İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 07 saat 37 dakika kaldı.

Detroi̇tli̇ Kızıl yazdı, 43 kez açıldı, 11 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
10 Tem '15 22:00
Sosyal Medyadan Ki̇tap Çıkarmak

Sosyal medya kullanıcılarının kitap çıkarması Türkiye açısından konuşursak ilk defa Ekşi Sözlük'te oldu diyebiliriz.

Kendisi de sözlükte yazar olan ve yayınevi olan bir yazar, sözlüğün eli kalem tutan ve yazdıklarını geniş kitlelerin beğendiği yazarlarıyla görüştü. Sonra ortaya bir öykü kitabı çıkardılar.

Ekşi Sözlük Yazarlarından Ekşi Öyküler adını taşıyan kitap arka kapağında şu tanıtım yazısıyla çıktı.

"Yüzlerce yazar arasından seçilen 62 yazarın öyküsünden oluşan kitap, aşktan ölüme, ayrılıktan düşlere, şiirlerden yalnızlığa kadar birbirinden şaşırtıcı kısa öykülerin bir araya gelmesiyle oluştu.

Yeni yüzyılın genç insanlarının dış dünyasının nasıl olduğunun, sözcüklerle olan ilişkisinin nereye vardığının bir kanıtı olan proje nesiller boyu birlikteliğin somut bir kitaba dönüşmesiyle de aynı zamanda bir ilke imza atıyor.

Geleceğin genç yazarları bu kitapta saklı.."

(Kitap şu an bulunmuyor, yayında ve satışta değil, şanslı olanlar sahaflardan bulabiliyor)

Sonraları Facebook ve Twitter yaygınlaştı. Facebook ve Twitter hesaplarını büyüten "fenomenler" oldu.

Sosyal Medya ve kitap ilişkisi artık daha sıkı fıkı olacaktı. Nitekim oldu da.

Okuyan Us yayınları bu alandaki "fırsatları" erken gördü. Sosyal medya feneomenlerine "Dizüstü Edebiyatı" dizisiyle kapılarını açtı. Arka arkaya kitaplar gelmeye başladı.

Bugün bu diziden çıkan kitap sayısı 25. Bazı kitaplar tek baskıda kaldı ama bazıları 20 baskıyı çoktan geçti ve "çok satanlar" listesinde kendisine her zaman yer buldu.

Daha sonraları ise bireysel çabalarıyla kitap çıkaranları gördük.

Sosyal medyada sağda solda dillenmiş sözleri toplayan kitap yapıyordu artık. Üstelik "okur" bu kitaplara müthiş ilgi gösteriyordu. Kitaplar herkesin dilindeydi. Tüm internet sitelerinde çok satanlardaydı.

Okuyucular Facebook ve Twitter'da yoruma boğuyordu her paylaşımı. Hatta "Siz Necip Fazıl'dan sonra okuduğum en iyi şairsiniz" diye yazanı bile gördük bu kitaplardan birinin yazarına.

Bugünlerde yine sosyal medyadan parlayan yazarların kitapları revaçta.

Kitap çıkaranlar sosyal medyada popüler figürler olunca haliyle bu kitapları sert şekilde eleştirenler de sosyal medyacılar oluyor.

Kolayca reklamı yapılan kitaplarda kimse "edebi zevk" aramıyor.

Yazıya İsmet Özel'in Yıkılma Sakın şiirini nasıl yazdığına dair anısı ile son verelim.

Ekşi Sözlük'ten alıntılayarak...

"o sırada ataol, trabzon’dan malazgirt’e sürgün ve hapis gitmişti. ve elden, bana yıkılma sakın adlı şiirini gönderdi. askerdi, yedek subay. bir subaya karşı gelmekten hapsedilmişti. muş’a gelen malazgirtli orhan adlı bir çocuk, ataol’un şiirini getirdi bana. ben de ona bir şiirle cevap vereyim dedim. ama nasıl yapacağım? hem askerlik hem şiir olmuyor? hemen bir formül buldum. diş çektirene üç gün istirahat veriyorlardı. ağzımda da diş kökleri vardı. dişçiye çıktım, üç diş kökü aldırdım ve üç gün istirahat aldım. üç gün uğraştım, didindim, ama şiir bitmedi. bitmeyince gene dişçiye çıktım, dedim ki “şu dişleri çek.” çürük olan ama tedaviyle kurtarılabilecek olan iki dişimi çektirdim. dolayısıyla üç gün daha dinlenme imkanı doğdu ve altı gün içinde şiiri bitirdim. "

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..