İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara
Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 5 kez açıldı, 6 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 May '15 19:00
Tarafsız Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanlarının tarafsızlığı ülkemizde çok tartışma konusu olmuş ama beklentinin kendisi doğru düzgün hiç tartışılmamış. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanı, taraf olanların oluşturduğu meclis tarafından, kendi partilerinden birini aday göstererek, oyları yetmiyorsa ortak aday belirlenerek seçiliyordu. Bazen de seçilemeyip ordunun yönetime el koyması ile sonuçlanıyordu. Olmamış şey değil.

Örneğin Özal öldüğünde, Özal’ın kurduğu parti de dahil büyük partiler Demirel’in Cumhurbaşkanlığını desteklemişlerdi. Sonrasında meclis dışından, tarafsız görünümlü birini, Ahmet Necdet Sezer’i Cumhurbaşkanı yaptılar.

En tarafsız görünen de Sezer idi tabii. ‘en’ dememin sebebi, kendisinin bir partiye üye olmaması, bir partinin adayı olarak ortaya çıkmamasından kaynaklanıyor. Anayasa Mahkemesi başkanı üstelik; bütün duygularını bir kenara bırakıp haklıdan yana kararlar veren hakimlerin mesleğinden olan biri gerçekten de tarafsız görünüyor insanın gözünde. Bir de hakimlikte gelebileceği en üst makama gelmiş, dile kolay.

Bu tarafsız olduğu iddia edilenlerin hiçbiri de tarafsız değil, olamaz da. Sadece öyle görünüyorlar. Seçim zamanı gidip o partilerden birini tercih edip, oyunu veren insan anca görünüşte tarafsız olabilir zaten. Kendini gizler, adeta takiye yapar. Kendisini mecliste Cumhurbaşkanı seçtirmiş partiye sempati duyar. Siz olsanız duymaz mısınız? Kürsüden bu görev için donanımlı olduğunuzu anlatan lider, sizi kötüleyenden daha yakındır size.

Cumhurbaşkanının neden tarafsız olması gerekiyor peki? Önüne gelen meselelerde, kanunlara uygun kararlar aldıktan sonra, her partiye kapısı açık olduktan sonra ne bakımdan tarafsız olması gerekiyor? Hayatımızda bizimle ilgili bir sürü kararlar veren doktorlar, öğretmenler, hakimler, seçilmişler var ve bunların hiçbiri tarafsız değil.

Ben bu tarafsızlık şeyinin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanlığından çıkan kararlar işlerine gelmediğinde partiler hemen tarafsız olmamakla suçluyorlar. Çünkü biliyorlar tarafsız olmadığını. Ahmet Necdet Sezer de, Abdullah Gül de, Süleyman Demirel de, Turgut Özal da, Kenan Evren de bu suçlamayla karşı karşıya kaldı. Tarafsız da değillerdi.

Şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da değil. Üstelik artık milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı var. Beş yıl sonra bir daha seçilebilmek için de mecburen halkla o diyaloğu, kendini tekrar seçtirme gücünü koruması gerekiyor. Önceki Cumhurbaşkanlarının şartlarından çok farklı bir durum bu. Önceklerin tekrar seçilme imkanı kanunen yoktu.

Bu genel seçimlerde Erdoğan'ın yaptığı mitingler eleştiriliyor. Tarafsızlığını kaybetmiş güya. Sanki Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinde kendisine format atıldı da şimdi tarafsızlığını kaybetti.

Hepimizin bu “partili cumhurbaşkanı” olayına alışmamız gerekecek. Bugünlerde yaptığı mitingler bir şey değil, asıl beş yıl dolduğunda, Cumhurbaşkanlığı seçiminde, diğer partiler karşısına kendi adaylarını koyduğunda siz ortamı görün. Her parti kendi adayı seçilsin diye il il dolaşacak. Ak Parti de Erdoğan’ı tekrar aday gösterip seçim çalışması yapacak. Şimdi şikayet edilenden daha garip olacak. Erdoğan tarafsızlığını yitirmesin diye Ak Parti miting yapmayacak mı?

Cumhurbaşkanı halk tarafından seçileceği sürece de tarafsız görünümlü cumhurbaşkanını unutabiliriz. Belki rol yeteneği gayet iyi olan biri gelirse onu bilemem tabii.

Adil bir yönetim için tarafsızlık şart değil. Partili olup, kararlarında objektif, “milletine aşık” bir cumhurbaşkanı işimizi görür. Tabii bu sistem devam ettiği sürece.

Bir ara da başkanlık sistemini tartışmak lazım. Kılıçdaroğlu'nun başkan olma ihtimali ne kadar göze alınabilir bir risk mesela?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..