İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 37216

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8568

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 8052

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7312

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6594

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5520

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5427

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4997

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3134

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2551

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2334

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1953

İstanbul

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1808

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1720

Ankara

Sıla Münir

15 / Puan: 1644

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1554

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1344

İstanbul

Ali Turan

19 / Puan: 1324

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1309

Erzurum

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1226

Erzincan
İstanbul

Yamanduruş

22 / Puan: 1224

Sakarya

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1180

Ankara

Müsemma Şahin

28 / Puan: 1035

İstanbul

Ahmet Demir

26 / Puan: 1031

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1030

Ankara

Aykut Giray

27 / Puan: 1017

Yozgat

Mücahid Cesur

24 / Puan: 1005

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 979

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 962

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 05 saat 44 dakika kaldı.

Zihni Yıldız yazdı, 632 kez açıldı, 5 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
19 Ağu 15 04:00
Kedidir Ne Yapsa Yeridir

"bir kedi gördüm galiba"

...ya da

"kedidir, kediii"

Ne o sarı kuşun kafes içinde kedi ile mücadelesini anlatan çizgi filmi, ne de Zeki Alasya - Metin Akpınar ikilisinin -saçma sapan desem emeğe saygısızlık olacak- filmini izledim. Bu akşam bir kedi gördüm dostlar, bir sokak kedisi. Gözlerime inanamadım. Aha işte fotoğrafı. Yatsı vakti karanlık bir sokak olduğu için cep telefonu ile ancak bu kadar olabildi. Bu karanlık fotoğraftan bir şey anlamadım diyorsanız biraz sabretmeniz gerekecek. Zira bu konudaki açıklamayı yazının sonuna bıraktım. Şimdiki söyleyeceklerime "komplo" deyip burun kıvırmayın lütfen. Bu konu ciddi(!) Wikileaks belgelerine gösterdiğiniz ilginin binde birini bu konuya ayırın, çünkü bu konu sizi ilgilendiriyor. Saldırı öyle uzaklardan değil çok yakınınızdan, sokağınızdan gelecek. Haberiniz olsun.

Bu şehrin kedilerinin olağanüstü yetenekler kazandığını, yakında biz insanlarla sokak savaşlarına girişebileceklerini söylersem biraz abartmış olurum sadece. Sabahın alaca karanlığında karşı apartmanın altıncı katında oturan merhametli yaşlı kadının pencereden et, ciğer vb. atmasını hadi bu sokağın kedileri öğrendi diyelim. Başka sokaklardaki hatta başka mahallelerdeki kediler nereden biliyorlar? Vakti gelince toplanmaya başlıyorlar, hep birlikte o pencereye bakıyorlar gözlerini kırpmadan. Abartmıyorum bazen 50 ye yakın kedi oluyor o bölgede. Hızla düşen et parçalarının çıkardığı "pat, pat" sesleri ıssız sokaklarda yankılanmaya başlamışsa kediler için ziyafet vakti girmiş demektir. Hiç kavga etmeden herkes nasibini yiyor ve yarım saat sonra orada bir iki kediden başka kedi kalmıyor. Herkes ait olduğu sokağa dönüyor herhalde. Organizasyona bakar mısınız?

Sonra, bu kediler şehir hayatının zorluklarını bir bir alt etmeyi başarıyorlar haberimiz olsun. Hızla gelen arabanın altında kalıp ölen kedi olaylarına az rastlıyoruz artık. Adamlar -pardon kediler- işin püf noktalarını öğrendiler zahir. Trafiğin akış yönünü bilmese önce sağa sonra sola bakar mı kedicik. Aracın hızını da tahmin ediyorlar herhalde ki pırt diye geçiyorlar karşıya. Mega şehrin sokakları hızla kalabalıklaşan kedi nüfusuna ev sahipliği yapıyor artık. Hangi çöp kutusunda ne tür yiyecek var anlıyorlar. Bir çırpıda zıp diye çıkıyor, içine girip karınlarını tıka basa doyurduktan sonra kenara çekilip bir güzel yalanıyorlar. Bazı aylarda bizim bilmediğimiz bir lisanla birbirlerine bağırıyorlar bunlar. Sakın insanlara karşı yapacakları topyekün saldırının şifreleri olmasın bu garip bağırışlar? Kedidir ne yapsa yeridir.

Gelelim bu akşamki olaya: Dalgın dalgın kaldırımdan yürüyorum. O da ne, sıra sıra park etmiş araçlardan bir servis minibüsünün katlanmış aynasına leylek gibi tünemiş bir kedi. Birinden veya bir şeyden korkmuş desem, gözlerinde hiç korku emaresi yok. Gayet rahat, etrafı seyrediyor. Ben telefonu çıkardım, gece moduna getirdim, yakınlaştım, uzaklaştım hiç rahatsız olmadı. Aşağıya atlayacak diye telaş etmem boşunaydı. Hatta ben deklanşöre basarken başka yere bakıyordu, "pisst" diye bir ses verdim, bana baktı. Oraya nasıl çıkmış, dört ayağını birden nasıl sığdırmış o aynanın sırtına, ne arıyor o minnacık yerde? Şimdi gel sen komplo teorileri üretme. Bunlar araç kullanmaya başlarsa şaşmayacağım demiş miydim? Korkulur usta bu İstanbul'un kedilerinden. Öyle "kedidir kediii" deyip film çekmeye benzemiyor artık. Eski çamlar bardak oldu ey ahali. Benden söylemesi.

Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Oca 15:12

Misafir

1

21 Ağu 11:26

Meğer İstanbul'un kedileri sadece benim değil, dış "jurnal"lerin dikkatini çekmiş. Buyurun: "İstanbul'un kedileri Wall Street Journal'da" http://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/istanbulun-kedileri-wall-street-journalda,yrLBfwHVS06ALDEPD1ox9Q/QadjfGr23

Bunlar da ilginizi çekebilir..