İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38780

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8828

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6911

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5707

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5249

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3475

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2606

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2036

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1657

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1487

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 09 dakika kaldı.

Sai̇d Naci̇ Çamdalı yazdı, 598 kez açıldı, 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
8 Ağu 15 04:00
Hemi̇ngway ve Çanları

Amerikan edebiyatı deyince aklıma otomatikman iki isim gelir; Ernest Hemingway ve John Steinbeck. Zaten okumalarım bu iki yazar ile sınırlıdır. İkisini de hayran olduğum yazarlardır ve mutlaka okunmaları gerekir. İkisi de benzer dönemin yazarlarıdır, ses getiren eserleri aynı dönemde yazılmış eserlerdir, yazma tarzları benzer şekildedir. Kabaca Steinbeck aynı dönemin etkilerini Amerika halkı üzerinde anlatır iken Hemingway ise dünya çapında ele almıştır. Şimdi yazımızın konusu olan Hemingway’e ve Çanlarına geçelim;

İnsanlar yaşadıkları, müdahil oldukları olayları daha etkileyici olarak aktarma özelliğine sahiptirler. Savaşı en iyi anlatan insanlar yine savaşı yaşayan insanlardır. İşte Ernest Hemingway bu tanıma tam olarak uyan kişi olmakta. Savaşı yaşayan Hemingway, eserlerinde kendisinden parçalar yansıtmıştır diyebiliriz aslında. Hemingway, Illinois eyaletinde doğar. Yazmaya meraklı bir çocuktur. İlk çalışmaları gazetecilik üzerinedir. 1917 yılında orduya katılmak ister ama kusurlu bulunur orduya alınmaz. O da Kızılhaç gönüllüsü olarak orduya katılır. Fransa ve İtalya’ya gider, İtalya yılların “Silahlara Veda”sını yazmasına sebep olacaktır. Savaş sonrası Amerika’ya döner ve 1940 yılında “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”u yazar. Ardından II.Dünya Savaşına asker olarak katılır. 1953 yılında Pulitzer, 1954 yılında ise Nobel alır. 1964 yılında ise trajik bir biçimde intihar eder.

Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita

Hemingway’in en başarılı eseri olarak kabul edilen “Çanlar” 1940 yılında yazılmıştır. Konusu ise İspanya İç Savaşı (1936-1939) döneminde geçer. Savaş taraftarı cumhuriyetçiler sosyalist, kralcılar ise faşisttir. Robert Jordan, Amerikalı bir İspanyolca profesörüdür. İspanya İç Savaşına cumhuriyetçiler tarafında dahil olur. Uzmanlık alanı patlayıcılardır ve kendisine Segovia’da bir köprüyü patlatma görevi verilir. İşte hikayemizde burada başlar.

Bir gerilla olan Roberto (İspanyollar Robert’e böyle sesleniyorlar) aslında içten içe savaşı sorgulayan birisidir. Vatanının özlemini her daim çeker, sürekli içinde bulunduğu hali sorgular. Pek sağlıklı bir ruh hali yoktur yani. Bir de bunlar yetmezmiş gibi aşık oluverir devrimci Maria bacıya. Görev ve aşk cenderesi arasında sıkışır kalır. Velhasıl kelam (fazla spoiler vermeyelim :) bu bozuk psikoloji canına mal olur.

Kitabın sonunda muhtemelen kalbinizin tam orta yerine bir öküz oturması muhtemeldir. Zira çoğu Hemingway kitabı gibi acı biter.

Pardon, Çanlar Kimin İçin Çalıyor?

Hemingway kitabı devrimcilerin gözünden yazmıştır. Zira kendisi de sosyalist bir isimdir. Medyatik sosyalist lider Castro ile sağlam bir dostluğu vardır. Hemingway iki dünya savaşına da dahil olmuş, her ikisi de üzerinde derin izler bırakmıştır. Bu savaşı sorgulama ve savaşın anlamsızlığını yansıtan ruh halini kitaplarında buram buram rastlayabilirsiniz. Aynı zamanda mutsuz bir aşıktır. Kitapta Roberto kavuşamaz zaten Maria’ya.

Kitabı okurken benim gibi “Ulan bu Amerikalı taa kalkmış gelmiş dünyanın öte ucundan, mutlaka bunda bir bit yeniği vardır.” düşüncesine kapılmanız muhtemeldir. Fakat kitapta bunla ilgili pek bir ipucu yok, düz devrimci bizim Roberto.

Kitapta Roberto’nun zamansız ve mutsuz ölümü aslında Hemingway’ın trajik intiharının da bir yansımasıdır diyebiliriz.

Neyse incelemenin kısa olanı makbüldür :)

Burada size tutup da “kitabı okumanızı tavsiye ediyorum” demeyeceğim. Zira modern edebiyat okumaları yapıyorsanız Hemingway mutlaka okunması gereken bir mihenk taşıdır. Ama şöyle bir tavsiye verebilirim; Hemingway ile Steinbeck’i beraber okuyun, o zaman puzzle daha kolay tamamlanacaktır.

Yazıma kitaba adını veren İngiliz rahip ve şair John Donne’nin bir konuşmasından alıntı ile son veriyorum ;

"Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor."

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..