İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31755

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8139

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6818

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5622

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4889

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4847

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4324

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4018

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2512

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2308

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1428

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1095

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 987

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 947

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 943

Sakarya

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 896

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 871

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 793

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 35 dakika kaldı.

Yusuf Basat yazdı, 27 kez açıldı, 4 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
1 Eyl 19 21:00

Yusuf Basat

Puan: 555

Yok

Geçmişte iki tane dostum vardı, çok kahrımı çekip uzun süre yoldaş oldular bana. Birisinin adı umut, birisinin adı sabır. Şimdilerde onların koltuğuna benimle dost olmak isteyen iki ahmak oturdu. Yüzlerine bakmıyor ve onları daima dışlıyorum. Ama nafile. Ha, isimleri mi? Stres ile endişe. Dost olmak için çabalıyorlar, fakat hiçbir dost zarar vermez yanındakine bilmiyorlar. Yahu diyorum beni günden güne ben olmaktan çıkarıyor sizden biri haline getirmeye çalışıyorsunuz, bu nasıl dostluk böyle? Cevap yok. Ne zaman oldu ki? İstediğim cevapları ne zaman alabildim, cevap neydi, istediğim cevap kimde nerede saklıydı? Senelerce aradım, geçmediğim coğrafya kalmasın istedim sürekli kayboldum bir takım satırların arasında. Fakat nafile. Cevap yok. Hiçbir dost, dost olmak istediği kişiye kötülük yapmaz. Ey stres, ey endişe denilen illet(!) sizlerden birisi haline gelmemi, kendimi kaybedip sonsuz bir akılsızlık içerisinde kaybolmamı istiyorsanız eğer çok daha fazla çabalamanız gerekli. İşte size böylece en büyük tüyoyu da vermiş bulunuyorum. Öyle yerleşmeye başladılar ki, onların varlığı olduğu sürece ne yediğim yemek, ne içtiğim su, ne uyuduğum uyku (olmayan bir şey) nede aldığım nefesten gram zevk almaz hale geldim. Evet dost dostuna kötülük yapıyor, evren birleşiyor ve bunu destekliyor. Geriye ellerimizde bir bir hayal ettirilen çiçekler kalıyor. Ne yazık, çare susmak diyorum, ama cevap yok. Kis bir kere girerse bedeninize, ruhunuza erişmesi de çok uzun sürmez. Doğru mu?

Cevap yok.

Sizce bu yazı dergimizin Ekim sayısında yayınlansın mı?
Mutlaka yayınlansın.
Yayınlansın.
Fark etmez.
Yayınlanmasın.
Bunlar da ilginizi çekebilir..