İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 07 saat 34 dakika kaldı.

Mümi̇n Yolcu yazdı, 12350 kez açıldı, 112 misafir olmak üzere 118 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
31 Eki 15 10:00

Mümi̇n Yolcu

Puan: 6943

"Et Tekraru Ahsen Velev Kâne Yüz Seksen"

Ne güzel bir söz değil mi? Bilmeyen birine güzel kafiyeli bir beyit gibi gelir. Halbuki bilene ise hayatı ve hakikatını anlatır. Tekrar nedir? Tekrar bir şeyi sürekli okumaktır. Hatırlamak amacıyla okumaktır. Çünkü okunan bilgi ilk seferde beyne arşivlenir ve sürekli olarak tozunun alınması şarttır.

Allah’ın kullarına verdiği en büyük lütuflardan biri unutmaktır. Unutmak kimi zaman başımıza dert açıp sevimsiz bir şey gibi görünse de aslında bir nimettir. Düşünsenize bir şeyi asla “unutamıyorsunuz.” Sanırım dünya yaşanmaz bir yer olurdu. Günahlar tövbe edildikten sonra Rabbimizin temizlediğini düşünülürek unutulur fakat bu unutuş gaflette olan bir şekilde değildir. Hatırlanıldığı zaman mahcubiyet içeren bir hadise olarak son nefese kadar devam etmelidir. İnsan ateşe yaklaşmaktan korktuğu gibi aynı hatayı yapmaktan korkmalıdır.

Allah, Rasulüne (s.a.v) Taha 114. ayette “Rabbim ilmimi artır!” diye dua etmesini emretmiştir. Bu doğrultuda namazlarımızın sonuna bu duayı iliştiriveriyor ve Rabbimiz nasip ettikçe ilimle meşgul olmaya çalışıyoruz. Ama bir sorun var. Bir kitabı okurken; “Burası çok önemli!”, “Bunu her gün yapmalıyım, sayfayı direk işaretliyeyim.”, “Aman Allah’ım bunu yaparsam Rabbim beni muhakkak affedecek, Rasul’ü (s.a.v) öyle diyor.” diye birçok ünlemle heyecanlanıyoruz. Ama kitap bitiyor, kütüphaneye kaldırılıyor ve hazin son. Yaklaşık 1 hafta sonra o kitapta yapmak isteyip de yapamadığın bir sürü şey kalıyor. Bence bir metot belirleyip, örneği haftada 1 gün kitap okumak yerine okuduklarımızı kurcalayalım sayfalarını karıştıralım. Eminim ki ibadet ve uygulama heyecanımız kat kat artacak ve şeytanın oyunlarına kanmayacağız.

Bugün işyerine Bediüzzaman Said Nursi’nin Yirmiüçüncü Söz adlı küçük kitabını (Bu kitabı kardeşimin kursunda hoca cebine sıkıştırmış. 14 yaşında olan bir çocuk bu kitabın dilini anlamayacağından, kardeşim de benim masama öylesine bırakmış. Ben de kitap görünce tabi atlayıverdim.) okuyordum.

Vahdehü kelimesini açıklarken Bediüzzaman hazretleri şöyle demiş: “…Yani Vahdehü manen der: Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.”

Bunu okuduğum an Rabbim benim seni tekrar etme sayımı sonsuz kıl demek geçti içimden. Rabbim her şeyi yaratan, her şeyin sahibine müracaat etmek varken bu kullara müracaat niye dedim. Niye hakkıyla tevekkül edemiyoruz biliyor musunuz? Çünkü Rabbimizle 24 saat yaşamayı hala beceremedik. Onu tekrar etmedikçe, zikretmedikçe kalpler huzur bulmayacak. İşlerimiz gidişatı bizi üzecek. Halbuki Allah demiyor muydu: “Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara, 216)”

Kulluğun en önemli görevlerinden biri Allah’ı sürekli hatırlamaktır. Sürekli ilmi tekrarlardır. Sürekli az da olsa devamlı zikirlerdir. Rabbim bizleri sürekli tekrar edip, O’nun yolundan ayrılmayanlardan eylesin.

Selamun Aleykum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..