İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Açık Mavi̇

1 / Puan: 11714

Ankara

Bülent Kesler

2 / Puan: 3271

İstanbul

Mücahi̇t Kılıç

3 / Puan: 1635

İstanbul

Gülşen Aslan

4 / Puan: 1355

İstanbul

Sıla Müni̇r

5 / Puan: 1157

İstanbul

Mümtaz Fuat

6 / Puan: 1040

Bursa

Burhan Çeki̇ci̇

8 / Puan: 872

Ordu

Ahmet Lalbek

11 / Puan: 872

Erzincan

Bulut Sever

7 / Puan: 840

İstanbul

Ali̇ Şahan Avsuz

9 / Puan: 780

Adana
Ankara

Salman Döner

12 / Puan: 527

İstanbul

Onur Gündüz

13 / Puan: 526

İstanbul

Sevdaşrn

14 / Puan: 483

İstanbul

Mi̇nel Alya Bayrak

16 / Puan: 457

Erzurum

Ahmet

15 / Puan: 447

Kayseri

Ni̇da Tandoğan

18 / Puan: 398

Adana

Kürşat Koyuncu

17 / Puan: 379

Ankara

Atç

21 / Puan: 372

Eskişehir

Meyzen Ruha

20 / Puan: 371

İstanbul

Aykırı Genç

19 / Puan: 364

Ankara

Rümeysa Yağcı

23 / Puan: 333

İstanbul

Benay Özbent

24 / Puan: 330

İstanbul

Burcu Mıhcı

22 / Puan: 324

Ankara

Berkant Babandır

38 / Puan: 302

Eskişehir

Ayşegül Koçar

25 / Puan: 288

Ankara

Nesi̇be Çakıcı

28 / Puan: 280

Balıkesir
İstanbul

Erkan Keçi̇li̇

35 / Puan: 266

Konya

Kader...

30 / Puan: 258

İzmir

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 31 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 447 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
11 May 15 22:00

Bulut Sever

Puan: 840

Yürüse Yarım Dursa Tam

Her gün birbirimize mektup yazarak başlıyoruz güne artık. Kâğıt ve kalemin azizliği, mürekkebin hususiyeti kalmadı elimizde... Mürekkep lekesini silmeden iş görenlerin samimiyeti hayallerde hayat buluyor, hâlbuki bir masal gibi dilden dile anlatılmakta bilenlerce…

“Güzel insanlar” diye güne başlıyor her gün, herkese ilan ederek. Sana penceresi açık herkes güzelse bu hayatta, derdin ne ola ki o halde. Kimseyi düzeltmek gibi bir mükellefiyetimiz olmasa da, iyi ve güzel insanları kötülerinden ayıracak bir ölçüye sahip olma gibi sorumluluğumuz var.

Evde bir daktilo olması ne güzeldir. El yazısından sonra köşeli metal harflerin hayatımıza kattığı izlere bir de o cenahtan aşina oluruz. Harfler çıt çıtlara, saniyeler tik taklara karışır umarsızca.

Gök gürültüsü iyidir ve gönlü zengin insandan korkulmamalı hiçbir zaman.

Hepimiz o kocaman hayatlarımızın içinde bir yerde, her şeye ve herkese dair minik güvensizlikler besliyoruz galiba. Birbirinin gözlerinin içine bakmadan, sesini duymadan mukaddes her ne kadar mefhum var ise, ayaklarımızın altında kudretimize basamak oluyor.

Bir zalim ölünce binlerce masumun ruhu özgür kalırmış. Binlerce masumun özgürlüğü adına herkes haklıymış ve herkes parmaklarıyla harflere dokunurmuş. Giden gitmiş, sırada bekleyen nice masumlar esas duruşa geçmiş cümlelerin kayıtsızlığında.

Vatan dediğiniz yer doğduğun ya da doyduğun yer değil. Vatan geçmişinden sana sarılıp hiç bırakmayan yerdir. Ne kadar Ensar olduğun Muhacire dair ne düşündüğünle alakalıdır. Vatan, aynı zamanda Ensar olabilmektir. Hicretin ayak izlerine yüzünü sürebilmek, mütebessim bir yüzle “hoş geldin, hayatıma bereket getirdin!” diyebilmektir.

Hakikate vakıf ve mail olabilmek için bir bütün halinde bedenimizle birlikte geriye dönüp bakmak zorunludur. Göz ucuyla arkasına bakmaya çalışanlar ancak resmin küçük bir parçasını görebilirler ve hayranlıkları gönle değmeyen sözden öteye gidemez. Tarihten aldığımız sorumluluk “vatan evladı nasıl olurmuş” gerçeğini de sırtımıza yüklemektedir.

Ne demişti çeyrek şair:

"Çocuktuk

Top oynuyorduk

Güneş yakmayan

Vatan gökyüzünün gölgesinde

Çocuktuk"

Her trenin bir bekleyeni vardır. Her sözün bir karşılığı… İstasyonlar menzilleri birbirine bağladığı gibi insanları birbirinden uzaklaştırır, kavuşturur onları. Parmak uçlarıyla dünyayı kalbine sığdırdıklarını düşünenler hayatın sillesini yemeden -ki sille geri döndürülemez bir tokattır- kalbini avuçlarının arasına alıp semaya doğru yıkamaya durmalıdır.

Yeri yurdu bu dünyada olmayan insan, son durağa bu hayatta çok yorulmadan, çok yük yüklemeden sırtına, varabilmeli. Cahit Koytak ne güzel demişti:

“çok yoruldum kendimden, / ve bir yabancı olarak dünyada dolaşmaktan / bu, yolları dolaşık dünyada, / böyle yersiz yurtsuz, sürekli.”

Çeyrek şairle bitirelim:

“indirimli fiyatların çirkinliğinde / boğulmuş insan; / yürüse yarım, dursa tam.”

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..