İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Ahmet Demi̇r yazdı, 141 kez açıldı, 6 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
17 Eki '15 13:00

Ahmet Demi̇r

İstanbul

Çocukluğumun Çizgi Filmleri ve Uçan Kaz

Çocukluk, insanın anavatanı demişler. Bu anavatanda çocuk, bilinmez bir dünyanın içinde kendi dünyasında yaşar. Çizgi filmler, henüz bilinmeyen bu gizemli dünyanın ipuçlarını vermiştir bize. Zaten 3-5 yaşında bir çocuğu televizyona kilitleyen de budur zannımca.

Uçak Kaz, benim ilk tanıştığım çizgi filmdir. Bir büyücünün parmak büyüklüğüne küçülttüğü bir çocuk, bir kaz sürüsünün sırtında dünyayı dolaşır, her bölümde yeni yerler keşfeder, problemler çözer. Siyah-beyaz televizyonda ve çizgi kalitesi olarak şimdikilere göre çok sade olan bu çizgi film, benim cumartesi sabahlarını iple çekmeme sebeptir.

Son bölümde, normal haline geri dönen çocuk, kazlarla vedalaşır. Gözlerinden yaşlar boşalır. Dostluk, sevgi, doğruluk gibi mesajlar vermesinin yanı sıra ayrılık duygusunu da vererek noktalanır çizgi film. Bence duygusallığın çok da fayda vermediği dünyayı öğrenmek için yanlış bir giriştir bu :)

Bunun yerine bol savaşlı Voltan ile çizgi film kariyerine başlamak daha doğru olabilir. Uçan Kaz'dan sonra hatırladığım ikinci çizgi film budur. 5 tane robot aslan vardır, siyah, kırmızı, yeşil, sarı ve mavi renlerde. Birleştiklerinde Voltan'ı oluştururlar ki, dilimize "voltranı Oluşturmak" deyimini sokmuştur. Birleşerek çetin düşmanları yenebildiklerinden dolayı birlik ve beraberliğe vurgu yapan bir çizgi filmdir. Bu coğrafyanın çocuklarının izlemesi faydalı olabilir.

Daha sonra, daha modern çizgi film üretme teknikleriyle geliştirilmiş olan He-man gelir. Bu çizgi film, "iyiler her zaman kazanır" der. Zira İskeletor'da vücut bulmuş kötülük, her bölümün sonunda hezimete uğrar. Bana sorarsanız, bu çizgi film aynı zamanda kötülerin azmini anlatır. Her bölümde burnu sürten İskeletor, yenilen pehlivan misali, bir türlü yenilgiyi kabul etmez, her bölümün başında yüksek bir özgüven ve emin adımlarla tekrar işe koyulur. Gerçekten taktire şayan bir azimdir bu. İyilerin kazanması ise bakış açısına bağlıdır bence.

Başka çizgi filmler de var aklımda ama bu üçü kadar iz bırakmamış bende. İki köstebeğin meceralarını anlatıldığı biz çizgi film, antik bir dünyada bir anka kuşuyla uçan Esteban, sonu bir türlü gelmeyen sahaların yıldızı Toshiboso, korkulu çizgi film Clementine, hatırladıklarım. Bunların içinde sadece bir tane türk çizgi film hatırlıyorum, "Abdullah" isminde.

Şimdiki çocukların gözünde Pepe ne ise, benim gözümde Uçan Kaz'daki çocuk odur.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol