İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 30735

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8101

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6701

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5149

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4848

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4583

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4126

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3784

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2456

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2264

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1875

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1724

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1617

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1416

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1357

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1068

İstanbul

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1055

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Reşit Akpınar

20 / Puan: 940

Erzurum

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 933

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 915

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 885

İstanbul

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 882

Erzincan

Müsemma Şahin

25 / Puan: 865

İstanbul

Mesut Toprak

26 / Puan: 848

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 818

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 771

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 731

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 07 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 210 kez açıldı, 16 misafir olmak üzere 18 kişi beğendi, 12 yorum yapıldı.
23 Ağu 18 01:00

Yusuf Basat

Puan: 535

Kayıp

Her şey duyguyu sonlandırmakla başladı. Samimi gelen hissin bir düşman cephesine dönüştüğünü gördüğümüz gün.

Bundan iki sene öncesi, esintili ve mahur bir Ağustos günün yeşilliği içerisinde… Uğruna, savaş verdiğim kadim bir insanın arayışını sürdürdüğüm bir Ağustos günü. Değişen ve eksilen zerre bir şeyin olmayışı gibi, tıpkı o gün olduğu gibi, yeşillikler içerisinde savaşın ana kaynağını aradığım o Ağustos’un günü. Fakat şimdilerde o yeşilliğin içerisindeki arayışım kendi benliğimi bulma ümidinden başka bir şey değil. İnsan kendisinden başka kimi ararsa, şüphesiz kendini o yolda kaybeder. Kaybettim… Fikrimi, zikrimi, kadim duygularımın onurunu, her şeyden önemlisi zihnimi… Kaybettim. Uğruna feda edebileceğim ne varsa, adadım. Uğruna heba edebileceğim ne varsa, ettim. Uğruna kaybedebileceğim ne varsa, kaybettim. Şimdilerde o Ağustos gününe dönüp baktığımda, geçmişten bu günüme yayılan o gururlu umudumun sıcaklığı altında serinlemekten başka bir şey yapamadığımı görüyorum. Görüyorum, her şeyden önemlisi yaşamam gereken ne varsa, ilkokul sıralarındaki çekingenlik altında ezilişim gibi ezildiğini görüyorum. Ben münzevi bir kalem oynatıcısı, huzurlarınıza huzursuzluğumu yayıyorum… Bitmek tükenmek bilmeyen bir savaşın içerisinde geleceğime ışık tutacak olan umudun eskimeyişi, şüphesiz ayakta kalmamın en güçlü sebeplerindendir. Bu gün o umudun aralığından kendime fısıldadım usulca. Bir kadının boynuna, bir bebeğin kokusuna, bir annenin şefkatine sokulur gibi, her şeyden habersiz ve bir o kadarda merhametli… Artık karşımda başka bir insandan ziyade, kırılacak kalbi olan bir ben duruyorum. İnsan, kendi kalbini kırabiliyormuş, bir yolda hassaslaştırınca…

Her şey duyguyu sonlandırmakla başladı. Sahte bir duyguyu kendi cephemizde gördüğümüz gün. Şimdilerde kendime sorduğum tek sual; ‘ben kimim?’ ellerimden alınandan başka…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..