene önce kurucularının izlediği yolu takip ediyordu. Kurucuları da önce “hürriyet, halkın iradesi, istibdada son” gibi pek yüce(!) ideallerle yola çıkmıştı. Bir vakit geçtikten sonra ise önce “Turan”cı ardından “Halifeyi, Hilafeti ve Saltanatı kurtarıcı” rolüne bürünmüştü. Hatta bu vesile ile gelen yardım paraları ile neler yapıldığı herkesin malumudur ve bahsi diğerdir. Sonra ise “bazı kafaların kesilmesi” tehdidi ile “Cumhuriyet” ve pek sevdikleri “demokrasi”den önce halkın alıştırılması için İstiklal Mahkemeleri soslu “diktatörlük”. Sonrası peşi sıra krizler, darbeler vd. vd.

Bu süreçte birçok suni isyanlar; kürt vatandaşların tahkiri ve ezilmesi, hassaten Dersim olayı ile Alevilerin manevi kızların katılımıyla da katledilmesi!

Birazdan Alevi ifadeleri kullanacak olmamız mezhepçi bir yaklaşımdan sebep olmayacaktır. Dikkat buyurun lütfen.

Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olması ile katiline âşık sol jargondan beslenen ve bir kısmının terör örgütleri ile organik bağı olmamasına rağmen pespembe, barışçı gönül bağları olan siyasiler tarafından partinin kılcal damarlarına kadar ele geçirildi. Son kurultayları bu mührün alenileşmesi olarak görülebilir.

Hala devam eden süreçte nerede devletin dibine dinamit koymak isteyen bir terör örgütü ya da sivil(!) toplum kuruluşu var ise onları savunan Chp’li yöneticiler ortaya çıktı. Artık onlar açıklama yaptığında ve ekranlarda görüldüğünde insanımızın pek de şaşırdığını zannetmiyorum. Nihayetinde Hdp ile birlikte iyi sallamışlardı. 15 Temmuz güzel planlanmış “Tayyibin” tiyatrosuydu ve Fetö’nün dış sesi gibi beyanatlar ise herkes için normalleşti.

Burada ki asıl mesele yıllarca babadan oğula aile geleneği haline gelmiş klasik Atatürkçü, laik ve çağdaş yaşamı savundukları için bu partiye oy vermiş vatanperver Anadolu insanının son 7-8 sene içinde gönül verdikleri bu partiye içleri acıyarak bakıp bakmadıklarıdır. Mesele seçim günü geldiğinde “tercih” mührünü terör örgütleri ile “gönül bağları” olan siyasilerin yöneticiliğinde olan çok sevdikleri partilerine, kendilerince bu hale getirilmiş “Atatürk”ün partisine basıp basmayacakları…

Siyasi görüşlerimizin farklı fakat vatan mefhumu ortak kıymetimiz olan Chp’li seçmenlerin Afrin Harekâtı ve Pkk terör örgütü uzantısı Ypg terör örgütü ve diğer alfabetik saçmalıklar için gönül verdikleri partinin yöneticilerinin ifadeleri zannediyorum ki onların da kanına dokunmuştur.

Chp’yi ele geçirmiş Alevi kökenli fakat terör mefhumu ile arasına kalın bir çizgi çekmemiş yöneticilerin yönettiği, “VATAN” ortak paydasında birleştiğimiz tüm hususlarda muhalif insanların senelerce gizli tuttukları intikam yeminlerini “intikam soğuk yenen bir yemektir!” sözünü esas alarak hayata geçirmiş olduklarını son kertede rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bundan sonra ne olacak?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..