İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38780

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8828

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6911

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5707

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5249

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3475

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2606

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2036

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1657

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1487

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 49 dakika kaldı.

Turali̇ Aydoğan yazdı, 258 kez açıldı, 34 misafir olmak üzere 35 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
10 Mar 19 05:00
Düşüncemi̇z Kadar İnsanız

İnsanlıktan tamamen umudunu yavaş yavaş tamamen yitirecek biri olarak yazıyorum bu yazıyı.

Saat 03.55'te nefretimi kusmak için yazıyorum. Karşıma çıkmaktan vazgeçmeyen hödükler için, iki kelimeyi bir araya getirebilecek kadar kendini eğitemeyen keresteler için, karşısındakine saygısı olmayan düşüncesiz yontulmamış odunlar için yazıyorum.

Ne zaman unuttuk insan olmayı ? Birinden bir şey istemeden önce selam vermemiz gerektiğini, bir yere girdiğimizde bir merhaba demeyi veya küçük bir tebessüm etmeyi.Ne zaman kendimizi bu kadar beğendik ? Ne zaman başladık kendimizi üstün görmeye ? Ne zamandan beri ben bu üstünlük yarışının dışındayım ? Ölümsüzlüğün sırrını mı buldu bu yolda böbürlene böbürlene yürüyen aslan parçası ? Küçük dağları mı yaratmış insanlara tiksinerek bakan yürüyen makyaj ?

Bazen gözlemliyorum kendimce çevremde olup biteni insanların birbirleriyle olan etkileşimini. Bazen bir parkta oturuyorum , bazen bir bankta. Bazende bankada sıra beklerken bakıyorum bir sağa bir sola. Bu tahammülsüzlüğün sebebi nedir ? Sözcüklerle kendini ifade edemeyen ot geldiği dünyadan saman gidecek kişiler ne zaman bey efendi oldu ? Neden yükselttik insanları, neden onlara bu görgüsüzlük ve kendini beğenmişlik sıfatını hediye ettik ? Neden kendimiz olamıyoruz iş yerinde ki halimiz ile yemek yemeye gittiğimiz büfedeki veya sigara alacağımız marketteki halimiz neden bir değil ? Kendimize nasıl yakıştırıyoruz iki yüzlü olmayı ? Yoksa farkında mı değiliz ? Bence farkına varmak istemiyoruz hatta bunun farkına varmamızın istenmesinden bile rahatsızlık duyuyoruz. Empati kelimesini ilk defa duyan birimiyiz ? Sıra bize gelince karşımızdakinden bekleriz. Çok mu benciliz yoksa gerçekten farkında mı değiliz ? Ya da düşünmeyi bilmiyoruz. Gerçi sorsalar bizden düşüncelisi yok ama ! Neyse ki istisnalar var bununla avunabiliriz...

Bazen öyle bir insan çıkıyor ki karşınıza tam nefretinizi kusarken fikrinizi değiştiriyor.  Bazen de bir düşünce fikrinizi değiştirir, bir hayal, bir varsayım, bir hatıra, bir rüya..  Bir çatı yok mu çirkin, yalnız, umutsuz hisseden insanları bir çatı altında toplayabilecek ? Bence var hayallerimiz var, kitaplar var, kitaptaki kahramanlar biziz, filmlerdeki başrol biziz, konular biziz, gündem biziz.. Düşünelim, geniş düşünelim düşüncelerimizde sınırlar olmasın bari.. Hayal edelim ufkumuzu genişletelim.. Ne kadar insanız bir oturup düşünelim..

Bizi biz yapan şeyleri unutmamak dileğiyle...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
13 Mar 18:09

Baya yazım hataları yapmışım yazdığım anki halimden olsa gerek :))

Bunlar da ilginizi çekebilir..