İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Zi̇hni̇ Yıldız yazdı, 17 kez açıldı, 1 kişi beğendi, 15 yorum yapıldı.
3 Mar '19 12:00
İz'ler Terminali

14fbea3308929746128efc46e67567371551594476

Tanıştırayım: Şu elimde tuttuğum kitap artık benim en sadık dostum. Kütüphanemin üst rafındaki yerini aldı. Huzurunuzda sayfalarından öpüyorum. Bu üstün başarısından dolayı kendisini tebrik ediyorum. Eşya deyip geçmemek lazımmış, bunu anladım. Vefanın göğe çekildiği bu devirde vefakarlığın zirvesini yaşattı bana. Acayip duygulandım, onu orada beni beklerken görünce. Anlatayım:

Geçen hafta sonu bir dostumun oğlunun düğünü vesilesi ile şehir dışına çıkmam icab etti. Otobüsle gideceğim. "Okumakta olduğum kitabı da yanıma alayım da gidip gelirken yolda bitiririm" diye düşündüm. İki sene önce aramızdan ayrılan merhum Akif Emre'nin İz'ler kitabı. Hayat yolculuğunda karşılaştığı mekanların, şahsiyetlerin kendisinde bıraktığı izleri kaleme almış. Tam benlik. Zaten Akif Abiyi bu konuda kendime üstad kabul ettim. Keşke bundan onun da haberi olsa idi. Mekanı cennet olsun.

Yol arkadaşımla birlikte otobüs terminaline gittik. "Namaz, yolda komaz" düsturu gereği otobüse binmeden önce mescide uğramam/ız gerekiyor. Onu kalorifer peteğinin üzerine koyup durdum divana. Çıkışta bir eksiklik hissettim etmesine de kontrol listemde onu hatırıma getirmedim maalesef. "Cüzdanım yerinde, cep telefonum yanımda, anahtarlar duruyor, zaten valiz de yok. O halde unuttuğum bir şey yok" deyip bindim otobüse. Epey bir yol aldıktan sonra aklıma geldi kitabı mescitte unuttuğum. Eyvah dedim ama çok geçti artık. Yaşlandıkça unutkan biri olacağımı bir kez daha anladım. Kitabı kim fark edip alırsa ona helali hoş olsun diye geçirdim içimden. En kısa sürede yenisini alıp kaldığım yerden devam edeceğimi de söz verdim kendi kendime.

"Veni, vidi vici" faslından sonra yine bir ikindi vakti yine aynı terminaldeyim. Aradan 2 gün geçmiş. Abdesthaneye uğramadan mescide daldım. Son bir ümit, heyecan dorukta. Kaloriferin üstü boş. Ufaktan bir hayal kırıklığı. Elimi, yüzümü, başımı ayağımı suyla temas ettirip kendime geldikten sonra bir baktım Kur'an rafında bulunan kitapların arasından kiremit renkli dostum bana göz kırpıyor. Nasıl sevindim bilemezsiniz. "Cevâb Veremedi" adlı kitabın altına saklanıp beklemiş beni. Demek kimsenin dikkatini çekmemiş. Ya da, bunun oraya öylesine terk edilmiş bir kitap olmadığını anlayacak yolcu/lar geçmemiş bu handan. Her ne oldu ise olmuş sadık dostum beni beklemiş. Bağrıma bastım onu. Şimdi daha bir dikkatle okuyorum satırlarını. Akif Emre beyefendiyi minnet ve rahmetle yâd ediyorum her elime alışımda.

Yaa, işte böyle sevgili okur. Eşya deyip geçmemek lazım. Onların da halleri var, duyguları var, hisleri var. Babamın bir nalbant takımı vardı mesela, gözünden gözüne inanamazdı. Neyse, lafı uzatmayalım, bana müsaade ederseniz sadık dostumla baş başa kalmak istiyorum şimdi.

Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol