İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 53 dakika kaldı.

Emre Keleş yazdı, 565 kez açıldı, 9 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
8 Eyl 15 06:00

Emre Keleş

Puan: 934

Gerçekçi Olalım Duyar Kasmak Başka Şey Kucak Açmak Başka Şey

Selamınaleyküm sevgili arkadaşlar

O kadar yardırmışsınız ama herkes yine oyunu partiye verecek. Mülteci bir çocuğun cesedi kıyıya vurduktan sonra duyar kasanlar "ülkemde ne işi var bunların" , "aman her yeri de bu Suriyeliler doldurdu", "Suriyelileri istemiyoruz" diye galeyancılık yapanlar ve bütün bunlara rağmen duyarlılık adına kimseye söz söyletmeyenler. Herhalde onlar da yine aynı partiye verecek oyunu. Yani karşılıklı manipülasyonlar ya da oy için cici çocuk duyarlı vatandaş/partili rolleri pek fazla bi işe yarayacak gibi görünmüyor. Gerçekçi olalım duyar kasmak başka şey kucak açmak başka şey.

Sokakta görmeye tahammül edemedikleri insanlara kucak açan onları ülkeye kabul eden besleyen her türlü insani yardım ile ihtiyaçlarını karşılayan partiye oy verecek halleri de yoktu yani. Ama profil fotoğrafının değişmesi vicdanının rahatlamasına yetiyor tabi insanların "vay be ne kadar da duyarlı bir arkadaş" demelerine de. Böylece takdirler de toplanmış konu hakkında önemli bir mücadele de verilmiş oluyor. Bir de bayraklı kornalı bir yürüyüşe katıldılar mı işte sana insanlık abidesi duyarlılık adına heykeli dikilecek şahsiyetler. Kendileri gibi yapmayan her insana da karşıt görüşlü, diğer partiye oy veren etiketi takılıyor. Mesela bu yürüyüşlerden birine katılıp foto çektirip sosyal medya hesabınızda birilerinin gözüne sokarak paylaşmamışsanız kesin ötekisiniz ve çok cahilsinizdir. Kalın kafanız hiçbirşeyden anlamıyor size ne söyleseler boş çünkü siz onların gözünde koyunsunuzdur. Tahammül edilemeyen bir konu da sizin oyunuzun onlarınki ile aynı olması. Bu nasıl olabilir? Yıllar önce kadınlara eşit seçme ve seçilme hakkını veren bu konuyu nasıl olmuştu da düşünememişti? Bu düşünceden ödün vermemiş insanlar ona buna cahil demeyi bırakıp koyun muamelesi yaptıkları kalın kafa dedikleri insanların partisine mi oy vereceklerdi? Ayrı bir durumda şu ki bahsetmiş olduğumuz tarafların tamamı siyaseti ve siyasetçiyi hiç sevmez. Efendim medya şöyle yalancı da siyaset hep bunlar da benim siyasetle işim olmazlar falan filan. Azcık tuttuğu partinin bi kıyısından köşesinden birine bi laf söyle de bak ne oluyor? O siyaseti hiç sevmeyen işim olmaz diyen adam en kral siyasetçilere havlu attırır.

İnsanlar sosyal medya hesaplarından olayları takip ederken yazılan yazıları okurken yapılan yorumları konuşmaları takip ederken kendine şöyle bir dönüp baksa bu minvalde ne demek istediğimizi anlayacaktır. Bir olayın ardından kendi görüşü oluşmaya başlamadan evvel karşıt görüşlü kişileri süzgeçten geçiriyor; acaba şu ne yazmış filanca ne paylaşmış solcu arkadaşım olaya nası bakıyor komünist akrabam ne demiş ülkücü kankim ne söylemiş... Kimine nazı geçiyor bi yorum patlatıyor. Kimine kızıyor sitemvari bir şey söyleniyor. Kimine çıldırıyor misilleme niyetine küfürler hakaretler dolu başka bir durum paylaşıyor.Takip eden taraflar kimi destek oluyor kimi kınıyor bu hırs ve taraf olma süreklilik doğuruyor. Taraf olmadığı bir grup doğru söylese dahi karşıt olduğu için doğrusunu doğru olarak kabul etmemesini isteyen bir zihin yapısal olarak taraftarlarını esir alıyor. Böylece toplumsal boyutta her çeşit tartışma ve laf sokma yarışına girilmiş oluyor. Böylelikle insanlarda altta kalmamak kendini kanıtlama isteği gösteriş gibi çeşitli arzular istekler dışa vurulmuş oluyor.

Herkesin her konuda bilgi sahibi olması uzmanlık derecesinde görüş sahibi olmasının başka ne gibi bir açıklaması olabilir? Peki madem bu kadar bilgi sahibi uzman görüş sahibi insanlarız neden sadece birbirimize birşeyler kabul ettirmek tartışmak ve siyasette kullanmak yerine topluma fayda sağlayacak insani meselelerde ahlaki konularda veya iktisadi sorunlarda kullanmıyoruz? Bunu düşünebiliriz.

Mesela İslam'da Ensar ve Muhacir konusunu kendimize ev ödevi yapıp iyi bir toplum, ahlaklı bir birey, vicdanlı bir İnsan olmanın sosyolojik ve toplumsal alanda ne sonuçlar getireceğini ya da geçmişte islami ve insani açıdan kazandırdığı mı yoksa günümüzde korkulduğu gibi geçimsizlik, işsizlik ve yokluk gibi toplumsal sonuçlar mı doğurduğunu tartışarak başlayabiliriz. Duyarlılık açısından hangisi daha fazla katkı sağlar? Katkı sağlamadığı sürece gösterilen duyarlılığın pek bir önemi kalmıyor.

Şimdi ev ödevimiz şu;

Ensar muhacire duyar mı kasmış kucak mı açmış?

Selametle

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
08 Eyl 17:35

Teşekkürler Kürşat bey dertli olduğum bir konuydu sahiplenen birinin çıkması bile yeterli oldu :)

08 Eyl 13:14

Güzel yazı olmuş: İzninizle puanım yetmediği için yazınızı buradan sahipleniyorum :)

Bunlar da ilginizi çekebilir..