İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Bursa
Erzincan

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul

Onur Gündüz

İstanbul

İstanbul

Salman Döner

İstanbul

İstanbul

Sevdaşrn

İstanbul

İstanbul
Erzurum

Ahmet

Kayseri

Kayseri
Ankara

Atç

Eskişehir

Eskişehir

Meyzen Ruha

İstanbul

İstanbul
Ankara

Benay Özbent

İstanbul

İstanbul
İstanbul
Ankara
Eskişehir
Ankara
Balıkesir
İstanbul

Kader...

İzmir

İzmir
Mümtaz Fuat yazdı, 26 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
28 Kas '15 20:00
Oğluma Mektuplar - 3

Önümüzdeki hafta seni tekrar görme zamanı…

Vakit hiç geçmiyor bilesin.

Sabırsız halimi teskin eden tek gerçek, çok şükür sağlıklı olduğunu biliyor, bu güzel haberlerinle bu durumu müşahede ediyor olmak.

Vakit geçmiyor dedim az önce.

Böyledir bu. Bu satırları okurken kocaman bir delikanlısındır sen veyahut yaşını almış bir adam… Belki kaçıncı okuyuşundur bu satırları bilemiyorum.

Bizler aciz birer varlık olduğumuz için zaman mefhumunun çabucak geçmesinin farkına varmayız da, bir sevinçli halin gelişini beklemek ya da üzüntülü, sıkıntılı bir durumun bir an önce bizden gitmesini beklerken zaman hiç akmaz gibi gelir. Bir öğrenci için beden eğitimi derslerinin hızlıca bitip, sözlü yapılacak herhangi bir dersin son 5 dakikasının hiç bitmeyecek olması gibi.

Şimdi ülkece içinde bulunduğumuz siyasi sıkışmışlık halinden nasıl bahsedebilirim ki sana. Ben de şu tarihten 30 sene önce küçük bir çocuktum, daha önceleri için ise aynı senin şu an olduğun gibi hayata daha gözlerimi açmamıştım.

Okuduğum kitaplar (sana miras bıraktığım ya da bırakacağım), o dönemleri yaşamış insanların sohbetleri bana belli fikir verdi muhakkak. Fakat şu konuda babana itimat etmeni istirham ederim; sakın günlük gazetelerin, köşe yazarlarının sıcak sıcak yazdıklarına ve her iki tarafın manipülatif yorumlarının verebileceği heyecana kapılma.

Bir de, son birkaç senedir yeni bir algı oluşturma silahına dönüşmüş sosyal medya gerçeği var ki, sen benim yaşlarıma geldiğinde daha neler çıkacak, hâlihazırda olanlar nerelere ve nasıl evrilecek kim bilir, orada yazılanlara de pek aldırış etme.

Bir olayın mazlumunu zalim, zalimini mazlum gösterme ve bunlara inanacak yüzbinlerce insan bulma hususunda hiçbir zorluk çekmeyen bu alan inşallah seni de milyonları içine kattığı girdaba çekmez.

Bir duruşun olması için elimden geleni yapmaya kararlıyım. Duruşun ki, benim şahsi tecrübelerim ve kanaatlerimin dışında tarihi meselelere ve günlük yaşanan, toplumu şekillendirme amacı güden olaylara bakış açını –her ne ve ne şekilde olursa olsun- her zaman fitneye bulaşmaman manasındadır.

Bir Müslüman akıllı ve uyanık olur. Zeki olmak ile akıllı olmak arasında ciddi bir fark vardır zira. Uyanıklık ise takdir edersin ki bir durumu menfaatine çevirme manasında değildir; ahmak olmamaktır. Zeki olmak bir problemi çözme hızını ifade ederken akıl, insanın iyiyi kötüyü ayırabilme ve ona göre karar verebilme hasletidir. Çok zeki olmanı istemem lakin aklının pek ziyade olmasını Allah-ü Teâlâ’dan niyaz ederim.

Hem zahiren hem de kalbi olarak kulakların açık olsun. Etkileşim içinde olduğun her ne olursa olsun, denilenleri her iki anlamda da iyi dinle. Bir Müslümanın olması gerektiği gibi her zaman Allah-ü Teâlâ’nın rızasına uygun olan iyiden yana tavır al. İyiden yana tavır alırken fitneye ve yanlışa düşmekten sakın.

Bir mesel anlatılır, dinle şimdi. Bir kelime geçecek bu meselde ve bu kelimeyi kullandığım için kusuruma bakma oğlum, doğru anlatabilmek için mecburum. Yaşlı bir amca varmış, kulakları da pek ağır işitirmiş. Aylardan mübarek Ramazan ayı imiş. Gün içinde hoca vaaz verirken camide, orucu bozmayan halleri anlatıyormuş. Bunları anlatırken balgamın ve tozun orucu bozmadığını söylemiş. Bunu dinleyen kulakları ağır işiten amca, namazdan sonra hemen eve gitmiş. Hanımından yemek ve içmek için hemen “şalgam” ve “tuz” istemiş. Hanımı oruçlu olduğunu ve bunların orucunu bozacağı ikazında bulunsa da yaşlı amcamız hemen itiraz etmiş: “Hanım, camide hoca şalgamın ve tuzun orucu bozmadığını söyledi. Ondan daha mı iyi bileceksin!”

Tebessüm ettiğini hayal ediyorum bu satırları okurken. Allah-ü Teâlâ gülen yüzünü hiç soldurmasın inşallah.

Bu meselden dersler çıkaracak temele ve olgunluğa sahip olduğuna inanıyorum. Bunun için detaya girip uzatmayacağım.

Akıllı olmak, ilim sahibi olmak ve her denilene anında inanmamak yani amiyane tabirle “gaza gelmemek” sana Rıza-i İlahi’ye uygun bir hayat yaşamana ve mutlu olmana sebep olacaktır inşallah.

Oğlum,

bana dua ediyorsun değil mi?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

29 Kas '15 07:05

Zevkle okuyorum tebrikler

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol