İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Ömer Poyraz yazdı, 14 kez açıldı, 14 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
3 Ara '15 00:00

Ömer Poyraz

İstanbul

Enerji Meselesi

Rusya gazı keser mi kesmez mi derken, bir baktım herkes kafa yormaya başlamış, biz bu enerji işini nasıl hallederiz diye? Bir de baktım o yatıyor, sırtını devlete dayamış çalışmıyor dediğiniz memurlar bile düşünmeye başlamış bu meseleyi. Kimse bu kış kestaneyi sobada mı yapsam kuzinede mi yapsam diye düşünmüyor.

Kimisi boğazlardaki akıntıdan yararlanıp nasıl bu elektriğe çevrilebilir derdinde. Kimisi güneş panelinin açısını değiştirmekle meşgul. Köydekiler şu su değirmeni nasıl ayağa kalkar diye uğraşıyor.

Savaşların toplumları ayakta tutan geliştiren bir şey olduğunu söylediklerinde yadırgasam da bu tezi sevmeye başladım. Nükleerin, silah olarak kullanılmasına karşı olsak da dünyada bu silaha sahip 8 ülke olduğunu şurdan öğrendik. link

Sahip olmak için çok geç kalmış olduğumuz gerçeği yüzümüze çarparken ve hiç değilse enerji üretiminde kullanalım derken Rusya ile uçak krizi gündeme oturdu. Enerji krizini, karakteri tırmandığı dağların aksine çok aşağılarda olan gayri milli dağcı gibi değerlendirecek de değilim. Oturup düşünüyorum kaç gündür biz bu enerji krizini başkasına muhtaç olmadan nasıl çözeriz diye. Erzurumluların tezek yakarız diyerek başlattıkları şerefli çıkışlarını onaylamakla birlikte, bunun bize yakışır şekilde "yumurtanın kapıya gelmesi" metoduyla çözülebileceğine inanıyorum.

Süperiletkenlik baktığım konulardan birisi oldu. Meşhur arama motorunda konuya ilişkin türkçe kaynak bulmak pek de kolay değil.

Süperiletkenler; elektriksel açıdan doğru akıma (d.c.) karşı sıfır-a yakın- direnç göstermeleri, normal iletkenler ile karşılaştırıldıklarında oldukça yüksek akım taşıma kapasitesine sahip olmaları, dirençsiz/kayıpsız olarak elektrik akımını iletmeleri ve hatta yüksek frekanslarda dahi çok düşük direnç göstermeleri devre elemanları üzerinde veya daha geniş anlamda devrelerde/cihazlarda ısınma problemini de ortadan kaldırmaktadır, deniyor. MAGLEV denilen süper hızlı trenlerin de temel mantığı süperiletkenliğe dayanmakta. Süperiletken bir malzeme manyetik alan altında kritik geçiş sıcaklığına doğru soğutulduklarında bu durum manyetik kaldırma kuvvetine(itme ya da çekme) dönüşerek yastıklama etkisi gösteriyor ve sürtünmeyi etkisiz hale getiriyor. Bu teknoloji CERN'deki yüksek hızlı parçacık hızlandırıcısının da en önemli unsuruymuş. Endüstriden yüksek enerji fiziğine, süper hızlı bilgisayarlardan, sağlık alanına kadar onlarca sektörde kullanılabilecek bu teknoloji ile ilgili az bir türkçe kaynağa ulaşabildim. Neyse ki; Ankara Üniversitesi'nde Süperiletken Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmuş. link

Faaliyetleri nedir araştırma konularında ne aşamadalar bilemiyorum fakat, konuya ilişkin taramamda KTÜ'den bir hocanın da uçan tekerleğini ünlü video sitesinde görebilirsiniz.

link

Bizi ilgilendiren kısmına gelince bor-magnezyum bileşiklerinin süperiletken teknolojisinde kullanılabilmesi ve yüksek avantajları. Bununla ilgili yaptığım araştırma, yeterli araştırma geliştirme yapılırsa üzerinde çalışılırsa bunun bizim için ucuz enerji kapısı olabileceğini düşündürttü. Tübitak'ta ve üniversitelerde araştırmalar yapılıyor olsa da biliyorum ki kaynak yetersizliği gündemde. Buna ilişkin araştırma merkezi kurmak iyi bir gelişme olabilir. Fakat iş sadece fizik ve elektrik üretimi dışında, bor üzerine de çalışılması gerektiğini gösteriyor sanki. Düzelmeler olsa da nerelere ne kadar boşa para harcandığını biliyoruz bu ülkede. En ufak bir gelişmenin ne kadar köstek gördüğünü görüyor izliyoruz. Ama milli menfaatlerimizin bu kadar tehdit edildiği şu günlerde hiç değilse bu konulara eğilelim. Fosil yakıtlara sahip olmakla övünen ayılara muhtaç olmadan kuyruğu dik tutabilelim. Enerjimizi iç barışımıza ve ele güne muhtaç olmamaya harcayalım.

Haysiyet ve şerefle yaşamaktan başka istediği nedir ki bir milletin?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

03 Ara '15 19:32

Nükleer çok mantıklı. Fakat milli teknolojisinin geliştirilmesi siyasi maniplasyona açık. İran örneği önümüzde. Tabii verimli kullanabilmemizi sağlıyor. Dolayısıyla tasarruf. Bor ise süperiletkenlikte kullanılabiliyor ve diğerlerine göre avantajlı.

CEVAPLA
03 Ara '15 19:25

Anladığım kadarıyla süper iletkenler yalnızca elimizdeki enerjiyi daha verimli kullanmaya yarar. Peki bor madeni kaynağımızı veya süper iletkenleri sıfırdan enerji üretiminde kullanabilmemiz mümkün müdür? Nükleer santral en mantıklısı değil midir?

CEVAPLA
03 Ara '15 15:02

Kaleminize sağlık tebrikler

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol