İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34173

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8197

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6987

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6877

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5665

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5005

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4704

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4348

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2789

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2419

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2047

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1788

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1629

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1455

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1379

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1188

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1132

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1110

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

20 / Puan: 1031

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 1017

Sakarya

Ahmet Lalbek

22 / Puan: 982

Erzincan

Ali Osman Rothschild

23 / Puan: 969

Ankara

Mücahid Cesur

24 / Puan: 947

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 918

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 912

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 884

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 882

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 872

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 856

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 57 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 244 kez açıldı, 19 misafir olmak üzere 21 kişi beğendi, 12 yorum yapıldı.
23 Ağu 18 01:00

Yusuf Basat

Puan: 611

Kayıp

Her şey duyguyu sonlandırmakla başladı. Samimi gelen hissin bir düşman cephesine dönüştüğünü gördüğümüz gün.

Bundan iki sene öncesi, esintili ve mahur bir Ağustos günün yeşilliği içerisinde… Uğruna, savaş verdiğim kadim bir insanın arayışını sürdürdüğüm bir Ağustos günü. Değişen ve eksilen zerre bir şeyin olmayışı gibi, tıpkı o gün olduğu gibi, yeşillikler içerisinde savaşın ana kaynağını aradığım o Ağustos’un günü. Fakat şimdilerde o yeşilliğin içerisindeki arayışım kendi benliğimi bulma ümidinden başka bir şey değil. İnsan kendisinden başka kimi ararsa, şüphesiz kendini o yolda kaybeder. Kaybettim… Fikrimi, zikrimi, kadim duygularımın onurunu, her şeyden önemlisi zihnimi… Kaybettim. Uğruna feda edebileceğim ne varsa, adadım. Uğruna heba edebileceğim ne varsa, ettim. Uğruna kaybedebileceğim ne varsa, kaybettim. Şimdilerde o Ağustos gününe dönüp baktığımda, geçmişten bu günüme yayılan o gururlu umudumun sıcaklığı altında serinlemekten başka bir şey yapamadığımı görüyorum. Görüyorum, her şeyden önemlisi yaşamam gereken ne varsa, ilkokul sıralarındaki çekingenlik altında ezilişim gibi ezildiğini görüyorum. Ben münzevi bir kalem oynatıcısı, huzurlarınıza huzursuzluğumu yayıyorum… Bitmek tükenmek bilmeyen bir savaşın içerisinde geleceğime ışık tutacak olan umudun eskimeyişi, şüphesiz ayakta kalmamın en güçlü sebeplerindendir. Bu gün o umudun aralığından kendime fısıldadım usulca. Bir kadının boynuna, bir bebeğin kokusuna, bir annenin şefkatine sokulur gibi, her şeyden habersiz ve bir o kadarda merhametli… Artık karşımda başka bir insandan ziyade, kırılacak kalbi olan bir ben duruyorum. İnsan, kendi kalbini kırabiliyormuş, bir yolda hassaslaştırınca…

Her şey duyguyu sonlandırmakla başladı. Sahte bir duyguyu kendi cephemizde gördüğümüz gün. Şimdilerde kendime sorduğum tek sual; ‘ben kimim?’ ellerimden alınandan başka…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..