İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34821

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8217

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7136

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5953

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5028

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4844

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4478

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2945

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2160

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1635

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1457

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1233

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1148

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1148

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 950

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 930

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 878

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 53 dakika kaldı.

Gülşen Aslan yazdı, 439 kez açıldı, 11 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
26 Ara 15 21:00
Kalp Alzheimer Olmaz

Bundan 10 sene önce küçük bir kız varmış, bu küçük kız hayat ne anlama geliyor bilmiyormuş bile... İnsanlara o kadar çok güveniyormuş ki, insanları o kadar çok seviyormuş ki ölene kadar süreceğini sanmış bu hayatın gülistanlık halini.

Bir gün evine gelmiş o gün en iyi notunu almış, annesine söylemek için can atıyormuş... Ama o kadar sessizmiş ki apartman, ölüm sancısı varmış gibi.. Küçük kız korkmuş tabi çünkü onun hayatında hiç sessizlik yokmuş 8 yaşında bir çocuğun hayatı nasıl olsa... Eve girmiş sonunda gördüğü manzara karşısında her şeyi unutmuş en iyi notunu, acıkan karnını, binadaki sessizliği, çünkü annesi yarı baygın yatıyormuş koltukta, anlamış ölüm sessizliğinin nereden geldiğini, çünkü bu ölüm sessizliğinin ardında en sevdikleri varmış, en güvendikleri...

O gün bu küçük kız büyümüş, 8 yaşından eser kalmamış hayatın ne demek olduğunu bile bilmeyen bu küçük kız hayatın ne lanet bir şey olduğunu o gün anlamış, ve o gün bir söz vermiş kendine, bir daha hiçbir şey için ağlamayacağım diye...

Birkaç yıl hiç ağlamadı gerçekten. Peki sonra neden anlamış ağlamamanın çare olmadığını? Oysa en son annesi öldüğünde ağlayacaktı çünkü onun ölümünden başka kimse onu üzemezdi.. Kin duydu en sevdiği, en güvendiği insanlardan nefret etti onlardan. Affetmeyecekti hiçbirini asla o günden sonra hiçbir zaman babaannesinin kapısını çalmadı 5 yıl kadar... Sonra anladı affetmenin büyük erdemlik olduğunu, annesi öyle demişti ona "Affet Kızım bunun bir mahşeri vardır" diye iyice tembihlemişti... Affetmek için gerçekten çaba sarf ediyordu küçük kız üstünden 10 yıl geçti ve bu küçük kız 18 oldu, 10 yıl sonra affetti en güvendiklerini, en sevdiklerini. Affetmesine affetti de hiç unutamadı çocukluğunun çalındığı hayatın ne demek olduğunu öğrendiği o günü..

Peki kimdi bu küçük kız... Gülşen'di yılmayan Gülşen.. Gülşen gerçekten affetti ama unutamadı onlara ders verdi... Kendini cezalandırmadı siz de en kötü olayları yaşasanız bile kendinizi cezalandırmayın Affedin, Affetmek en büyük nimettir, acılardan ders çıkarın, ama unutmayın çünkü akıl alzheimer olur da kalp olmaz.

EN MUTLU GÜNLERE:)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..