İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 08 saat 31 dakika kaldı.

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 10 kez açıldı, 8 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
24 Tem 15 16:00
Çözüm Süreci̇ ve Şımarık Çi̇çek Çocuklar

Kürtçe konuşmanın yasak olduğu, kürt varlığının dahi inkar edildiği, terörün yanında barışçıl arayışların da şiddetle, silahlı yöntemlerle bastırıldığı günlerden tek başına iktidarın verdiği güçle kan dökmeden, silah kullanmadan çözüm arayışlarının geldiği son noktadayız.

Bu arayışları, vatan hainliği, teröristlerle iş birliği olarak değerlendirenler, kürt sorununun silahla çözüleceğini, terörist başının idam edilmesi gerektiğini savunanlar, sürecin muhatabı HDP tarafından kendilerine AKP’den daha yakın bulundular. AKP’nin olmadığı bir koalisyon için kendilerini yok sayan, kendilerinden nefret eden, elinden gelse bir kaşık suda boğacak olan partiler ile işbirliği yapmak istediler. “Önderlik” dedikleri kişiyle görüşülmesine karşı çıkan CHP ile “önderliğin” idam edilmesini isteyen MHP ile hükümet kurmak istediler.

Ortada silahlı mücadeleyi gerektirecek bir durum kalmadığı halde, siyasi kanadı %10 barajını güçlü bir şekilde aşıp parti olarak mecliste temsil edilme imkanına kavuşmasına rağmen hala şehirlerde, kırsalda yol kesmeye, güvenlik kuvvetlerine pusu kurmaya devam ediyorlar. Barajı aşarsak her şey güllük gülistanlık olacak diyen başkan seçimden önceki sözlerini unutmuş olmalı ki hala bir rahatsızlık duymadan “barışı biz kuracağız” diyerek yürüyüşler tertip ediyor.

Peki bunu nasıl yapabiliyor, nasıl oluyor da bundan iki yıl önce silahlı unsurların sınır dışına çıkacağını kabul edip bir süre sonra fikrini değiştirenler hala barışı kendilerinin kurabileceğini iddia edebiliyor?

Cevabı aslında çok basit;

memlekette semer vurmaya müsait çok fazla insan var.

Çünkü "barajı aşamazsak ülkeyi yaksınlar" deyip barajı aşmalarına rağmen kendi arabasını yakanları bundan sonra destekleyip desteklemeyeceğini hala "bir düşünecek" olan insan sayısı fazla.

Çünkü iki insanın ölümü bazılarının güzel bir gün geçirmelerine neden olabiliyor. İnsanımız cahil, ölümü oyun sanıyor, modernliği sadece görünümde yaşıyor. Yüksek lisanslı, doktoralı cahiller.

Belli ki bunların desteklediği zihniyet tek başına iktidar dahi olsa bu silahtan vazgeçmeyecek. Amacı TR içinde demokratik bir mücadele değil. Kuzey Irak’a, Suriye’ye olan ilgilerinden de esas amaç aslında gayet net belli oluyor. Silahı bırakmak durumunda kalacakları her gelişme sonrası şiddeti artırıp, saçma suçlamalarla masayı deviriyorlar.

Daha fazla özgürlük için seçim meydanlarında propaganda yapmak varken bunu silahı bırakma şartı olarak dayatıyorlar. Mecbur kaldığı durumlarda yaptığı silahsızlanma çağrıları da her defasında silahlı kanat tarafından tekzip ediliyor.

Belli ki bize şımarıklık, aptallık gibi gelen hareketler aslında çözüm sürecinin nihayi hedefini paylaşmamalarından kaynaklanıyor. Onlar kendi devletlerini kurup sosyalist bir düzen istiyorlar. Bir arada yaşamak gibi bir dertleri yok.

O yüzden kurulacak olan hükümet demokratikleşme adımlarını hızla atmalı, bunu kendi vatandaşları için istemeli. Bütün bunları yapmak için de bir muhataba ihtiyacı yok. Zaten en ufak bir bahane bulduğunda etekli militanlarını sokaklara salıp terör estiren yapıların bu sürece bir katkısı olmayacaktır. Katkıyı bırakın tecrübe ettiğimiz gibi engel de olacaktır.

Galiba en büyük hata da bu yapıyı muhatap almak oldu. Hem bu demokratikleşme yapılıp hem de şiddete başvuran unsurlarla silahlı mücadeleyi sürdürmek gerekiyordu. Adımları, bunların yapacağı hareketlere bağlamak da doğru değildi.

Kendilerine her türlü eziyeti yapmış, çözüm sürecinin baş karşıtları olan ulusalcı, türk tipi solcuların meydanlarda, medyadaki o çiçek çocuk güzellemeleri de zaten bu yanlışı gösteriyor. HDP çözüm yönünde iyi bir ortak olsa bu kesimler onu bu kadar parlatır mıydı?

Çözümü gerçekten isteyenle, istiyormuş gibi görünenlerin farkına varmak lazım. “AKP savaş istiyor, barışı biz kuracağız” diyenler, daha düne kadar “Türkiye IŞİD’i destekliyor” da diyordu. Üstelik bunu IŞİD’e karşı Kobani’nin savunması için peşmergenin geçişine izin vermesine rağmen söylüyorlardı.

Neredeyse her suçlamalarında olduğu gibi şımarık bir şekilde yapma lüksleri var çünkü.

İnanan çok, semer vura vura suçluyorlar.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..