İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 06 saat 32 dakika kaldı.

Mustafa Karayel yazdı, 524 kez açıldı, 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
19 Ağu '15 16:00
Bu Dünya Ki̇mseye Kalmaz

Halife Harun Reşid'e Fransa kralı bir gül fidanı hediye etmişti. Harun Reşid o gül fidanına çok itibar göstererek bahçıvana verdi ve "Buna iyi bak. Bahçeye dik. Yetiştiği zaman da ilk çiçeğinden bana getir!" dedi. Bahçıvan gülü bahçeye dikti. Gül çok güzel olmuştu. Aradan zaman geçti, çok güzel bir gül açtı. Bahçıvan gülü koparmak için o tarafa doğru giderken gülün dalına konmuş bir bülbülün yanık öttüğünü görüp onu seyre daldı. "Nasıl olsa uçar, gider. Ben de ondan sonra koparırım!" dedi. Fakat yazık ki, bülbül hayli öttükten sonra gülü darmadağın etti. Bahçıvan çok üzülmüştü. Ne diyecekti şimdi padişaha? Doğru huzura çıkıp meseleyi anlattı ve üzüntüsünü bildirdi. Halife üzülmemesini söyledikten sonra "Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Bülbüle de kalmaz, canın sağ olsun!" dedi ve bahçıvanı affetti.

Aradan bir zaman geçti. Bahçıvan bir gün o bülbülü bir yılanın yutmakta olduğunu görüp doğru halifenin huzuruna çıkarak vaziyeti anlattı: "Efendim, keramet gösterdiniz. Hakikaten dünya bülbüle kalmadı!" dedi. Padişah yine aynı sözleri tekrarlayarak "Bu dünya yılana da kalmaz. O da bir gün belâsını bulur!" dedi. Bir gün yılan bahçe sulamakta olan bahçıvanın ayaklarına doğru hücum etti. Bahçıvan yılandan daha çabuk davranıp elindeki kürekle yılanı ortadan ikiye böldü ve öldürdükten sonra halifenin huzuruna çıkıp meseleyi anlattı. Halife yine aynı şekilde "Bu dünya sana da kalmaz. Sen de bulursun bir gün belânı!" dedi. Olacak ya, bir suçundan dolayı padişah bahçıvana kızıp idamına karar verdi. Cellâtları çağırdı, bahçıvanı ellerine vererek kellesini kesmelerini söyledi. Cellâtlar bahçıvanı alıp götürdüler. Fakat hüküm infaz edilmeden önce son bir isteği olup olmadığını sordular. Bahçıvan "Var bir isteğim ama onu ancak padişaha söylerim, başkasına söylemem hiçbir mânâ ifade etmez!" deyip kendisini padişaha götürmelerini istedi. Bahçıvanın bu isteği cellâtlara garip gelse de, durumu halifeye haber verdiler. Padişah görüşmeyi kabul edip ne diyeceğini sordu. Bahçıvan "Sultanım, mesele mâlûmunuzdur. Bu dünya bülbüle, yılana ve bana kalmadığı gibi sana da kalmayacak. Sen beni ufak bir sebepten cellâtlara teslim ettin. Bu yalancı dünyanın sana kalacağını mı sanıyorsun? Dünya etme bulma dünyasıdır derler diyen sendin!" dedi ve söyleyeceğinin bundan ibaret olduğunu bildirdi. Bu hatırlatma halifeye çok tesir etmişti. "Adamı öldürüp de elime ne geçecek?" diyerek affetti.

Netice ne mi oldu?

Bahçıvana da kalmadı bu dünya…

O da göçtü bu fani alemden dar-ı bekâya..

*************

Kimseye bâkî değildir, mülk-i dünyâ sîmü zer,

Bir harâb olmuş kalbi, ta’mîr etmekdir hüner.

Buna fânî dünyâ derler, durmayıp, dâim döner.

Âdem oğlu bir fenerdir, âkıbet birgün söner!

***************

Resimdeki şiirde şöyle buyuruyor Kanuni Sultan Süleyman Han Hazretleri;

Mülk-i dünyâ kimseye kalmaz sonu berbâd olur,

Ey Muhibbî şöyle farzet kim Süleymân olmuşuz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..