İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 07 saat 50 dakika kaldı.

Emre Keleş yazdı, 768 kez açıldı, 5 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
8 Kas 15 17:00

Emre Keleş

Puan: 1081

Kısa Bi̇r Sûre "Nasrullâhi̇ Velfeth"

Kendisinden namaz kıldırması istenildiğinde veya namazı kılarken Fatiha'dan sonra okunacak kısa sûre ile birdenbire aklına geliveriyor insanın. Hani bir gün Halid bin Velid'den namaz kıldırması isteniyor. Dine yaptığı onca hizmetinden mi yoksa ilerleyen yaşına hürmeten mi doğrusunu Allah bilir. Kabul ederek geçiyor orada bulunan cemaatin başına. Tekbir alıp başlıyor namaza. Kısa sûreler ile namazı ancak kıldırabiliyor ve sonra cemaate dönüp; Beni mazur görün kardeşlerim. Ben İslam'la şereflendikten sonra Resulullah (s.a.v) ile pek fazla birlikte olamadım. Uzun sûreleri bilmiyorum ezberleyemedim çünkü ben askerdim, askerlik benim Kur'an-ı çok güzel öğrenmeme engel oldu. Bu sözler birçok İslâm diyarlarını fetheden komutandan, kendisine Seyfullah (Allah'ın kılıcı) ismi yakıştırılan fatihden çıkıyor. Sübhanallah. Hala onun İslâm toprağına kattığı yerlerde ezanlar okunuyor, namazlar kılınıyor. Allah bu sözlerindeki inceliğinden dolayı mı böyle güzel lütuflarla anılmayla nasiplendiriyor onu merak ediyor insan. Allah ondan razı olsun. Ne azlar var çoklara galip geliyor. Sübhanallah. Allahın yardımı müminlerin üzerine olsun.

Hz. Yusuf kuyuya atılınca kardeşleri; "Babamız bizimle daha çok ilgilenecek artık bizi daha çok sevmesi için bir engel kalmadı" dediklerinde, Allahın yardımının nereden nasıl gelip ulaşacağını, Yusuf'un o kuyudan çıkıp saraya köle olarak satılıp oraya vezir olacağını nereden bileceklerdi? Bilseler yine de yaparlarmıydı? Doğrusunu Allah bilir.

Hani âlemlerin efendisi ruhunu teslim etmişti de Hz.Ömer çıkıp gelmiş; Kim peygamber (s.a.v) öldü derse kılıcımla başını gövdesinden ayırırım" demişti de Allahın yardımı Hz.Ebû Bekir'e şu sözleri söyletmişti; "Kim ona tapıyorsa bilsin ki Muhammed (s.a.v) öldü ancak Allah Hayyı lâ yemûttur.(Ölümsüz ve diridir) Daha bu hadisenin sıcaklığı taptazeyken haber gelmiş, müslümanların halife seçmek için toğlandığını Ensar ve Muhacirden kendini halife ilan edenlerin ve tartışmaların çıktığı söyleniyordu. Nihayetinde Hz. Ebû Bekir, Ömer ile Ebû Ubeydeyi göstererek ikisinden birine beyat edilmesini istiyordu. Ömer bu sözleri duyar duymaz Hz.Ebû Bekirin elini tutup "Sen Resulullahın emri ile namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin biz de sana beyat ediyoruz. Sen ona hepimizden daha yakın ve daha sevgiliydin." diyerek Allahın yardımı ile büyük bir fitneyi önlüyor, kibir ve iktidar putunu ayakları altına alarak eziyor paramparça ediyordu.

Hani Ömer halifeliğinde Halid bin Velid komutanlığındaki ordu zaferden zafere koşuyor fetih üstüne fetih gerçekleştiriyordu da Ömer onu komutanlıktan azletmişti. Onun yerine ordunun başına Ebû Ubeyde bin Cerrah gelmişti. Neden böyle yaptığı sorulduğunda "Müminlerin, zaferin Allahtan değil de Halidden olduğunu düşünüp fitneye düşmesinden korktum."demişti. Ne büyüksün ey Ömer.

Hani Kûdüs feth edilmiş, şehir teslim edilecekken karşıdan gelenlere bakmışlardı da yeterince gösterişli elbiseleri olmadığı için topluluk içinde seçilip ayırt edemeyince "Halife Ömer hangisi?" diye sormuşlardı. Sahabeden birisi ona " Emîr’ül Müminîn" diye seslenince birden sinirlenip ayağa kalkarak kızmıştı da diğer şekliyle (Resulullah'ın halifesinin halifesi) söylendiğinde ileriki dönemlerde söylerken müminlere ağır geleceği kendisine anlatılınca ancak ikna edilebilmişti.

Kısa bir sûre. Nasr sûresi. "İzâ câe nasrullâhi velfeth." diye başlayan. Allahın yardımının gelip de fethin nasip olacağını, insanların bölük bölük dine gireceğini, bunlar için Allaha çokça hamd ve tespih etmek gerektiğini anlatan. Halid bin Velid'in ancak ezberleyebildim diyebileceği, kıldığımız veya kıldırdığımız namazlarda okuduktan sonra akla böyle hadiselerin gelmesine sebep olabilecek kısa sûrelerden biri.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..