İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 28447

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8033

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6532

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4784

İstanbul

Sezer Emlik

5 / Puan: 4501

Bartın

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4250

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3849

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3631

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2370

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2114

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1830

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1687

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1604

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1394

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1352

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1019

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1016

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 975

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 940

İstanbul

Yamanduruş

20 / Puan: 886

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 870

İstanbul

Müsemma Şahin

22 / Puan: 855

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 843

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 838

Erzincan

Reşit Akpınar

25 / Puan: 834

Erzurum
İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 791

Ankara

Muharrem Morkoç

28 / Puan: 753

İstanbul

Alpay Gökçe

29 / Puan: 728

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 694

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 21 dakika kaldı.

Zihni Yıldız yazdı, 530 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
13 Ağu 15 16:00
Bir Zamanlar

Bir Zamanlar Anadolu'da filminin çekildiği Kırıkkale'nin Keskin ilçesi tipik bir Orta Anadolu kasabasıdır. Filmi izlerken Keskin'le ilgili TRT yıllarıma ait bir anı dağarcığımdan çıkıp geldi. Sadık Yalsızuçanlar'ın yönetmenliğini yaptığı "Ozanın Kopuzundan Aşığın Sazına" adlı belgeselin çekimi için uğramıştık. Bilenler bilir, Keskin denince akla Hacı Taşan gelir. Büyük usta Muharrem Ertaş'ın yanında yetişmiş. Kendine has üslubu ile ünü köyünün, kasabasının, vilayetinin dışına taşmış bir usta Hacı Taşan. Yanılmıyorsam biz 1989 yılında gitmiştik. Hacı Taşan vefat edeli yaklaşık 6 yıl olmuştu. Oğulları onun ocağını tüttürmeye, sanatını devam ettirmeye çalışıyorlardı. Belgeselin Kırşehir ozanları ile ilgili bölümünde Çekiç Ali, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş ve Hacı Taşan anlatılıyordu. Hacı Taşan'ın Keskin'de ikamet eden oğullarının yaşadığı evde geçen birkaç saati hiç unutmuyorum. Arada bir tebessümle yâd ediyorum.

Nuri Bilge Ceylan'ın filmini izlerken araç içi yol sahnesinde radyodan duyulan Neşet Ertaş'ın "Allı Durnam Ne Gezersin Havada" türküsü burnumun direğini sızlattı ve Hacı Taşan'ın evlatlarının yaşadığı o ev gözümün önüne geldi. Tek bir çatı altında 4-5 kardeş aileleri ile birlikte oturuyordu, yanlış hatırlamıyorsam. Bizi çok sıcak karşıladılar. Yemek hazırlamışlar, ikramda bulundular. Büyük ağabey, sanki babaları gibi diğerlerini yönlendiriyordu. O'nun bir dediğini iki etmiyorlardı. Bizim için ne yapacaklarını şaştılar, ezim ezim ezildiler o yoksulluk içinde. Bir ara ağabey Kudret Taşan "abilerime culuk hazırlayın" dedi kararlı bir tavırla. Bu emir, çekim telaşında arada kaynayıp gitti. Az çok "culuk" ne demek biliyordum. Ama "hindi kesin" mi demek istedi, yoksa başka bir şey mi, fazla üzerinde durmadım. Neyse çekim bitti, malzemeyi toplayıp minibüse yüklerken küçük kardeş iki elinde iki hindi ile geldi. Hayvanların ayakları bağlı, baş aşağı kanat çırpa çırpa acayip bir manzara. Ağabey Taşan yalvarmaya başladı, "ağabeylerim ne olur azımızı çoğa sayın, bu hedâyemizi kabul buyurun, gittiğiniz bir mola yerinde kestirir yersiniz" İçten ve saf bir eda ile ciddi ciddi bu hindileri kabul etmemizi istiyordu. Hiç olacak iş mi? Bunu kabul etmemiz mümkün değil tabi ki. Ama gel de anlat meramını. Adam "abi ölümü öp" diyor, "ölüm küskünlüğü" diyor, yalvarıyor. Zar zor ikna ettik. "Almış gibi olduk" dedik, "Allah razı olsun" dedik, babalarına rahmet okuduk. Sonunda başları önde isteğimizi kabul etmek durumunda kaldılar. O gün bu gündür arada bir "abilerime culuk hazırlayın" sözünü tekrar ederim. Youtube'dan arama yaparken öğrendim ki Kudret Taşan da vefat etmiş. Videonun altında, bu garip insanların dünyasını anlatan tipik bir yorum gözüme çarptı. Anadolu insanı mezardaki ölüye hitap ederken bile içtenliğinden hiç bir şey kaybetmiyor. (Af)Buyurun:

"mekanın cennet olsun kudret taşan sen gittin bu itler birbirine düştü para için sattılar düğünleri.düğüne 2 gün kala başka düğünlerden 100lira fazla verildiği için düğünü bırakıp gittmeye başladı satılmışlar. misal benim düğünüm senin varlığında böle miydi? Mekanın cennet olsun büyük keman üstadı seni saygıyla anıyoruz"

Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
14 Ağu 09:52

Teveccühünüze teşekkür ederim. Çalakalem bir şeyler karalamaya çalışıyorum uzun süredir. Blogda yazıların tamamına yakını var. Saygılar...

13 Ağu 18:25

Haddim olmayarak, uzun zamandır bu kadar güzel bir yazı okumadığımı söylemek isterim. Anlatımınız da en az anlattıklarınız kadar güzel. İnşallah sık sık yazarsınız. Saygılar..

Bunlar da ilginizi çekebilir..