İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 43 dakika kaldı.

Talha Erhan Özcan yazdı, 464 kez açıldı, 1 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
4 May 15 16:00
15-20 Seneye Kadar

15-20 seneye kadar dünya, bireylerin gücü ve gücün dağılımı 1700lü yıllardan beri batıda olmasına rağmen, tam tersine doğuya kayarak yepyeni bir çağın başlangıcı olmaya başlıyor.

Bu 15-20 senelik süreci etkileyen faktörler arasında yer alan ülkelerin nüfus yapıları, hızlı yaşlanan nüfusa sahip olmaları gibi demografik faktörler ve bunların yanı sıra büyüyen kaynak ihtiyaçları, özellikle su, kıtlığa giden yolda dünya üzerinde büyük dönüşümlere sebep olacak gibi.

Bireylerin gücü açısından bakarsak dünya çapında orta sınıf olarak nitelendirebileceğimiz kesim büyüyen bir popülasyona sahip. Bu güç ülkelerin iç dinamiklerini etkileyecek ve belkide ilerleyen süreçte ilk defa zenginlerin yönettiği bir topluluk olmaktan çıkacak ülkeler ve orta sınıf olarak tabir ettiğimiz insanlar ağırlıklarını koymaya başlayacaklar. Katledilmezlerse.

İletişim teknolojilerinin bu hızlı ve yayılımcı büyümesinin negatif yönlerinden biri ise küçük grupların, kötü niyetli olanlar, bölücü ve kaos amaçlı teknolojiye ve bilgiye daha kolay ulaşacak olması, biyolojik terör amaçlı kullanabilecekleri silahları daha rahat ele geçirebilecek olmaları ve hatta geniş çaplı katliamların yaşanacağı bir dönem olması.

Öte yandan, bu 15-20 senelik süre zarfında en önemli ülkelerden birisi Çin. Amerika’ya karşı yükselen ve belkide bahsettiğimiz zaman zarfı içerisinde Amerika’dan daha büyük bir eknomiye sahip olarak, askeri ve teknolojik yatırımlarını dünya çapında en çok yapabilen ülke olacaktır. Bu yükselişte batının düşüşü, düşüş derken bir anda dibe vuruş değil yavaşça alçalışdan bahsediyorum, önemli bir pay oynayacaktır muhakkak, ki ülkemizin de doğunun yükselişinde büyük pay oynacağı kesin. Başarısız olacak ülkeler ise muhtemelen Somali, Burundi, Ruanda, Yemen, Uganda, Afganistan, Kongo, Nijerya ve Pakistan olacaktır.

Tabii ülkemizin şöyle bir sıkıntısı var, sahip olduğumuz nüfus ve kaynak ve benzeri güçleri verimli ve akıcı bir ağ ile yönetemiyoruz. Bunların yanı sıra, farklılıkların yönetimini başaramıyor ve karma bir toplum olarak birleşmek yerine ayrışıyoruz.

Dünya üzerinde yaşanacak bu hızlı büyümeler ve değişimler mutlaka kaynak kullanımını arttıracaktır. Su ve enerji ihtiyacının 15-20 sene içerisinde neredeyse %35-40 seviyelerinde artması bekleniyor. Kıt kaynakların daha kıtlaşıyor olması, israf ve alternatif enerjilerin yeterli şekilde artmaması sonun başlangıcı olabilir. Bu yüzden nükleer evet.

Önlemler alınmaz ise Çin ve Hindistan gibi nüfus yoğunluğu fazla olan ülkelerin diğer ülkelere karşı su ve yiyecek için yapabileceklerini bir düşünün… Amerika ileriye dönük adımlarını atıyor aslında, şimdiyi değil, geleceğini planlıyor Asya’ya yaklaşarak.

Bunları bir kenara bırakırsak, işin teknoloji tarafında 4 ayak var. Bilgi teknolojileri bunlardan ilki. Artık bilgi depolama gibi hizmetler “cloud” sistemi ile tamamen ücretsiz hale geliyor ve elbette "big data". Atlıyor ülkemiz bunu ama çok çok önemli

2. imalat ve otomasyon teknolojileri. En önemlilerinden birinin örneğini yine önceki yazılarımdan birinde anlatmıştım. 3 boyutlu baskı, yazıcı, kalem vb.. Gelişmiş ülkelerde bu üretim verimliliğini arttıracak ve dışa bağımlılığı azaltacak bir durum.

3. kritik alt yapıların güvenliği. Çünkü çok büyük tehlike altındalar. Özellikle siber saldırılar bunların başlıcaları olacaktır.

4. sağlık teknolojileri. Nüfusun artması bir süre sonra yetersiz doktor, yetersiz hastane ve yetersiz ilaç olmasına sebep olacaktır. Bunun yanı sıra artan dünya nüfusu ve kalabalık, fiziksel olduğu kadar mental sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Bu nedenle sağlık alanında inanılmaz teknolojiler ortaya çıkacaktır, çıkıyor.

Ülke olarak öncelikle kaynak yönetimimizi ve üretimimizi teknoloji ile destekleyerek verimli hale getirmeli, alternatif enerji kaynakları oluşturarak bunlara yoğunlaşmalıyız. Suyun kontrolü bu kadar önem arz ederken, tek bir damlayı bile boşa akıtmayan bir ülke olmalıyız, ki güç bizde olsun. Tekonolojiyi ve farklılıkların yönetimi ilkesini benimsemeli ve doğru işlemeliyiz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..