İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Zi̇hni̇ Yıldız yazdı, 38 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
27 Ağu '15 05:00
Ali Esin'e Vefa

Bir Ali amcamız vardı bizim. Daima gülümseyen, altın kalpli güzel insan Ali Esin. Babamla aynı yıllarda (1926) doğmuş. Biz onunla 90'lı yıllarda karşılaştık. Görmüş-geçirmiş, hayatın her türlü cilvesine şahit olmuş, devlet dairesinden emekli olmuş müşfik bir "abi" olarak çıktı karşımıza. Çalıştığımız kanallarda (Star Tv ve Kanal 6) o hava durumu sunuyor, biz de onu çekiyorduk. Meslekte hem "alaylı" hem "okullu" idi. Böylelerine az rastlanır. Meteoroloji yüksek mühendisi. 50'li yıllarda Yeşilköy Havaalanında işe başlamış, sonra gazeteye geçmiş, bilahare Türkiye'nin ilk hava durumu sunucusu olarak TRT'de çalışmaya başlamış. TRT'den emekli olunca kopamamış mesleğinden. Özel televizyonların kurulması onun için ikici bahar olmuş. Star'dan sonra Kanal 6'ya geçtik beraber. Ben bir ara haber yönetmenliği yapmıştım, o günlerde yakından tanışma imkanımız oldu rahmetlik ile.

*

İşine o kadar titizleniyordu ki zannedersiniz daha yeni başlamış, kendini ispat etmek için çabalıyordu. Herkesten önce gelir, o günün hava durumu ile ilgili tüm kaynakları tarar, araştırmalarını yapar ve bunların ışığında kendi tahminini oluştururdu. Ve bu tahminlerin haritaya dökülmesi. Beni/bizi hayretlere düşüren aşama buydu. O günün şartlarında doğru dürüst bilgisayar programı yok. Amiga marka bir bilgisayarı vardı. O bilgisayardaki iptidai programlarda neler yaptığını anlatamam. O çizgileri, kar-yağmur-bulut-güneş ikonlarını binbir zahmetle yerleştirirdi harita üzerine. Her gün ayrı bir sanat eseri çıkarırdı. Sade ve anlaşılır haritalarla inerdi rejiye. Mavi fon önünde boşluktaki hayali noktaları eli ile göstererek öyle tatlı bir anlatımı vardı ki herkes hayran kalırdı. Çoğu zaman, günlük hayatta işe yarayacak ipuçları ve örneklerle zenginleştirirdi anlatımını. Mesela, vücut ısısını dengelemek için dondurmayı kışın, çayı yazın tüketmemizi tavsiye ederdi. Oysa biz tam tersini yapıyoruz değil mi.

*

Ona arada bir takılıyordum. "Yahu Ali abi, akranların kahvede pişpirik oynuyor, artık sen bırak şu işi, gençlerin önünü aç. Git evinde dinlen, tatil yap, gez toz..." derdim. Tatlı tatlı gülerek "oğlum ben çalışmadan yapamam, bu işi seviyorum, bu işi doğru dürüst yapan yok ki, ben kimsenin önünü kesmem merak etme" derdi.

*

Bir gün "Zihni, ben yarın hastahaneye yatacağım, ufak bir operasyon geçireceğim, hakkını helal et" dedi. "Saçmalama Ali abi, ne hakkımız var ki, sen yarın yatar öbür gün sağlıkla çıkar işine gelirsin inşaallah" diyerek teselli ettim. Herkesle helalleşti, gitti.

*

Florence Nightingale Hastanesinde ameliyat olmuş. Doktorun anlattığına göre başarılı geçmiş, zaten gerçekten de basit bir operasyon imiş. Ali abi ameliyat çıkışı kendine gelmiş, hiç bir problem çıkmamış. İşte ne oldu ise ondan sonra olmuş. Anlatıldığına göre Ali abi ameliyat sonrası bir hayal kırıklığı yaşamış. Vefasız biri yüzünden dünyaya küsmüş birden. Ertesi gün ekipçe ziyaretine gittiğimizde Ali abi yoğun bakıma kaldırılmıştı. Doktoru ile konuştuk. "Ben böyle bir şey görmedim, Ali bey'in vücudu aniden kendini kapattı, önce yemedi, içmedi. Bunun üzerine serumla beslemeye karar verdik, enteresan bir şekilde vücut serumu da kabul etmedi. İlaç tedavimize cevap vermedi, kısa sürede yoğun bakımlık oldu" dedi. Şaşırıp kalmıştık. O günü hiç unutmadım, yeri geldiğinde arkadaşlarıma anlatıyorum örnek olsun diye. Ali abi yoğun bakımda da uzun kalmadı. Yanlış hatırlamıyorsam o gün veya ertesi gün vefat etti. Allah taksiratını affeylesin. Mekanı cennet olsun.

*

Ne yazık ki onunla çekilmiş bir fotoğrafım yok. İnternetten araştırdım. Ömrü hava durumu fonunun önünde geçen Ali abinin kamera önünde çekilmiş doğru dürüst bir fotoğrafı bile yok.

*

Derken içimi sızlatan yukarıdaki fotoğrafın bulunduğu internet sayfası ile karşılaştım. "Gitti Gidiyor" diye satış yapan bir sitede Ali amcanın renkli fotoğrafı 10 liraya satışa çıkarılmış maalesef. Vâ veylâ, vâ esefâ!

*

Ey insanlık, ey vefa duygusu! Nereye gittiniz, kaybolduğunuz yerden ne zaman çıkacaksınız? Her şeyi paraya çevirmeyi maharet sayan vahşi kapitalizm anılarımızı da sepete ekletmeden gelin artık ne olur. Çok üzgünüm.

Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

27 Oca '16 18:12

Misafir

1

CEVAPLA
27 Ağu '15 13:59

Teveccühünüze teşekkür ederim Bulut bey.

CEVAPLA
27 Ağu '15 13:57

Ali Esin Bey'e Allah rahmet eylesin. Böyle bir paylaşım için çok teşekkürler, nasibe değdi yazı.

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol