İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34863

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7153

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5986

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4895

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4481

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2947

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2164

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1234

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1149

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1149

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 879

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 11 dakika kaldı.

Ömer Poyraz yazdı, 607 kez açıldı, 5 misafir olmak üzere 19 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
2 Ara 15 21:00

Ömer Poyraz

Puan: 7023

Enerji Meselesi

Rusya gazı keser mi kesmez mi derken, bir baktım herkes kafa yormaya başlamış, biz bu enerji işini nasıl hallederiz diye? Bir de baktım o yatıyor, sırtını devlete dayamış çalışmıyor dediğiniz memurlar bile düşünmeye başlamış bu meseleyi. Kimse bu kış kestaneyi sobada mı yapsam kuzinede mi yapsam diye düşünmüyor.

Kimisi boğazlardaki akıntıdan yararlanıp nasıl bu elektriğe çevrilebilir derdinde. Kimisi güneş panelinin açısını değiştirmekle meşgul. Köydekiler şu su değirmeni nasıl ayağa kalkar diye uğraşıyor.

Savaşların toplumları ayakta tutan geliştiren bir şey olduğunu söylediklerinde yadırgasam da bu tezi sevmeye başladım. Nükleerin, silah olarak kullanılmasına karşı olsak da dünyada bu silaha sahip 8 ülke olduğunu şurdan öğrendik. link

Sahip olmak için çok geç kalmış olduğumuz gerçeği yüzümüze çarparken ve hiç değilse enerji üretiminde kullanalım derken Rusya ile uçak krizi gündeme oturdu. Enerji krizini, karakteri tırmandığı dağların aksine çok aşağılarda olan gayri milli dağcı gibi değerlendirecek de değilim. Oturup düşünüyorum kaç gündür biz bu enerji krizini başkasına muhtaç olmadan nasıl çözeriz diye. Erzurumluların tezek yakarız diyerek başlattıkları şerefli çıkışlarını onaylamakla birlikte, bunun bize yakışır şekilde "yumurtanın kapıya gelmesi" metoduyla çözülebileceğine inanıyorum.

Süperiletkenlik baktığım konulardan birisi oldu. Meşhur arama motorunda konuya ilişkin türkçe kaynak bulmak pek de kolay değil.

Süperiletkenler; elektriksel açıdan doğru akıma (d.c.) karşı sıfır-a yakın- direnç göstermeleri, normal iletkenler ile karşılaştırıldıklarında oldukça yüksek akım taşıma kapasitesine sahip olmaları, dirençsiz/kayıpsız olarak elektrik akımını iletmeleri ve hatta yüksek frekanslarda dahi çok düşük direnç göstermeleri devre elemanları üzerinde veya daha geniş anlamda devrelerde/cihazlarda ısınma problemini de ortadan kaldırmaktadır, deniyor. MAGLEV denilen süper hızlı trenlerin de temel mantığı süperiletkenliğe dayanmakta. Süperiletken bir malzeme manyetik alan altında kritik geçiş sıcaklığına doğru soğutulduklarında bu durum manyetik kaldırma kuvvetine(itme ya da çekme) dönüşerek yastıklama etkisi gösteriyor ve sürtünmeyi etkisiz hale getiriyor. Bu teknoloji CERN'deki yüksek hızlı parçacık hızlandırıcısının da en önemli unsuruymuş. Endüstriden yüksek enerji fiziğine, süper hızlı bilgisayarlardan, sağlık alanına kadar onlarca sektörde kullanılabilecek bu teknoloji ile ilgili az bir türkçe kaynağa ulaşabildim. Neyse ki; Ankara Üniversitesi'nde Süperiletken Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmuş. link

Faaliyetleri nedir araştırma konularında ne aşamadalar bilemiyorum fakat, konuya ilişkin taramamda KTÜ'den bir hocanın da uçan tekerleğini ünlü video sitesinde görebilirsiniz.

link

Bizi ilgilendiren kısmına gelince bor-magnezyum bileşiklerinin süperiletken teknolojisinde kullanılabilmesi ve yüksek avantajları. Bununla ilgili yaptığım araştırma, yeterli araştırma geliştirme yapılırsa üzerinde çalışılırsa bunun bizim için ucuz enerji kapısı olabileceğini düşündürttü. Tübitak'ta ve üniversitelerde araştırmalar yapılıyor olsa da biliyorum ki kaynak yetersizliği gündemde. Buna ilişkin araştırma merkezi kurmak iyi bir gelişme olabilir. Fakat iş sadece fizik ve elektrik üretimi dışında, bor üzerine de çalışılması gerektiğini gösteriyor sanki. Düzelmeler olsa da nerelere ne kadar boşa para harcandığını biliyoruz bu ülkede. En ufak bir gelişmenin ne kadar köstek gördüğünü görüyor izliyoruz. Ama milli menfaatlerimizin bu kadar tehdit edildiği şu günlerde hiç değilse bu konulara eğilelim. Fosil yakıtlara sahip olmakla övünen ayılara muhtaç olmadan kuyruğu dik tutabilelim. Enerjimizi iç barışımıza ve ele güne muhtaç olmamaya harcayalım.

Haysiyet ve şerefle yaşamaktan başka istediği nedir ki bir milletin?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
03 Ara 16:32

Ömer Poyraz

Puan: 7023

Nükleer çok mantıklı. Fakat milli teknolojisinin geliştirilmesi siyasi maniplasyona açık. İran örneği önümüzde. Tabii verimli kullanabilmemizi sağlıyor. Dolayısıyla tasarruf. Bor ise süperiletkenlikte kullanılabiliyor ve diğerlerine göre avantajlı.

03 Ara 16:25

Anladığım kadarıyla süper iletkenler yalnızca elimizdeki enerjiyi daha verimli kullanmaya yarar. Peki bor madeni kaynağımızı veya süper iletkenleri sıfırdan enerji üretiminde kullanabilmemiz mümkün müdür? Nükleer santral en mantıklısı değil midir?

Bunlar da ilginizi çekebilir..