İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 29710

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8068

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6634

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 4838

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4820

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4398

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3981

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3696

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2415

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2220

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1866

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1710

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1612

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1410

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1355

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1039

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1023

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 1012

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 909

Ankara

Reşit Akpınar

22 / Puan: 901

Erzurum

Yamanduruş

21 / Puan: 901

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 878

İstanbul

Müsemma Şahin

24 / Puan: 862

İstanbul

Ahmet Lalbek

25 / Puan: 855

Erzincan

Mesut Toprak

26 / Puan: 846

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 804

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 763

İstanbul

Alpay Gökçe

30 / Puan: 729

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 17 dakika kaldı.

Cemil Koç yazdı, 331 kez açıldı, 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
20 Ağu 15 16:00

Cemil Koç

Puan: 267

Muhtar Bile

Muhtar, köy veya mahalle tüzel kişiliğinde, yönetiminin başında bulunan kişidir. Kökeni Arapçadır ve "seçilmiş kişi" anlamına gelir.

Muhtar, köy veya mahalle halkı tarafından seçilir. Muhtar seçiminde siyasi partiler aday gösteremezler. Türkiye'de muhtarların görev süresi 5 yıldır. Muhtar köy tüzel kişiliğini temsil eder ve köyün yol, köprü, çeşme vb ortak mallarını inşa ettirir, inşa olunanların bakım ve onarımını yaptırır. Muhtar köyde yapılması gereken işleri imece usulu ile gerçekleştirir. Aynı zamanda muhtar, genel yönetimin temsilcisi sıfatıyla da yasaları ve hükümet emirlerini halka duyurur, köy içinde dirlik ve düzeni sağlar. Genel yönetimle ilgili işlerin köyde uygulanmasına yardımcı olur.

Türkiye genelinde 18 bin köy, 32 bin mahalle olmak üzere yaklaşık 50 bin muhtarlığımız ve muhtarımız bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, halk tarafından seçildiği günden bu yana belirli aralıklarla bu muhtarlarımızı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde misafir ediyor, onları ihmal etmiyor. Son olarak 19 Ağustos günü, yani dün, 9. Muhtarlar Buluşması'nda muhtarlarımızı ağırladı. Hedefi tüm muhtarları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamak olan Erdoğan'ın muhtarlarla yaptığı her buluşmada belirli bir kesim de anında Erdoğan'a hücum ediyor, muhtarları dalga konusu yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi mücadelesi içinde muhtarlık kavramının ayrı bir önemi ve müstesna bir anlamı olmuştur. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Başkanı olduğu dönemde Siirt'te bir şiir okumuş, okumuş olduğu bu şiir nedeniyle hakkında dava açılmıştı ve 23 Eylül 1998'de hakkında 10 ay hapis cezası verilmişti. Bu mahkumiyet kararının hemen ertesi günü birçok gazete - özellikle dönemin 'pijamasever' gazetesi- şu başlığı atmıştı: "Artık Muhtar Bile Olamaz". 1998'de atılan bu başlık, hem şahsen Erdoğan'ın hem de milletin hafızasından hiç çıkmadı. Aslında o başlığı atarak sadece Erdoğan'ı tahkir etmekle kalmıyorlardı. Türkiye genelindeki tüm muhtarları da, sanki muhtarlık kötü bir şeymiş gibi, tahkir ediyorlardı.

Aslında zihinlerinin gerisinde seçilmişlere karşı gerçekten büyük bir kibir vardı. Bunlar kibirli ve gururluydu. Milletin seçimlerine asla samimi olarak bakmıyorlardı. Milletin seçtiklerine hiçbir zaman değer vermediler, hiçbir zaman değer vermek istemediler. Yakın siyasi tarihimize baktığımızda milletin seçtiği muhtar da olsa, belediye başkanı da olsa, başbakan ya da cumhurbaşkanı da olsa her zaman tahkir etmek ve kibirleriyle onları ezmek istediler. Hamdolsun millet iradesine sahip çıktı, sandığına sahip çıktı ve kendi tercihlerinin, bu ülkenin o kibirli elitlerin tercihlerinden daha önemli olduğunu her fırsatta gösterdi.

"Muhtar Bile Olamaz" diyerek, hem Erdoğan'ın şahsıyla hem de tüm muhtarlarla güya alay ediyorlardı ama bu millet Erdoğan'ı milletvekili seçti, Başbakan yaptı, ardından da Türkiye Cumhuriyeti'nin halkoyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanlığı makamına yükseltti.

Millet tarafından seçilmiş olmak şüphesiz kolay değildir. Önemli bir kazanımdır. İster muhtar olsun, ister belediye başkanı, isterse milletvekili, başbakan, cumhurbaşkanı olsun milletin tercihine ve teveccühüne mashar olmak büyük bir şereftir. Dolayısıyla halkın tercihiyle iş başına gelmiş muhtarlarımız son derece önemli bir makamda bulunuyorlar.

Erdoğan siyasi hayatı boyunca her zaman demokrasinin yerelde başladığını ifade etmiştir ve bunun gereğini de yerine getirme mücadelesini çokça verdi. Demokrasi önce ailede, köyde, mahallede başlar. Evde, köyde, mahallede demokrasi kültürü ne kadar güçlenirse ülkenin tamamında da bu kültür gelişir ve güçlenir. Esasen muhtarlarımız, demokrasinin çekirdeği denilebilecek bir öze sahiplik yapıyorlar. Muhtarlıklar sadece en küçük idari birim olma vasfını taşımakla kalmıyorlar. Aslında demokrasinin temelini teşkil ediyorlar. Erdoğan da siyasi hayatı boyunca bu anlayışı hep muhafaza etti. Erdoğan tepeden inmeci, baskıcı ve dayatmacı bir idare anlayışının daima karşısında durarak çekirdekten kabuğa, mikrodan makroya, fertten cemiyete dağılan bir idare anlayışını en güçlü şekilde savunduğunu belirtti. Erdoğan evlerden sokaklara, sokaklardan caddelere, caddelerden mahallere, semtlere derken oradan da tüm ülkeye dağılan bir siyasi mücadele verdi. En tepeden yola çıkıp köylere, mahallelere giden bir yol değil; köy ve mahalleden yola çıkıp en tepeye giden bir yol izledi. Onun için muhtarlar Erdoğan'ın siyasi hayatı boyunca en fazla önem verdiği, yol arkadaşlığı yaptığı kesim oldu.

"Ne olacak ya alt tarafı köy muhtarı..." dememek lazım. Muhtar da olsa, milletin tercihlerine saygı göstermeyi öğrenmeliyiz. 20 kişi de seçse, 20 bin kişi de seçse, 20 miyon da seçse; 'seçilmiş'tir, saygı duymalıyız. Bakmayın siz kendi akıllarınca muhtarları küçümseyip görmezden gelenlere. Bu küçümseyenlerin belki de hiçbiri oturdukları mahallelerinde muhtarlığa aday olsa kazanamazlar. Daha kendi mahallesini bilmeyen, nerede oturduğundan habersiz, bu yüzden kendine oy dahi veremeyenler kendi mahallesinden muhtar adayı olmayı başarabilirler mi, o da meçhul.

Her şey bir yana, tek tesellileri var; Recep Tayyip Erdoğan muhtar bile olamadı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..