İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 06 saat 03 dakika kaldı.

Zi̇hni̇ Yıldız yazdı, 7 kez açıldı, 5 kişi beğendi, 47 yorum yapıldı.
19 Ağu '15 04:00
Kedi̇di̇r Ne Yapsa Yeri̇di̇r

"bir kedi gördüm galiba"

...ya da

"kedidir, kediii"

Ne o sarı kuşun kafes içinde kedi ile mücadelesini anlatan çizgi filmi, ne de Zeki Alasya - Metin Akpınar ikilisinin -saçma sapan desem emeğe saygısızlık olacak- filmini izledim. Bu akşam bir kedi gördüm dostlar, bir sokak kedisi. Gözlerime inanamadım. Aha işte fotoğrafı. Yatsı vakti karanlık bir sokak olduğu için cep telefonu ile ancak bu kadar olabildi. Bu karanlık fotoğraftan bir şey anlamadım diyorsanız biraz sabretmeniz gerekecek. Zira bu konudaki açıklamayı yazının sonuna bıraktım. Şimdiki söyleyeceklerime "komplo" deyip burun kıvırmayın lütfen. Bu konu ciddi(!) Wikileaks belgelerine gösterdiğiniz ilginin binde birini bu konuya ayırın, çünkü bu konu sizi ilgilendiriyor. Saldırı öyle uzaklardan değil çok yakınınızdan, sokağınızdan gelecek. Haberiniz olsun.

Bu şehrin kedilerinin olağanüstü yetenekler kazandığını, yakında biz insanlarla sokak savaşlarına girişebileceklerini söylersem biraz abartmış olurum sadece. Sabahın alaca karanlığında karşı apartmanın altıncı katında oturan merhametli yaşlı kadının pencereden et, ciğer vb. atmasını hadi bu sokağın kedileri öğrendi diyelim. Başka sokaklardaki hatta başka mahallelerdeki kediler nereden biliyorlar? Vakti gelince toplanmaya başlıyorlar, hep birlikte o pencereye bakıyorlar gözlerini kırpmadan. Abartmıyorum bazen 50 ye yakın kedi oluyor o bölgede. Hızla düşen et parçalarının çıkardığı "pat, pat" sesleri ıssız sokaklarda yankılanmaya başlamışsa kediler için ziyafet vakti girmiş demektir. Hiç kavga etmeden herkes nasibini yiyor ve yarım saat sonra orada bir iki kediden başka kedi kalmıyor. Herkes ait olduğu sokağa dönüyor herhalde. Organizasyona bakar mısınız?

Sonra, bu kediler şehir hayatının zorluklarını bir bir alt etmeyi başarıyorlar haberimiz olsun. Hızla gelen arabanın altında kalıp ölen kedi olaylarına az rastlıyoruz artık. Adamlar -pardon kediler- işin püf noktalarını öğrendiler zahir. Trafiğin akış yönünü bilmese önce sağa sonra sola bakar mı kedicik. Aracın hızını da tahmin ediyorlar herhalde ki pırt diye geçiyorlar karşıya. Mega şehrin sokakları hızla kalabalıklaşan kedi nüfusuna ev sahipliği yapıyor artık. Hangi çöp kutusunda ne tür yiyecek var anlıyorlar. Bir çırpıda zıp diye çıkıyor, içine girip karınlarını tıka basa doyurduktan sonra kenara çekilip bir güzel yalanıyorlar. Bazı aylarda bizim bilmediğimiz bir lisanla birbirlerine bağırıyorlar bunlar. Sakın insanlara karşı yapacakları topyekün saldırının şifreleri olmasın bu garip bağırışlar? Kedidir ne yapsa yeridir.

Gelelim bu akşamki olaya: Dalgın dalgın kaldırımdan yürüyorum. O da ne, sıra sıra park etmiş araçlardan bir servis minibüsünün katlanmış aynasına leylek gibi tünemiş bir kedi. Birinden veya bir şeyden korkmuş desem, gözlerinde hiç korku emaresi yok. Gayet rahat, etrafı seyrediyor. Ben telefonu çıkardım, gece moduna getirdim, yakınlaştım, uzaklaştım hiç rahatsız olmadı. Aşağıya atlayacak diye telaş etmem boşunaydı. Hatta ben deklanşöre basarken başka yere bakıyordu, "pisst" diye bir ses verdim, bana baktı. Oraya nasıl çıkmış, dört ayağını birden nasıl sığdırmış o aynanın sırtına, ne arıyor o minnacık yerde? Şimdi gel sen komplo teorileri üretme. Bunlar araç kullanmaya başlarsa şaşmayacağım demiş miydim? Korkulur usta bu İstanbul'un kedilerinden. Öyle "kedidir kediii" deyip film çekmeye benzemiyor artık. Eski çamlar bardak oldu ey ahali. Benden söylemesi.

Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

27 Oca '16 15:12

Misafir

1

CEVAPLA
21 Ağu '15 11:26

Meğer İstanbul'un kedileri sadece benim değil, dış "jurnal"lerin dikkatini çekmiş. Buyurun: "İstanbul'un kedileri Wall Street Journal'da" http://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/istanbulun-kedileri-wall-street-journalda,yrLBfwHVS06ALDEPD1ox9Q/QadjfGr23

CEVAPLA
20 Ağu '15 00:42

O birkaç yıl öncesi idi Ahmet Bey. Şimdiki kediler akıllandı :)) Latife bir yana bir Can'a kıyan cihana kıymış sayılır. Can yaka, cana kıyan canileri Allah kahr-u perişan eylesin. İçim yanıyor.

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..