İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 30735

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8101

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6701

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5149

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4848

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4583

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4126

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3784

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2456

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2264

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1875

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1724

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1617

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1416

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1357

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1068

İstanbul

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1055

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Reşit Akpınar

20 / Puan: 940

Erzurum

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 933

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 915

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 885

İstanbul

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 882

Erzincan

Müsemma Şahin

25 / Puan: 865

İstanbul

Mesut Toprak

26 / Puan: 848

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 818

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 771

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 731

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 09 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 14 kez açıldı, 3 yorum yapıldı.
10 Ağu 19 21:00

Yusuf Basat

Puan: 535

Bahar

Bahar geldi… Bahar. Doksan metre kare bir ev ve dört duvarın arasında ne kadar açabilirse o kadar açtı bahar.

Bir ilmik gibi düğümleniyorum son zamanlarda kelimeler boğazıma. Ne çözebiliyorum, nede gevşetebiliyorum. Elimde günden güne sıkı sıkıya bağlanmaya devam koca bir kelime ilmiğinden başka bir şeyim kalmadı. Anam, babam, dostlarım, sevdiğim kadın… Hepiniz affedin beni, hepiniz içimde birer ukdeden ibaretsiniz artık. Ama her şeye rağmen bu gün yine gördüm, bahar gelmiş. O asil bahar… Yakınlarımı teker teker yanına alan bir bahar. Kim bilir bana ne zaman gelecek? Kim bilir hangi kuytu köşede sıkıştıracak nefesimi ansızın? Bahar geldi bahar, canlanın ne bu hüzün, ne bu hüsran… Hisseder gibiyim, bana da yaklaştı. Diyorum ya bahar geldi bahar, şen şakrağım.

İtiraf edeyim, şen olduğum kadar darmadağın, paramparçayım. Çünkü sizlerin ölüm dediği bahar, her zaman diri tutmayabiliyor. Çoğu zaman yalnız kalıyorsun, yapayalnız. Yanındayım diyen kim varsa işte asıl baharın geldiği gün tepede güneşin olmadığını görünce onlarında yanında olmadığını görüyorsun. Bazen dostların, bazen sevdiğin kadın ne fark eder ki? Yapayalnızsın işte, en ücra köşelerin karanlığından beslenmeye mahkûm edilensin. Hayatımdaki her ölüm, bir önceki ölümü daha net, daha canlı hatırlatıyor bana. Hafızam hiç eskimedi, istikrarla her sene en az bir defa kapımı çalan ölüm bir öncekini çok daha güçlü canlandırdı. Hafızam hiç mi hiç eskimedi… Ve inanın öyle hissediyorum ki, çok derinden, en içimden, boğazımdaki sımsıkı olmuş ilmiğin bile ulaşamadığı bir noktadan çok az kaldığını hissediyorum.

Bahar geldi… Bahar. Doksan metre kare bir ev ve dört duvarın arasında ne kadar açabilirse o kadar açtı bahar. Bazen can yakarcasına, bazen de ardındaki ışığı ile büyülercesine. Fakat hissim derin, hissim güçlü, hissim ilk gün ki gibi canlı. Hazzım baharı kucaklamaya hazır.
10.08.2019

Sizce bu yazı dergimizin Eylül sayısında yayınlansın mı?
Mutlaka yayınlansın.
Yayınlansın.
Fark etmez.
Yayınlanmasın.
Bunlar da ilginizi çekebilir..