İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 26111

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7910

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6272

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4700

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3927

İstanbul

Sezer Emlik

6 / Puan: 3499

Bartın

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3397

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3089

İstanbul

Ozan Bilican

9 / Puan: 1987

İstanbul

Aa

10 / Puan: 1660

İstanbul

Detroitli Kızıl

11 / Puan: 1628

İstanbul

Salieri Alt Tire

12 / Puan: 1593

İstanbul

Mustafa Kılıç

13 / Puan: 1462

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1373

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1345

Kırıkkale

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 1007

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 984

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 931

İstanbul

Lagari Alıntılar

19 / Puan: 878

İstanbul

Ahmet Demir

20 / Puan: 852

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 842

Sakarya

Müsemma Şahin

22 / Puan: 832

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 823

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 798

Erzincan

Emre Keleş

25 / Puan: 746

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

27 / Puan: 742

İstanbul

Alpay Gökçe

28 / Puan: 717

İstanbul

Reşit Akpınar

29 / Puan: 673

Erzurum

Aykut Giray

30 / Puan: 624

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 08 dakika kaldı.

Turali Aydoğan yazdı, 14 kez açıldı, 40 yorum yapıldı.
10 Mar 19 05:00
Düşüncemiz Kadar İnsanız

İnsanlıktan tamamen umudunu yavaş yavaş tamamen yitirecek biri olarak yazıyorum bu yazıyı.

Saat 03.55'te nefretimi kusmak için yazıyorum. Karşıma çıkmaktan vazgeçmeyen hödükler için, iki kelimeyi bir araya getirebilecek kadar kendini eğitemeyen keresteler için, karşısındakine saygısı olmayan düşüncesiz yontulmamış odunlar için yazıyorum.

Ne zaman unuttuk insan olmayı ? Birinden bir şey istemeden önce selam vermemiz gerektiğini, bir yere girdiğimizde bir merhaba demeyi veya küçük bir tebessüm etmeyi.Ne zaman kendimizi bu kadar beğendik ? Ne zaman başladık kendimizi üstün görmeye ? Ne zamandan beri ben bu üstünlük yarışının dışındayım ? Ölümsüzlüğün sırrını mı buldu bu yolda böbürlene böbürlene yürüyen aslan parçası ? Küçük dağları mı yaratmış insanlara tiksinerek bakan yürüyen makyaj ?

Bazen gözlemliyorum kendimce çevremde olup biteni insanların birbirleriyle olan etkileşimini. Bazen bir parkta oturuyorum , bazen bir bankta. Bazende bankada sıra beklerken bakıyorum bir sağa bir sola. Bu tahammülsüzlüğün sebebi nedir ? Sözcüklerle kendini ifade edemeyen ot geldiği dünyadan saman gidecek kişiler ne zaman bey efendi oldu ? Neden yükselttik insanları, neden onlara bu görgüsüzlük ve kendini beğenmişlik sıfatını hediye ettik ? Neden kendimiz olamıyoruz iş yerinde ki halimiz ile yemek yemeye gittiğimiz büfedeki veya sigara alacağımız marketteki halimiz neden bir değil ? Kendimize nasıl yakıştırıyoruz iki yüzlü olmayı ? Yoksa farkında mı değiliz ? Bence farkına varmak istemiyoruz hatta bunun farkına varmamızın istenmesinden bile rahatsızlık duyuyoruz. Empati kelimesini ilk defa duyan birimiyiz ? Sıra bize gelince karşımızdakinden bekleriz. Çok mu benciliz yoksa gerçekten farkında mı değiliz ? Ya da düşünmeyi bilmiyoruz. Gerçi sorsalar bizden düşüncelisi yok ama ! Neyse ki istisnalar var bununla avunabiliriz...

Bazen öyle bir insan çıkıyor ki karşınıza tam nefretinizi kusarken fikrinizi değiştiriyor.  Bazen de bir düşünce fikrinizi değiştirir, bir hayal, bir varsayım, bir hatıra, bir rüya..  Bir çatı yok mu çirkin, yalnız, umutsuz hisseden insanları bir çatı altında toplayabilecek ? Bence var hayallerimiz var, kitaplar var, kitaptaki kahramanlar biziz, filmlerdeki başrol biziz, konular biziz, gündem biziz.. Düşünelim, geniş düşünelim düşüncelerimizde sınırlar olmasın bari.. Hayal edelim ufkumuzu genişletelim.. Ne kadar insanız bir oturup düşünelim..

Bizi biz yapan şeyleri unutmamak dileğiyle...

Sizce bu yazı dergimizin Nisan sayısında yayınlansın mı?
Mutlaka yayınlansın.
Yayınlansın.
Fark etmez.
Yayınlanmasın.
13 Mar 18:09

Baya yazım hataları yapmışım yazdığım anki halimden olsa gerek :))

Bunlar da ilginizi çekebilir..