İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 07 saat 39 dakika kaldı.

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 12 kez açıldı, 7 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
22 Eki 15 14:00
Işi̇d Terörünü Türki̇ye'ye Ki̇m Taşıdı?

Suriye'nin istikrarsızlaşması ile birlikte terör örgütlerinin en sevdiği ortamlardan biri Türkiye'ye komşu bir şekilde oluşmuş oldu. Belki "bir tanesi daha" demek daha doğru bir ifade olur. Irak, yıllardır bu örgütlere ev sahipliği yapıyor zaten.

Daha yerel örgütlerden, uluslararası çapta destek bulan örgütlere kadar ne tür örgüt isterseniz hemen sınırımızın ötesinde faaliyetteler. Bazı bölgelerde o kadar hakimler ki belediye hizmeti dahi veriyorlar.

Kanton ilan edenden, sosyalist devrimcilik oynayanına, daha büyük örgütün altında cephe temsilciliği yapanına, halifelik ilan edenine kadar, her türden örgütün olduğu bir çatışma ortamı.

Bunların en meşhur ve etkili olanı hiç şüphesiz IŞİD. O kadar radikaller ki yılların acımasız örgütü el kaide dahi bu örgüte dayanamayıp birlikteliğini sonlandırdı.

Suriye'den Irak'ın başkentine kadar geniş bir alanda hakimiyet sağladılar. Yöntemleri acımasız; diri diri insan yakmaktan tutun boyuna dinamit bağlayıp patlatmaya kadar akla hayale gelmeyecek işkenceler hep bu örgütün marifeti. Üstelik bunların reklamını yapmaktan da geri kalmıyorlar.

Peki bu acımasız örgütün terör eylemlerini Türkiye'ye kim taşıdı, kimin yüzünden en güçlü dönemlerinde bile Türkiye'de eylem yapmamış, Türkiye'yi düşman ilan etmemiş bu örgüt, birden bire ülkede canlı bomba patlatmaya, sınırdan nöbet tutan askerlere ateş açmaya başladı?

Selahattin Demirtaş'a göre bu sorunun cevabı net bir şekilde AKP. Sınırdan geçişlere göz yumarak militan toplamasına neden olmuş, yaralanları ülkede tedavi etmişti. Meşhur MİT tırları ile IŞİD'e silah göndererek desteklemişti. Halbuki Işid altında Hammerlarla geziyor, Irak ve Suriye ordularının silah depolarını ele geçirmiş, ABD'nin çekilirken Irak Ordu'suna bıraktığı silahları ele geçirmişti. Tabii bu bilgiler işlerine yaramıyor.

Bütün Dünya IŞİD'i terör örgütü ilan ederken, Türkiye sesiz kalmıştı. Hatta Demirtaş'a göre IŞİD ile AKP arasında bir fark bile yoktu; IŞİD'in uzantısı Ankara'da iktidardaydı.

Doğru olabilir miydi bütün bunlar?

Bütün dünya IŞİD' terör örgütü ilan ederken Türkiye'nin sessiz kalması aslında IŞİD'in elinde bulunan Musul konsolosluğundaki 49 Türkiye vatandaşı can güvenliği yüzündendi. Çoluk çocuk aileler esir alınmıştı IŞİD tarafından. Türkiye'nin bu sessiz kalışına ABD dahi "bazı hassas durumlar nedeniyle müttefikimizi anlıyoruz" açıklaması yapmıştı. Konsolosun IŞİD'in propaganda filminde canice katledilmesi korkunç olurdu neticede. Böyle bir ihtimal uzak da değildi.

Aynı hassas durum, IŞİD, Erbil'e saldırdığında Türkiye'nin Peşmerge'ye yaptığı yardımların gizli kalmasına da neden olmamış mıydı? Kuzey Irak yönetimi Türkiye'ye teşekkür etmeseydi belki de hiçbir zaman öğrenemeyecektik bunu.

Bu dönemde Türkiye'de ise muhalefet, sorumsuzca iktidarı buradan vurmaya çalışıyordu. İktidar'ın IŞİD'e terör örgütü diyemeyeceğini bildikleri için IŞİD'i desteklemekle suçluyorlardı.

Yine Kobani'de çatışmalar sürerken Türkiye, IŞİD'e karşı savaşması için Peşmerge'nin Türkiye topraklarından geçmesine de izin vermişti halbuki?

Sınır güvenliği konusu ise ayrı bir komedi tabii. Yıllarca kendisine karşı savaşmış PKK'nın sınır geçişlerine engel olamamış bir ülkenin en uzun sınırını kontrol edememesinden nem kapmak da pek samimi gelmiyor bana doğrusu. Üstelik sınır kontrolü sağlanmaya çalışılırken "sınırı niye kapatıyorsunuz" diye halkı tel örgülere doğru koşturtan parti de kendi partisi. Binlerce kişinin kontrolsüz bir şekilde sınırdan geçmesine neden oldular.

Demirtaş'ın iddialarının aksine Türkiye, izlediği akıllı politikalarla IŞİD'i kendisinden 4-5 yıl uzak tutmuş, direkt hedef olmaktan kurtulmuştu. Dünyanın en güçlü ülkelerin vatandaşları açık kameralar önünde boğazlanırken 49 vatandaşını sağ salim IŞİD'in elinden kurtarmıştır. Bütün bu rehine olayının danışıklı dövüş olduğunu iddia edenler, bugün o kurtarılan konsolosu partilerinden milletvekili adayı yaptılar çekinmeden. Kimse de çıkıp yahu hani bütün bunlar yalandı diye sormadı.

Peki AKP değilse kim getirdi IŞİD'i Türkiye'ye? Cevabını bilmiyorum açıkçası ama en hassas dönemde dahi IŞİD hakkında sorumsuzca açıklamalar yapan, dünya televizyonlarında IŞİD için en ağır eleştirileri yapan, bunlar "insan değil, hayvan" diyen, IŞİD'e karşı savaşmak için kendi seçmenini mobilize eden, ABD'nin IŞİD bombardımanlarını "biji Obama" diye tezahürat ile karşılayan, IŞİD'li diye gördüğü her sakallıya saldıran, IŞİD'e karşı savaşta yaralanları kültür merkezlerinde tedavi eden, buraları yeni savaşçılar için toplanma merkezi haline getiren bir partinin genel başkanının, başkalarını "sen bu ülkeye IŞİD'i hedef yaptın, senin yüzünden bu bombalar patlıyor" diye suçlamaya hakkı yok bence. Bombalar hep kendi partisini hedef alıyor, IŞİD'in Türkiye'de olmasının sebebi çok belli değil mi?

Yüzünüz, ağzınız, elleriniz kan içinde diye suçladığı iktidar, Suruç saldırısından sonra 5 yıl uzak durmayı başardığı savaşa aktif olarak dahil oldu, Işid mevzilerini bombaladı. Bütün bu seyre rağmen Demirtaş, suçlamalarına devam edebiliyor.

Kaybolan kişinin ailesi ile aramalara katılan katil olur ya hani, aynı onun gibi evde oturmuş, endişeli insanlarla birlikte, Işid'in Türkiye'ye saldırmasının hesabını soruyor.

Bunun için baya bir soğukkanlı, rahat olmak lazım doğrusu.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

22 Eki 15:35

...Işid dediğimiz örgüt eğer Türkiye'den alıcı buluyorsa bunun Suriye dışında Türkiye'de var olan başka örgütlenme ve aracilarin desteği ile olduğu gerçeğidir. Bunu yapan yine bizden gibi bir gerçek samar gibi yüzümüze iniyor.

CEVAPLA
22 Eki 15:26

Işid'in Türkiye'den uzak durmasının nedenlerinden biri işine geliyordu çünkü komşu ülke olarak yine yardımı sağlayabilecek t e k ülkeydi. En azından birçok ülkenin Suriye'ye girişini Türkiye üzerinden engellemek... Işid dediğimiz örgüt eğer Türkiye'

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..