İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Bursa
Erzincan

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul

Onur Gündüz

İstanbul

İstanbul

Salman Döner

İstanbul

İstanbul

Sevdaşrn

İstanbul

İstanbul
Erzurum

Ahmet

Kayseri

Kayseri
Ankara

Atç

Eskişehir

Eskişehir

Meyzen Ruha

İstanbul

İstanbul
Ankara

Benay Özbent

İstanbul

İstanbul
İstanbul
Ankara
Eskişehir
Ankara
Balıkesir
İstanbul

Kader...

İzmir

İzmir
Mümtaz Fuat yazdı, 33 kez açıldı, 7 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
19 Kas '15 16:00
Oğluma Mektuplar - 1

Oğlum.

Sana bu dünya sesiyle ‘oğlum’ diye hitap etme hakkına sahip oldum mu bilemiyorum.

Daha bu iki kapılı, şu an içinde bulunduğun dar alandan inan ki çok daha dar mı dar bir yere doğru seyrediyorsun gözlerin kapalı.

Seni bir an önce kucağıma almak, ilk duyacağın sözlerin ‘La İlahe İllallah Muhammedün Resulullah’ olmasını istemek, o anı sabırsızlıkla beklemek ne garip, ne tuhaf bir duygu… Elhamdülillah.

Sana her hafta bir mektup yazabileyim, doğduktan sonra da buna devam edebileyim; bir darb-ı mesel olsun, belki bir iç sıkıntısını paylaşmak; neşeyle hüzün arasında bir yerlerden, sana dair ya da bize, bilemiyorum…

Ülkenin içinden geçtiği şu buhranlı günleri, sahi bir de gülmeyi unuttuk diyeceğimiz günler uzak olsun hep sana, günü gelip ‘babam yazmış’ dediğin bu insandan okumak yüzünde hüzün gülleri açmasına sebep olmasını dua dua niyaz ederim.

Gözle görülemeyecek kadar küçüktün. O zamanlarına nazaran henüz göremesem de kocaman adam oldun diyebilirim. Gün geçmiyor ki büyümeyesin, çok şükür.

Beklemenin heyecanı, günler ilerledikçe endişeye, hüzne, telaşa devriliyor. Tevekkül bahsini de beraber okuruz inşallah fakat şimdi sana bu cümleleri fısıldayan bir melek hep yanındaysa olursa sakın babana kızma.

Ve lütfen her şeyden önce Allah-ü Teâlâ’ya verdiğin sözü sakın unutma!

Fakat en nihayetinde aciz bir varlığım. Mukaddes kitabımız olan Kuran-ı Kerim’de buyurulduğu gibi, aceleci bir varlık... Seni beklerken zaman akmıyor, bütün eşya zaman mefhumu ile mündemiç bir halde sanki; akarken akmıyor.

Sen şimdilik öyle olma lütfen. Sabretmek istemeden de öğrenilen bir mefhumdur zira.

Tevekkül demiştim. Şükretmem, şükretmen ve şükretmemiz gerek. Henüz bilmediğim ve inşallah dünyaya geldikten sonra da bir müddet ilgi alanına girmeyecek olan İslam dünyasının içler acıtıcı, o kahredici geçmişe doğru iki yüz yıllık hali, son birkaç on yıldan beri süregelen zulümler… sana, geçmiş bizden daha uzak ve belki de daha az acıtıcı gelecek; sakın canı az acıyanlardan olma.

İşte bunca zulüm içerisinde, senin gibi daha bu can sıkıcı zulüm denen bir gerçeğin olduğu bu dünyaya gözlerini hiç açmamış nice kardeşlerin annelerinin en müstesna koynunda derin uykularından hiç uyanamadan Cennet bahçelerinde uçan o güzel, akla hayale gelmeyen kuşların yeşil kursaklarında nimetlendiriliyorlar Rableri Allah-ü Teâlâ tarafından.

Onlar mı nasipli yoksa senin sırtına mı o ulvi yük yüklendi acaba?

Hep aynı şekilde başlayıp bitirmeliyim sana yazacağım mektupları:

Oğlum,

Sakın beni duadan gayrı kılma.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

22 Kas '15 19:26

Kaleminize sağlık ! , bir baba merhametini ancak böyle kelimelere aktarabilirdi..

CEVAPLA
19 Kas '15 23:46

Nermi̇n Kayacan İstanbul

Emeklerinize sagllk

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol