İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39247

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9044

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7442

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6997

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5769

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5523

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5314

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3488

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2626

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2509

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2059

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1663

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1573

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1509

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1412

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1373

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1291

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1274

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1197

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1101

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1085

İstanbul

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1081

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1043

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1021

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 986

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 978

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 38 dakika kaldı.

Talha Erhan Özcan yazdı, 546 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
11 Mar 15 09:00
Okuma Alışkanlığı Içi̇n Ne Yapıldı?

Başka şeylerin de konuşulması lazım bu ülkede. Acilen! Her şey siyaset değil, her şey para da değil. Ülke apolitik dediler, gençler politika ile ilgilenmiyor dediler, siyasetin kirli sokaklarına soktular gençleri zar zor ve şimdi onları sokaklara kütüphaneye gitmeye değil polisi taşlamaya, devlet ile çatışmaya çıkardılar. Belki bilerek belki bilmeyerek yaptılar çoğu bunu. Sadece ideoloji için ideoloji ne bilmeyen gençleri kullandılar. Planları tıkır tıkır işliyor gibiydi açıkçası ancak Türkiye’de pek sökmeyecek bir senaryo olduğu er geç ortaya çıktı.

Keşke gençler apolitik kalmaya devam edip dersine, işine, arkadaşlarına baksaydı. Keşke devlete taş atacağına sağlam düşünce altyapısı ile sağlam fikirler fırlatsaydı da peşinden gitseydik ülkece. Neyse (şimdilik), kütüphane demişken bir konuya daldık madem devam edelim. Hemen aklıma gelen ilk ve basit şeyleri yazacağım konuyla ilgili ilk yazı olduğu için ve zaman olmadığı için. Twitterda bir kaç tivit ile belirttim. “otobüsler OKUbüs” olsun gibi bir şey gördüm oradan coştum böyle. Ne harika bir fikir.

Eskiden pastaneler gençlerin, sevgililerin, arkadaşların, dostların, yaşlıların hepimizin buluşma yeriydi. Pastanelere gidilir sohbet muhabbet artardı. Sonra pastanelerden çıktı iş başka yerlerde buluşmalar başladı. Buluşma saatleri geç saatlere alınmaya başladı. Diskolara kaydı, sahillere, sinemalara, internet kafelere vs kaydı. Teknoloji gelişti, geliştikçe gördüğün gibi her şeyi etkiledi. Etkileyecek de elbette.

Ancak bu akışta sürüklenip giderken en azından insanlar için bir kaç şeyi değiştirmek lazımdı, yapamadık ülke olarak. Hala vaktimiz olduğu açık. Çabalamak şart.

Mesela sürekli yayınlanan kimi gerçekten sağlam, kimi ise yapmış olmak için yapılmış o enteresan kamu spotlarından birinde de gençler buluşma noktası olarak kütüphaneyi seçseler, kütüphaneler özendirilse orada kitaplar üzerine sohbet imkanı olsa yazarlar ile, kütüphanelerde gerçekleşse imza günleri? Kültür ve Turizm Bakanlığında onca adam bunu düşünemiyor mu? veya düşünüyor ise okuma alışkanlığı bu kadar düşük bir ülkede planları ne? Kütüphanelerin fiziksel şartları bir düzenlense önce, gençlerin ilgisi çekecek şekilde modernleştirilse veya alabildiğince klasik olsa ama ihtişamı ile bizi çekse? Kütüphanenin sadece kitapların rafları dizili olduğu bir yer olmadığı anlatılsa gençlere artık bir an önce! Daha çok kütüphane açılsa!

Mesela otobüslerde, metrolarda, marmarayda, metrobüste mutlaka kitap dergi için raflar olsa ve orada ücretsiz kitaplar, gazeteler, dergiler olsa. İnsanlar en azından neymiş diyerek merak edip alsa. Varsın çalınsın, varsın yerine konmasın koskoca devletin gücü dergiye kitaba mı yetmeyecek? Gücünü tekrar yerine koyarak gösterecek Devlet. Ben bu insanlara okuma alışkanlığı kazandıracağım kararlılığını gösterecek. Bunu göremiyorum açıkçası. Net adımlar yok.

Kütüphane yüzü görmemiş gençler var koskoca ülkede? Hatta dönüp kendine bakın kaç kere kütüphaneye gittin?

İddia ediyorum kitap okuma alışkanlığı ailede öğrenilmiyor. 1. etken ve tek etken bence çevre. Sen çocuğuna ne dersen de okula gittiği, dışarı çıktığı an arkadaşı çevresi onun her şeyi. Arkadaşı kitap okumuyorsa o da okumuyor. O zaman yapılacak şey anne-babaya hitap etmek yerine, gençlerin çevresine yani tüm gençlere hitap etmek.

Gençleri saf iken, toy iken, okumamış, öğrenmemiş iken içine çeken siyasetin kirli yüzüne karşı durmak gerek. Gençlerimizi bilgilendirdikten, okuttuktan sonra kendi süzgeçlerinden fikirleri görüşleri geçirebilecekleri duruma getirdikten, araştırmacı yaptıktan sonra bırakın zaten onlar yürür. Siyasete de atılır sağlam adımlarla, sağlam fikirlerle, şirketini de kurar, gider bir yerde işe de girer. Kendine güvenir bir kere. Kendine güven her işin başı. Çıktığı yoldan dönmeyecek insanlar lazım ülkeye. Kendine güveni olan insanlar.

Elbette sadece kitap okumak yeterli değil her şey için ancak ilk adım, ilk emir!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
11 Mar 09:40

kütüphaneler kpss çalışma şeyine dönmüş

11 Mar 09:21

Abdullah bey, Ömer Faruk bey hoş buldum. Baktım siz varsınız, eksik kalmamam lazım dedim. Hayırlı olsun. Yalnız takip sistemi yok sanırım.

Bunlar da ilginizi çekebilir..