İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34863

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7153

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5986

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4895

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4481

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2947

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2164

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1234

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1149

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1149

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 879

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 35 dakika kaldı.

Ferit Çaydangeldi yazdı, 521 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
8 Tem 15 16:00
Nano Macera 2

Nano Macera 1'de Nano boyutlara küçültülmüş aracımızla insan vücudunda yapmaya başladığımız seyahatte içinde bulunduğumuz hücrenin sinir hücresi olduğunu yeni anlamış olarak aksonun uç kısmına doğru yolculuk ediyorduk.

Yüksek hızdaki seyahatimizin yakında biteceğini bildiğimiz için vezikülden ayrıldık ve süzülmeye başladık. Çok geçmeden yol bitti tünelden çıktık. Bu sefer daha küçük bir sitoplazma parçasındaydık. Burası aksonun ucu olmalıydı. Kinezin, vezikülü bırakarak mühiş bir hızla tünele geri girdi ve gözden kayboldu. Aracımız vezikülü takipe devam ediyordu.

Çok kısa bir süre öylece yüzerken birden bire ışık hızında bir elektrik akımı aracın etrafını kapladı, yan duvarlardaki voltaj kapılı kalsiyum kanalları açılarak içerisi hızla kalsiyum doldu. Her kalsiyum iyonu +2 değerlikliydi ve içerideki her organel hareketlenmeye başladı Bizim aracın ekranları dahi bazen kapanıyor, bazen parazit gösteriyordu. Neyse ki araç hızla duvara yaklaşan vezikülü takip etmeyi bırakmadı ve o anları çok güzel filmledik. Vezikülümüz içerisindeki proteinimizle beraber hızla duvara yapıştı, açılarak proteinimizi dışarı attı ve duvarla birleşti.

Biz o anı da yakalamanın mutluluğu içerisindeyken aracımızın vezikülü değil, proteini takip ettiğini duvara çarptığımızda hatırladık. Araç çılgınlar gibi hızla uzaklaşan proteinin peşine gitmeye çalışıyor ancak bir türlü duvarı geçemiyordu. Biz aceleyle takibi sonlandırmaya çalışırken arkadan başka bir vezikül bize çarptı ve duvarla birleşerek içindeki asetilkolinlerle birlikte bizi presinaptik aralığa fırlattı. Aracımız defalarca takla attığı halde hızla durağan bir hale gelerek proteinimizi aramaya başladı.

Dev bir duvarın daha önündeydik. İşte bu şimdiye kadar gördüğümüz en etkileyici sahneydi. Burası milyonlarca reseptörle döşenmiş müthiş bir hücre zarıydı. Arkamızdan bir müddet daha asetilkolinler fırladı ve çabucak karşımızdaki dev duvardaki reseptörelerden birine bağlandı. Biz ağzımız açık manzarayı seyrederken aracın bizim proteini aradığını bile unuttuk. Burası tam da istediğimiz yerdi, sinir kas kavşağı. Kas hücresinin yüzeyini seyrederken kendimizden geçmiştik.

Birden araç hareketlendi ve dev duvarın yüzeyinde bir hedefe doğru hızla gitmeye başladı. Bizim proteinimizi bulmuştu. Tam yaklaştık ki protein yavaşça reseptörünü bırakarak boşlukta salınmaya başladı. Biz yine şaşkınlık ve hayranlık içerisinde görüntü alma derdindeyken büyük bir protein bulanık suyun içerisinde beliriverdi ve asetilkolinimizi parçaladı. İşte asetilkolin esterazı da kaydetmiştik…

Ekranlarımızda hedef parçalandı yazısını gördüğümüzde aracı takipten çıkartmamıza gerek kalmadı. Mükemmel bir kayıt almıştık. Tüm ekip mutluluktan havalara uçuyordu.

Vücuttan çıkıp nano aracımızı normal boyutlara büyüttüğümüzde bu yaşadığımız maceranın etkisinden kurtulmuş değildik. Hiç dinlenmeden kayıt aldığımız videoları vücudu dışardan kaydetmek üzere koyduğumuz diğer kameraların çekimleriyle beraber düzenlemeye başladık.

O zaman farkettik ki; bizim içerisine girdiğimiz vücut, kahvede pişti oynayan zavallı bir adama aitmiş. İskambil kağıdına uzanmak için elini hareket ettirdiği bir andaki oluşan yüzbinlerce sinir kas iletiminin, yalnızca çok küçük bir anını yaşamışız.

O zaman, Allah-ü Teala bu adamdan hesap soracağı zaman ne kadar ayrıntıya girebileceğini anladım. Böyle mükemmel bir sistemin bunları yapmak için yaratılmadığı aşikar. Kendime çeki düzen vermem gerekiyor.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
29 Nis 20:35

Misafir

Bir öğretmen olarak söylüyorum bunu derslerde anlatmayı dusunuyrum. Çok beğendim.

08 Tem 16:44

Tek parça olarak yükleyebilseydim çok daha iyi olurdu. Editörden ricam karakter limitinin artırılması.

Bunlar da ilginizi çekebilir..