İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31704

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8138

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6809

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5595

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4883

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4830

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4313

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4004

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2507

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2305

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1426

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1093

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 980

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 945

Ankara

Mücahid Cesur

21 / Puan: 942

İstanbul

Yamanduruş

22 / Puan: 941

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 895

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 870

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 792

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 25 dakika kaldı.

İremgül Gürcüm yazdı, 1 kişi sahiplendi, 502 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
2 Eyl 15 10:00
Çıldırmak İçin Güne Hastanede Başlayın!

Elimde 617 yazılı bir kağıt... Sabahın dokuzunda hınca hınç kalabalık bir koridor... Çok fazla mesai yapmamasına rağmen erkenden yorgunluğa teslim olmuş sekreterler... Canının derdine düşmüş hastalar... Tam olarak gizemini çözemediğim, sırasına anlam veremediğim odalardan çıkıp düzensiz sayılar bağıran mavi giyimli görevliler... Sohbetin dibine vuran yaşlı teyzeler... Birbirine ilginç reçeteler sunan beyaz saçlı amcalar... Acaba odalarda saklanmış doktorlar ne durumda?

Derken bu gergin ortamda eksikliği hissedilen kavga patlak verdi. Bir kayıt görevlisi kendinden yaşça büyük bir teyzeye bağırıyor:

-Bilmiyorum demedim mi size bilmiyorum? Neden ısrarla soruyorsunuz? Sağır mısınız? Bilmiyorum işte.

Sakinliğini korumak için elinden geleni yapan ancak gözleri yaşla dolarak, yanakları ise sinirden kızararak kendisine ihanet eden teyze cılız sesiyle karşılık vermeye çalışıyor:

-Ne diye bağırıyorsun kızım? Ben de birkaç kişiye sordum bilemediler. En son sana yönlendirdiler. İlk sorduğumda cevap vermedin, şimdi de bağırıyorsun. Ayıp değil mi evladım?

Müdahale eden kimse yok. Hatta kimileri telefonlarını çıkarıp kavgayı kameraya almaya başladı. En sonunda teyze kayıttakilere sizi baş hekime şikayet ederim tarzı tehditler savurarak uzaklaştı.

Bu olayın ardından bir sessizlik kapladı insanın içini karartan, duvarlarından psikolojik travmalar akan hastane koridorunu. Birkaç saniye sürmedi, kimin haklı kimin haksız olduğu kararı verildi hasta yakını jürileri tarafından. Ardından her şey unutulup boş sandalye bulma, sırada biraz olsun öne geçebilme yarışına geri dönüldü.

Randevu alma sistemi teknolojik açıdan doruk noktasına ulaşmışken hastanelerin kendi içindeki düzenin bu kadar karmaşık olması nasıl bir tezatlıktır? Neden hastaneye düşen daha çok hasta olmak zorunda?

Sıram mı? 617 numarayı çağırmışlar ama çıkan kargaşada çoğu hasta bir şey duyamadığından artı bir yığılma oldu. Olan yine bize oldu.

Bu arada beklerken hiç susmayıp iki saat boyunca konuşan Bedriye teyzeye geçmiş olsun. Sayesinde komşusundan kaynanasına kadar tüm özel hayatındaki sorunları öğrendim.

Allah tüm hastalara acil şifalar versin. Başımızdan hastaneleri eksik etmesin ama kimseyi de oralara düşürmesin.

Bir büyüğümün dediği gibi: "Hastaneler,adliyeler,hapishaneler daha çok dolup taşacak. Yetmeyecek evladım... Yetmeyecek!"

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..