İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 39 dakika kaldı.

İremgül Gürcüm yazdı, 1 kişi sahiplendi, 535 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
2 Eyl 15 10:00
Çıldırmak İçin Güne Hastanede Başlayın!

Elimde 617 yazılı bir kağıt... Sabahın dokuzunda hınca hınç kalabalık bir koridor... Çok fazla mesai yapmamasına rağmen erkenden yorgunluğa teslim olmuş sekreterler... Canının derdine düşmüş hastalar... Tam olarak gizemini çözemediğim, sırasına anlam veremediğim odalardan çıkıp düzensiz sayılar bağıran mavi giyimli görevliler... Sohbetin dibine vuran yaşlı teyzeler... Birbirine ilginç reçeteler sunan beyaz saçlı amcalar... Acaba odalarda saklanmış doktorlar ne durumda?

Derken bu gergin ortamda eksikliği hissedilen kavga patlak verdi. Bir kayıt görevlisi kendinden yaşça büyük bir teyzeye bağırıyor:

-Bilmiyorum demedim mi size bilmiyorum? Neden ısrarla soruyorsunuz? Sağır mısınız? Bilmiyorum işte.

Sakinliğini korumak için elinden geleni yapan ancak gözleri yaşla dolarak, yanakları ise sinirden kızararak kendisine ihanet eden teyze cılız sesiyle karşılık vermeye çalışıyor:

-Ne diye bağırıyorsun kızım? Ben de birkaç kişiye sordum bilemediler. En son sana yönlendirdiler. İlk sorduğumda cevap vermedin, şimdi de bağırıyorsun. Ayıp değil mi evladım?

Müdahale eden kimse yok. Hatta kimileri telefonlarını çıkarıp kavgayı kameraya almaya başladı. En sonunda teyze kayıttakilere sizi baş hekime şikayet ederim tarzı tehditler savurarak uzaklaştı.

Bu olayın ardından bir sessizlik kapladı insanın içini karartan, duvarlarından psikolojik travmalar akan hastane koridorunu. Birkaç saniye sürmedi, kimin haklı kimin haksız olduğu kararı verildi hasta yakını jürileri tarafından. Ardından her şey unutulup boş sandalye bulma, sırada biraz olsun öne geçebilme yarışına geri dönüldü.

Randevu alma sistemi teknolojik açıdan doruk noktasına ulaşmışken hastanelerin kendi içindeki düzenin bu kadar karmaşık olması nasıl bir tezatlıktır? Neden hastaneye düşen daha çok hasta olmak zorunda?

Sıram mı? 617 numarayı çağırmışlar ama çıkan kargaşada çoğu hasta bir şey duyamadığından artı bir yığılma oldu. Olan yine bize oldu.

Bu arada beklerken hiç susmayıp iki saat boyunca konuşan Bedriye teyzeye geçmiş olsun. Sayesinde komşusundan kaynanasına kadar tüm özel hayatındaki sorunları öğrendim.

Allah tüm hastalara acil şifalar versin. Başımızdan hastaneleri eksik etmesin ama kimseyi de oralara düşürmesin.

Bir büyüğümün dediği gibi: "Hastaneler,adliyeler,hapishaneler daha çok dolup taşacak. Yetmeyecek evladım... Yetmeyecek!"

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..