İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara
Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 8 kez açıldı, 11 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
28 Ağu '15 01:00
Parti̇ni̇n Başına Devleti̇ Geti̇rmek

Türkiye'de partilerin demokratik yönetilmediği, yapılarının demokratik olmadığı ezelden beri söylenir. Parti içi muhalefetin başı ezilir, disiplin silahıyla partiden uzaklaştırılır filan.

Durumdan parti genel başkanları da dahil herkes şikâyetçidir. Bir türlü de önüne geçilemez bunun. Partide iktidari ele geçiren kişi kendi delegeleriyle gelir. Partinin delegeleri değil de başkanın delegeleri vardır. Kendi sıkılmadığı sürece de o koltuktan başkanı kolay kolay kimse kaldıramaz. Koltuğa oturana kadar şikayet ettiği tüzük vs. bir anda o kadar da kötü gelmez.

Bizdeki partiler sanılanın, görüntünün aksine evrensel belli bir siyasi akımın partileri olmadıklarıdan, daha çok çıkar birlikteliği, pastadan pay kapma kardeşliği olduğundan bu başkan hegemonyası kolaylıkla sürebiliyor. Dava, ezilenlerin mücadelesi filan hep hikaye. Arada istisna partililer elbette vardır.

Bazı partilerde ise durum daha da vahim. Buralara göstermelik de olsa demokratik bir yapının gölgesi bile düşmüyor.

Mesela MHP.

Siyasi parti değil adeta mermer mübarek. Burada esas olan parti değil başkan aslında. Partiyi, Başkan hep oradaymış da onun altına kurmuşlar adeta. Parti politikasından ziyade başkan politikası var.

Devlet Bahçeli, bütün parti koalisyon yanlısı olsa bile kendisinin bir "hayır"ı ile süreç bitirebiliyor.

Üstelik bu öyle bir hayır ki her şeye hayır. HDP'ye hayır. CHP'ye hayır, koalisyona hayır, seçime hayır, seçim hükümetine hayır, başbakan olmaya bile hayır.

%10 - 20 arası oy alan bir partinin genel seçimlerden beklentisi nedir acaba? Her şeye hayır deyip iktidara gelmek mi? Yan yana gelmem dediği partinin, milletin başına bakan olabilmesinin yolunu açarak iktidara gelebileceğini mi sanıyorlar acaba?

Tabii bunu kendi anlayışları, milliyetçilikleri bakımından söylüyorum. Devlete millete ihanet ettiklerini iddia ettikleri, kendileri ile hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceklerini söyledikleri insanların bakan olmasına neden engel olmuyorlar? Üstelik buna hükümete girmeden, dışarıdan desteklemeden yapabilirlerdi; mecliste seçim kararına evet diyerek mevcut hükümetin ülkeyi seçime götürmesini sağlayabilirlerdi. Bu evetin Ak Parti'ye şimdi olduğundan daha olumlu bir durumu da olmayacaktı.

Seçim hükümetine girmeyerek AKP'nin, kendisine düşen bakan kontenjanını kullanmasına zaten imkan vermiş bir parti vatan haini ilan ettiği insanlara neden bakanlık hediye etti?

Neyin kimin milliyetçiliği ki bu? Kendisine bakanlık teklif edildiği için tepki olarak genel başkan yardımcılığından istifa edenler milletin başına HDP'li bakan gelmesinden neden rahatsız olmuyorlar?

Oktay Vural'ın bugün bir TV'de kullandığı "AKP PKK koalisyonu kurulmuştur" cümlesini kurabilmek için bütün bunlar. Gerçekte kimin bakan olduğu filan umurlarında bile değil. Sırf o cümle için kırmızı plakalı makam arabasını 'düşmanlarına' vermişlerdir.

Halbuki MHP, artık bu içi boş söylemleri bırakıp daha güncel politikalar geliştirmeliydi. Vatan sevgisini Türk'ü severek değil Türkiye'nin her unsurunu kucaklayarak göstermeliydi.

Ama tabii böyle politika değişiklikleri eski kadrolarla yapmak kolay bir iş değil.

67 yaşına gelmiş Devlet Bahçeli başarısız olduğunu kabul edip, gençlere hakkını ne zaman teslim edecek?

Devlet Bahçeli ne zaman istifa edecek? Ülkücüleri sokaklardan çektiği için herkesin memnun olduğu Devlet Bahçeli, artık daha fazlasını da yapması gerekmiyor mu?

MHP'nin en büyük sorunu belli.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

28 Ağu '15 03:59

ülkücüleri sokaktan çekmemiş sadece meclisden de çekecek yakında..

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..