İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 29710

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8068

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6634

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 4838

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4820

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4398

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3981

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3696

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2415

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2220

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1866

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1710

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1612

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1410

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1355

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1039

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1023

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 1012

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 909

Ankara

Reşit Akpınar

22 / Puan: 901

Erzurum

Yamanduruş

21 / Puan: 901

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 878

İstanbul

Müsemma Şahin

24 / Puan: 862

İstanbul

Ahmet Lalbek

25 / Puan: 855

Erzincan

Mesut Toprak

26 / Puan: 846

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 804

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 763

İstanbul

Alpay Gökçe

30 / Puan: 729

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 13 dakika kaldı.

Cemil Koç yazdı, 444 kez açıldı, 8 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
17 Eyl 15 18:00

Cemil Koç

Puan: 267

Terör Medyası

Nihayet, Doğan Medya Grubu bünyesindeki basın kuruluşlarına "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan soruşturma açıldı. Soruşturmanın açılmasıyla birlikte 'özgür basın'cılar da yerinden hopladı. Ufacık bir şekilde kendilerine dokunulduğu zaman ortalığı ayağa kaldırıp "ozgor boson sostorolomoz" naraları atan kesim; her türlü alçaklığı, ahlaksızlığı ve dahasını yapıp her seferinde 'basın özgürlüğü'ne sığınıyor. Açıkça terör örgütü propagandası yapmakla suçlananlar hala utanmadan, adeta teröristleri de desteklediklerini kabul ederek, "benim basın özgürlüğüm var, kimse bana dokunamaz, terör propagandası da yaparım kime ne" modunda 'basın özgürlüğü'ne sığınma gayretindeler. Böyle bir özgürlük dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir medya kurumunda yok. Hiçbir ama hiçbir meslek, erbabına suç işleme ayrıcalığı vermez. Bunu unutmayın.

Gelelim açıkça terör propagandası yapmakla suçlanan Doğan Medya Grubu'nun son zamanlarda yaptıklarına.

DHKP-C'li teröristler, Şehit Savcımız Mehmet Selim Kiraz'ın başına silah dayanmış fotoğrafını propaganda amaçlı servis ettiler. Hürriyet tam da örgütün istediği gibi, sorumsuzca bu fotoğrafı gazetenin ilk sayfasına tam sayfa bastı. Onunla alakalı gazetelerinde bir yazar o teröristlere 'biz de sizi seviyoruz' demiş, yine Cnn Türk ekranlarında Mirgün Cabas adlı şahıs bu teröristleri 'terörist' olarak değil 'eylemci' olarak ifade etmişti. Bir başka Cnn Türk spikeri Nevşin Mengü ise DHKP-C'lilerin düzenlediği saldırıyla ilgili "buna terör saldırısı demeyelim" diyerek teröristlere arka çıkmıştı.

Hürriyet 16 Mayıs 2015 günü Türkiye Cumhuriyeti'nin millet oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı'na alçakça bir imada bulundu. Seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafını kullanarak, fotoğrafın altına "Yüzde 52 oy aldı idam kararı verdiler" başlığını kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı idamla tehdit ederek saldırdılar. Sonra da her zaman yaptıkları gibi yanlışlıkla olmuş diyip sıyrılmaya kalktılar.

Seçim öncesi yoğun bir şekilde HDP propagandası yapan Doğan Medya, 6 Haziran gecesi direkt olarak kendilerine bağlı haber ajansı DHA resmi twitter hesabından çok net bir yönlendirme yaptı: "Diktatörden hesap sorun oyunuzu HDP'ye verin".

Seçimden hemen sonra ateşkesi bitirdiğini açıklayan ve savaşı başlatan PKK, asker ve polislerimizi şehit ederken Doğan Medya haberlerinde PKK'nın adını bile anmadı. 7 Haziran bitiyor, her türlü terör eylemi yapılıyor, onlara bir kılıf bulabilmek için canları çıkıyor. PKK bile diyemedikleri gibi, şehitlerimiz kendiliğinden hayatlarını kaybetmiş gibi bir haber dili kullanıyorlar. Şehit edilen asker ve polislerimizi görmezden geliyorlar.

Adeta PKK'yı koruma ve propagandasını yapma görevini üstlenen Doğan Medya, bu görevi PKK medyasından bile yoğun bir şekilde uyguladı. DHA, Tunceli'de yol kesen teröristleri şirin göstermek için elinden geleni yaptı. PKK'lıların gelin ve damatla sohbet etmesinden, birlikte türkü söylemelerine kadar teröristlerin propaganda görüntülerini servis eden DHA, örgüte reklam desteği de vermiş oldu.

DHA yine sahneye çıkarak basın tarihine geçecek bir skandala daha imza attı. Diyarbakır Silvan'da bir terörist ile yayın yapıp 'yöre sakini' diye o teröristin haberini servis etti. Röportajda "asker sivillere saldırdı" yalanını söyleyen teröristin kamplarda eğitim aldığı daha sonra belgelendi.

DHA askerlerde göstermediği hassasiyeti terörsitler için gösterdi. Tunceli'de karakol basıp bir polisimizi şehit eden PKK'lıların vurulma anını, teröristlerin morali bozulmasın diye olacak ki abonelerine servis etmedi. Aynı DHA, teröristlerin Siirt'te şehit ettiği askerlerimizin parçalanmış bedenlerine ait fotoğrafları bütün dünyaya sansürsüz dağıttı. Dolmabahçe'de polislere saldırdıktan sonra yakalanan DHKP-C'li teröristlerin fotoğraflarını ise sansürleyip yayınladı.

30 Ağustos günü Diyarbakır'da teröristlerin kurduğu bomba 13 yaşındaki Fırat Simpil'in hayatını kaybetmesine neden oldu. PKK'nın bombasıyla feci şekilde can veren minik Fırat'ın ölümünü "bomba erken patladı" şeklinde yayınladılar. Bombanın 'erken patlamasına' üzülen Doğan Medya, PKK'nın bombasıyla ölen minik Fırat'ın katilini devletmiş gibi gösterdi.

Demirtaş'ın sayısız silahlanma çağrılarını her seferinde açıkça duyuran Doğan Medya, Yalçın Akdoğan'ın "Hdp'nin çözüm sürecini yürütemediği" açıklamasını, haber metninde bile olmayan bir şekilde manipüle etti ve "Bölgede halk Hdp'ye verdiği için çözüm süreci bitti" başlığını atarak servis etti.

Cüneyt Özdemir'in Cnn Türk ekranlarında 'masum cici kız' olarak gösterdiği kişinin PKK'lı olduğu ortaya çıkmıştı. Canlı yayında terörist kızı 'masum kırmızı fülarlı kız' şeklinde lanse ederek onu öven ve teröriste verilen suçtan dolayı Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerini suçlayan Cüneyt Özdemir canlı yayına bağladığı 'masum' PKK'lı terörist kızı "gülümsemeni hiç kaybetme" diye uğurlamıştı.

Hürriyet'in devrik Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı'na alçakça saldırdı. Yazdığı köşesinden Cumhurbaşkanı'nı katil ilan eden bu kişi, daha sonra tepkiler çığ gibi büyüyünce "ben onu kastetmedim yanlış anladınız" diye kıvırdı. Hemen ardından da yurtdışına kaçtı.

PKK Dağlıca'da askerlerimizi şehit ederken, Doğan Medya bu saldırıda kullanılan Alman silahlarının ortaya çıkmasını engellemek için harekete geçti, elinden ne geliyorsa yaptı. Dağlıca saldırısının olduğu gece, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hiç söylemediği sözleri haber yaparak büyük bir algı operasyonu yapan Doğan Medya, gözleri PKK'nın üzerinden çekmeye çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kanalda 400 vekille alakalı, özellikle sistemin tıkandığı ve bu sistemin tıkanıklığın gitmesine dair yaptığı açıklamalarını devam ettirirken anayasal anlamda, sistem anlamında yeni bir düzenleme olması gerektiğini belirtirken sözleri tamamen çarpıtıldı ve Doğan Medya tarafından açık açık "400 vekil olsaydı Dağlıca olayı olmazdı" olarak başka bir noktaya çekildi ve manipule edildi.

Doğan Medya, bir iç savaş çıkarmak isteyen Demirtaş'ın provakasyon içeren ifadelerini duyurmak için yoğun yayınlar yaptı, halkı kışkırtma çabalarına girdi. Yine aynı günlerde Demirtaş'ın "Size saldırmaya gelenleri anasından doğduğuna pişman hale getirme hakkınız" var şeklindeki ifadesini görmezden gelen Doğan Medya, bunu önemsiz ve sıradan bir hadiseymiş gibi geçiştirdi.

Hürriyet, kalleş PKK'ya arka çıktı. Teröristler Diyarbakır'da bir lokantada çorba içen polislere ateş açtı. Lokantadaki iki kişi hayatını kaybetti, üç polis de yaralandı. Hürriyet bu alçakça saldırıyı "Çorbaya Kurşun" diye duyurup, PKK'nın bir vahşetini daha gizlemeye çalıştı.

Doğan Medya, terörsite 'terörist' diyemezken; artık rahatlıkla şehitlerimize 'ölü' diyebilme özgürlüğünü de kendinde görmeye başladı. Cnn Türk ekranlarında kullandıkları 'Ölen Askerler ve Polisler' kj'si de bunun bir örneği. Yine, Hürriyet'te bir şehidimizin eşi ile yapılan röportajda yazar Ayşe Arman polisimize şehit diyememiş, sanki polisimiz kendiliğinden hayatını kaybetmiş gibi bir yaklaşımda bulunmuştu.

Doğan Medya'nın yaptıkları asla bunlarla sınırlı değil. Daha bir ton benzer olay mevcut, fakat bu kadarı bile yetiyor yüzlerini göstermeye. Her gün, hatta her saat, şuur altları kendilerini ele vermeye devam ediyor. Alıştık.

Velhasıl, ellerindeki bütün medya gücünü gece gündüz algı operasyonları için kullanıp teröre destek verenler, güvenlik güçlerimize ve masum insanlarımıza kurşun sıkan bölücüleri koruyup kollamak için yayınlar yapıp terör örgütü propagandası yapanlar şunu iyi bilin ki; bu ülkeyi size böldürtmeyeceğiz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
18 Eyl 10:18

Muhteşem bir yazı olmuş tebrikler

17 Eyl 22:43

Ali Turan

Puan: 1039

Elinize sağlık, sabıka kaydı gibi sıralamışsınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir..