İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Sai̇d Naci̇ Çamdalı yazdı, 10 kez açıldı, 6 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Tem '15 19:00
Pabucumun Devrimcileri

"Bu yazı, bir aşağılama ve hakir görme yazısıdır."

Biz küçükken sokaklar bizimdi... Saklambaç oynardık, kızlarla seksek oynardık, istanbul saklambacı oynardık, mahalle maçları yapardık. En şiddetli oyunumuz hırsız-polisti. Sokaklarda büyüdük vesselam.

Yeni ergenler de sokaklarda oynuyor ama bizden biraz farklı; onlar devrimcilik oynuyor sokaklarda. Devrimi bilmiyorlar, devirmeyi bilmiyorlar. Çünkü onlar için her şey bir oyun. Pc oynamaya alışmış o kafaları öldükleri zaman tekrar doğacaklarını, biber gazının sadece canlarını azaltacağını düşünüyorlar.

Yeni neslin GDOlu mahsülleri aptal aynı zamanda...

*Ergen; bir yaş aralığını değil, gelişmemiş zihinleri temsil ediyor.

Atılamayan enerji dert olur.

Basit bir sistem kuralı; enerji alan ya da üreten her organizma o enerjiyi kullanmalıdır. Çünkü depolama kapasite sonsuz olamaz. Bir limitin üstüne çıktığı anda enerjiyi harcamalıdır. Yoksa aşırı yüklenme sisteme zarar verir.

Biz sokakta domates-ekmek, salça-ekmek bilemedin en lüks cips yerdik. Bu yediklerimiz zaten maçlarımızda eriyip giderdi. Bizim ergen devrimcilerimiz, mekdanıldslardan börgurkinglerden sıtarbakslar zıkkımlanmaya alışmışlar. Aldıkları enerji miktarı çok yüksek. Genelde vakitleri sürekli ekran karşısında geçirdikleri içinse atılamayan enerji onları adeta bomba haline getiriyor. En ufak kıvılcımda patlamaya hazır yığınlar oluyorlar.

Bunun en güzel örneğini gezi'de yaşadık zaten. Bir anda ne kadar enerji azgını varsa kendilerini polisin karşısına attılar. Çünkü bu bir ihtiyaç. Deşarj olmak zorundayız.

Okumuyorlar azizim.

İlkokulu bitirip liseye başladığım zaman türk ve dünya edebiyatı klasiklerinin çoğunu okumuş bir talebeydim, günlük en az bir gazeteyi takip ederdim. Lise öğrenimi boyuncaysa okul kütüphanesini yutmuştum, klasiklerin yanısıra politika, siyaset, din, düşünce üzerine yüzlerce kitap okumuştum. Biraz uç bir örnek olabilirim ama en basitinden sınav kaygısıyla dahi olsa okuyan çocuklardık.

Bizim devrimci ergenler kitap ya da gaste okumaz. Neden? Çünkü feysbuk,tivıtır var.

Bir şeyi okumak ekstradan zihinsel çaba gerektirir. Analiz etmek, özümsemek gerektirir. Bunlar bizim ergenlere göre yapılması zor ve gereksiz şeyler olsa gerek. "O" okuyup bir dünya görüşü inşa etmek yerine, atılan menşımlara ya da bildirimlere göre hareket etmeyi tercih ediyor. Onun "devrimi" facede başlıyor tivitırda bitiyor anlayacağın.

Bu halleriyle koyun sürülerinden bir farkı yok aslında. İşin kötüsü "koyun" olduklarının farkında bile değiller. Sürü psikolojisi ile yaptıkları her hareketin "bilinçli" yapıldığını düşünecek kadar "koyunlar".

Ayfonlu, nivbalanslı orduların ilk hedefi sıtarbaks,ileri!

Devrimci, halktan kopuk olamaz. İnsanların üç kuruş uğruna madenlerde öldüğü, asgari ücretle geçinmek için çırpınan mazlumun hakkını 200 liralık ayakkabı, 1500 liralık telefon ile savunamazsın. Sen zaten o zaman devrimci de olamazsın. Olsan olsan en fazla ilgili markanın "devrimci model kataloğu" olursun.

Lüks yaşam ya da kapitalizm (azıcık havalı konuşalım) içine öyle işlemiş ki, yaptığı "devrimsel" her hareket buram buram burjuvazi kokuyor.

Halktan değilsin.

halkla değilsin...

Peki nolacak?

İster inançlı bir birey ol, ister inanmadığını iddia et, ister evrimci ol ister yaradılışçı ol, ortak nokta "insanın diğer canlılardan akıl yönüyle ayrıldığı" nüansıdır.

İster yaradana, ister doğa anaya, istersen "hiçe" inan, hepsi bize bu aklı kullanalım diye verdi.

Akletmemiz, insan olmamızın gereğidir.

Akletmediğin sürece kesime giden koyun olmaya devam edeceksin.

Orada burada polis vuracak seni, kafana kapsül yiyeceksin, bombalara kurban verileceksin.

Çok zor bir şey istenmiyor senden, her insanın yapabildiği temel bir yetimizi kullanmak isteniyor:

Düşün!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol