İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 53 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 381 kez açıldı, 9 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
14 Şub 18 17:00

Bulut Sever

Puan: 5508

CHP'ni̇n İnanılır Dönüşümü

Oldu/oluyor kısmını bıraktık zira olan oldu “Atatürk’ün Partisi”nde.

Çözüm süreci zamanları… Halkın teveccühü ile meşru ve seçilmiş hükümet ve bu hükümete hükümet eden insan Cumhuriyet tarihinin en riskli –evet evet, sadece siyasi riskten bahsetmiyoruz aynı zamanda tahkir edilerek “indirilmek” de muradımız-

Bir tercihte bulundu ve senelerce “kürt” meselesi diye sözde azınlık hakları savunucuları dış kaynaklı oyun kurucuları kenara iterek terör meselesini çözüm süreci adı ile başlattı.

Hatta herkesin bildiği üzere yeter ki hallolsundu, baldıran zehri bile ülkemizin, vatanımızın selameti için içilirdi.

Çözüm süreci ile başlayan Chp’nin “inanılır” dönüşümü konumuz elbette. Çözüm süreci devam ederken katı bir “kürt düşmanlığı” tavırlarına bürünmüş, hükümeti vatanın parçalanışına götürdüğünü yetkililerince her fırsatta ifade etmiş bir parti ne olduysa oldu ve Gezi olayları ile birlikte yavaş yavaş deri değiştirmeye başladı.

Başlangıç aslında Gezi kalkışmasından birkaç sene Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçilmesi ile başlamıştı fakat ivmelenmesi bu kalkışma ve devamına tekabül etmektedir. Bu süreçle birlikte Atatürkçü, Kemalist ve her şeye rağmen söz konusu devletin bekası olduğunda devletten yana tavır almasını bilen bu parti “aslına” aykırı gibi gözüken bir hale büründü. Belki de aslına dönüyordu…

Bizce bu değişim aslına aykırı bir dönüşüm değil zira İttihad ve Terakki’nin devamı olan bu parti onlarca sene önce kurucularının izlediği yolu takip ediyordu. Kurucuları da önce “hürriyet, halkın iradesi, istibdada son” gibi pek yüce(!) ideallerle yola çıkmıştı. Bir vakit geçtikten sonra ise önce “Turan”cı ardından “Halifeyi, Hilafeti ve Saltanatı kurtarıcı” rolüne bürünmüştü. Hatta bu vesile ile gelen yardım paraları ile neler yapıldığı herkesin malumudur ve bahsi diğerdir. Sonra ise “bazı kafaların kesilmesi” tehdidi ile “Cumhuriyet” ve pek sevdikleri “demokrasi”den önce halkın alıştırılması için İstiklal Mahkemeleri soslu “diktatörlük”. Sonrası peşi sıra krizler, darbeler vd. vd.

Bu süreçte birçok suni isyanlar; kürt vatandaşların tahkiri ve ezilmesi, hassaten Dersim olayı ile Alevilerin manevi kızların katılımıyla da katledilmesi!

Birazdan Alevi ifadeleri kullanacak olmamız mezhepçi bir yaklaşımdan sebep olmayacaktır. Dikkat buyurun lütfen.

Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olması ile katiline âşık sol jargondan beslenen ve bir kısmının terör örgütleri ile organik bağı olmamasına rağmen pespembe, barışçı gönül bağları olan siyasiler tarafından partinin kılcal damarlarına kadar ele geçirildi. Son kurultayları bu mührün alenileşmesi olarak görülebilir.

Hala devam eden süreçte nerede devletin dibine dinamit koymak isteyen bir terör örgütü ya da sivil(!) toplum kuruluşu var ise onları savunan Chp’li yöneticiler ortaya çıktı. Artık onlar açıklama yaptığında ve ekranlarda görüldüğünde insanımızın pek de şaşırdığını zannetmiyorum. Nihayetinde Hdp ile birlikte iyi sallamışlardı. 15 Temmuz güzel planlanmış “Tayyibin” tiyatrosuydu ve Fetö’nün dış sesi gibi beyanatlar ise herkes için normalleşti.

Burada ki asıl mesele yıllarca babadan oğula aile geleneği haline gelmiş klasik Atatürkçü, laik ve çağdaş yaşamı savundukları için bu partiye oy vermiş vatanperver Anadolu insanının son 7-8 sene içinde gönül verdikleri bu partiye içleri acıyarak bakıp bakmadıklarıdır. Mesele seçim günü geldiğinde “tercih” mührünü terör örgütleri ile “gönül bağları” olan siyasilerin yöneticiliğinde olan çok sevdikleri partilerine, kendilerince bu hale getirilmiş “Atatürk”ün partisine basıp basmayacakları…

Siyasi görüşlerimizin farklı fakat vatan mefhumu ortak kıymetimiz olan Chp’li seçmenlerin Afrin Harekâtı ve Pkk terör örgütü uzantısı Ypg terör örgütü ve diğer alfabetik saçmalıklar için gönül verdikleri partinin yöneticilerinin ifadeleri zannediyorum ki onların da kanına dokunmuştur.

Chp’yi ele geçirmiş Alevi kökenli fakat terör mefhumu ile arasına kalın bir çizgi çekmemiş yöneticilerin yönettiği, “VATAN” ortak paydasında birleştiğimiz tüm hususlarda muhalif insanların senelerce gizli tuttukları intikam yeminlerini “intikam soğuk yenen bir yemektir!” sözünü esas alarak hayata geçirmiş olduklarını son kertede rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bundan sonra ne olacak?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..