İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 05 dakika kaldı.

Cemil Koç yazdı, 436 kez açıldı, 11 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
18 Ağu 15 04:00

Cemil Koç

Puan: 268

ya Banane

7 Haziran'ın üzerinden tam 70 gün geçti. O günden bu yana türlü türlü senaryolar yazıldı çizildi. Sağ olsunlar, profesörlüğü lens olan sözde akademisyenler filan da 'koalisyon'un google'da aratıldığı ülkede "halk koalisyon istedi" gibi müthiş tespitlerle bu senaryolara katkıda bulundular. İyi malzeme çıktı tabi medyaya. Çünkü AK Parti artık tek başına iktidar değildi ve mecliste artık 4 parti yer alıyordu. AK Parti 258, Chp 132 (İhsan Özkes'in istifa etmesiyle 131), Mhp ve Hdp de 80'er milletvekili çıkardı. Sonuç olarak tek başlı iktidar devri sona erdi ve doksanlı yılların modası koalisyon devrine geçiş yaptık. Ortaya çıkan bu tabloyla birlikte unutulan bir geleneğimizi de hatırlamış olduk; "ne olacak bu memleketin hali?"

Birinci partinin lideri Ahmet Davutoğlu seçim gecesi yaptığı balkon konuşmasında "en büyük teşekkür milletimize" diyerek, sonuç ne olursa olsun milli iradeye sahip çıktı. Partisi %26'nın üzerinde bir oy alamazsa istifa edeceğini meydanlarda haykıran Kılıçdaroğlu ise aldığı %25 oydan sonra meşalelerle kutlama yapılan parti binasında bir zafer konuşması yaptı. Üçüncü partinin lideri Devlet Bahçeli, her ne kadar partisinin oyunu arttırmış olsa da Hdp'nin meclise girmesinden rahatsızlık duyarak "en erken seçim ne zaman yapılıyorsa o zaman yapılsın" diyerek hodrimeydan dedi. 'Bizler meclise' seçim kampanyasıyla meclise girmeyi başaran Hdp liderleri ise meclise girmiş olmalarının rahatlığıyla o gece demokrasi naraları attı.

Abdulhamit hoca seçim gecesi ibretlik tespitler yaptı. AK Parti'nin düşüşüyle birlikte Aziz Nesin haklıymış tweetleri atılmaz oldu, yüce milletimizin zeka seviyesi de barajın aşılmasıyla bir günde bin level atladı. Hdp barajı geçince birden artık seçime hile karışmamış olması da müthiş bir teknoloji tabi.

Seçimden bir ay sonra Meclis Başkanı'nın da seçilmesiyle birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu'na hükümeti kurma görevini verdi. Parti tabanları dikkate alındığında kurulabilecek tek koalisyon olarak AK Parti ve Mhp koalisyonu öne çıkıyordu. İlk olarak Chp, sonra sırasıyla Mhp ve Hdp partileriyle görüştü Davutoğlu. Hdp ile hiçbir koalisyon düşünülmediği için elenen ilk parti Hdp oldu. Bahçeli'nin seçim gecesindeki tutumundan taviz vermeyerek AK Parti ile koalisyon istememesi de Mhp'yi koalisyon görüşmelerinde masanın dışına itti. Bunun üzerine AK Parti görüşmelere Chp ile devam etti. 'İştikşâfi' olarak nitelendirilen 35 saatlik görüşmenin sonucunda beklendiği gibi bir koalisyon kurulamadı. Olsun, en azından bizim nesil 'iştikşâfi' diye yeni bir kelime öğrenmiş oldu...

Gelelim asıl meseleye. Bahçeli freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı savrularak gidiyor. Ne öyleye ne böyleye geliyor. Gövdemizi taşın altına koyarız diye açıklamalar yapıp, gördüğü her taşın altından kaçan Bahçeli muhtemelen Mhp'nin 140. yılında nasıl iktidara geleceğinin aritmetik hesaplarını yapıyor. Kendisi bir ekonomisttir, dört işlemi çok iyi biliyor. Sıfırları siliyor, topluyor, çıkartıyor, çarpıyor işlem doğru ama sonuç yanlış çıkıyor. 40. yılında Mhp iktidar olacak demişti ama olmadı. Hayırlısı.

Başbakan'ın Ahmet Davutoğlu olmasını istemiyor Bahçeli. Demirtaş Ve Figen Yüksekdağ'ı zaten hiç tanımıyor. Kılıçdaroğlu'nu da istemiyor. Kılıçdaroğlu, "Başbakan sen ol Bahçeli" diyor, Bahçeli onu da kabul etmiyor.

Son olarak Bahçeli'yle bir kez daha görüştü Davutoğlu. Sonuç: Bahçeli yine istemedi. Davutoğlu, Bahçeli'nin görüşmede kabul etmediği dört öneriyi de tek tek sıraladı. Bahçeli, koalisyon istemiyor. Bahçeli, azınlık hükümeti istemiyor. Bahçeli, seçim hükümeti istemiyor. Bahçeli, erken seçim de istemiyor. Peki Bahçeli bu duruma ne diyor; "Tıkanıklığın aktörlerini herkes görecek". İnsan gerçekten hayret ediyor...

Velhasıl, Bahçeli'nin bu hali "Ya banane banane banane" diye türkü çığırıp internette tıklanma rekorları kıran çocuğu hatırlatıyor.

Koalisyon? Ya banane...

Azınlık hükümeti? Ya banane...

Seçim hükümeti? Ya banane...

Erken seçim? Ya banane...

Bahçeli bu hızla seçime de girmeyebilir.

Ya banane.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Ağu 15:48

Vallahi de doğru tespitler, elinize sağlık...

Bunlar da ilginizi çekebilir..