İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38780

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8828

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6911

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5707

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5249

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3475

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2606

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2036

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1657

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1487

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 17 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 422 kez açıldı, 1 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
15 Nis 15 16:00

Bulut Sever

Puan: 5507

Kusurdaki̇ Mükemmeli̇yet

Güvenlik günümüzün en önemli değerlerinden biri haline gelmiş durumda. Bir “şey”in güvenli olması bizi mutlu ediyor. Güvenli otomobiller, güvenli siteler, güvenli gıdalar, başına güvenli getirilen her ne var ise… Bunun temelinde de korku duygusu yatıyor. Arzularımız o kadar fazla ve biz, aşırı tatmin ile bu arzuların getireceklerinden o kadar korkuyoruz ki, korkumuzu bastırmak için güvenli “şey”leri güvenle, bize bir sınır koymadan gerçekleştirmek istiyoruz.

İşte tam da bu yüzden, bugün hiç olmadığımız kadar güvendeyiz. Ama neye yarar? Ne kadar emniyette isek, o kadar korkuyoruz. Birbirini besleyen, birbirinin mütemmim cüzüdür bu ikisi. Korkuyoruz ve kendimizi daha güvende hissetmek adına tercihlerimizi bu korku üzerinden yapıyoruz. Bu böyle mütemadiyen sürüp gidiyor.

En hızlı ve konforlu otomobilleri kullanalım fakat çok güvenli olsun. Bu araçları arzu ettiğimiz gibi kullanabilelim fakat –hiç olmasın ama- kaza bizler için bir mesele teşkil etmesin.

Lüks sitelerde, pek kaliteli evler satın alıyoruz. İnşaat firmaları çok güvenli site diye neredeyse insanların belli bir zaman sonra, sitesinden dışarıya çıkmaya korkacakları, her şeyin bulunduğu harika kaleler inşa ediyor. Sanki bir hapishane gibi…

Sürekli tehdit algısı ile yaşıyoruz ve içinde yaşadığımız dünyada siyasetinden ticaretine her ne var ise, insanların bu korku duygusunu kullanıyor. Bazen tamamen kar amaçlı, bazen gerçekten haklı olarak ve bazen de tamamen haksız…

Misal, bir siyasi görüş başka bir siyasi görüş için seçmenlerin korkusunu kullanır; onlara korku salarak ardından umut aşılar. İnsanların kilo alma korkusunu kullanır firmalar; bu ürün çok sağlıklı ve hiç kilo aldırmaz, der. İlaç firmaları, şu ilaçlarını kullanırsanız sağlıklı ve neticede mutlu olacaksınız, der. Kozmetik ürünleri firmaları, yaşlanmak kötüdür, ne kadar geç yaşlanırsanız korktuklarınız o kadar geç gelir kuvvetle muhtemel de hiç gelmez, der.

***

İnsanoğlu hayatın akışı içerisinde süregelen “dengeli yaşam” halini kaybettiği için, korkudan müteşekkil bir varlık haline gelmiş durumda. Dengeli yaşamda kusur vardır. İnsan kendi eksikliğini, yetersizliğini bilir ve bunu kabul ederek, hayatına çevresiyle uyumlu bir şekilde devam eder.

Korkularımızdan sebep yaptığımız tercihlerin de mükemmel olmasını istiyoruz aynı zamanda. Bu hal bütün insan ilişkilerimize sirayet ediyor. Modern çağda kendi akli ve bedeni kusurlarını görmek istemeyen insan, yaptığı tercihlerin ve buna bağlı olan her ne var ise kusursuz olmasını istiyor. Kendisine yönelik her ne olacaksa, her şeyin mükemmel olmasını şiddetli arzusundan sebep, şahsına dair hayatındaki bütün başarısızlıklarını, yetersizliklerini verdiği küçük bir meta neticesinde kazandığını vehmettiği büyük bir güçle kapatmaya çalışıyor. Sürekli emniyet içerisinde olmak için, korkusunu bu şekilde bastırmaya gayret ediyor.

“Ben bilirim ve böyle olması lazım” demenin uygun olmadığını anlayamıyor insan; bir zamanlar âlim, zeki olan ve meleklere hocalık yapmış bir mahlûkat ile kibir hususunda yarış halinde.

Modern çağın insanı hep olduğu gibi hala kusurlu. Kusurlu olması onu mükemmel yapmakta aslında fakat bunu anlamamak adına ısrar ediyor.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..