İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34863

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7153

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5986

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4895

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4481

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2947

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2164

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1234

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1149

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1149

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 879

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 31 dakika kaldı.

Abdullah Fakiroğlu yazdı, 1016 kez açıldı, 10 misafir olmak üzere 21 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
5 Oca 16 13:00
Ümmetin Vahdeti

“İran Cumhurbaşkanı Hâşimî Rafsancânî, Medine'ye yaptığı ziyarette, Hz. Muhammed'in kabrinde dua ederken, 'tepki olsun diye' hemen yanında gömülü bulunan ilk halifeler Ebubekir ve Ömer'e sırtını döndü. Daha sonra bunu Peygamber'in eşi Âişe'nin kabrinin bulunduğu alana attığı simgesel 'recm' taşları izledi. Bu, Peygamber'in eşinin zina ettiğine dair dile getirilen ancak sonradan doğru olmadığı anlaşılan söylentiye çıkılan aleni bir destekti.

Bu olayların ardından Medine'deki Peygamber Mescidi'nin imamı Ali el-Huzeyfi, Cuma hutbesinde Rafsancânî'nin gözlerinin içine bakarak Şii dünyaya eleştiriler yöneltti, tarihsel olayların kinlerini günümüzde de sürdürmenin yanlışlığını yüksek sesle dile getirdi.“ (Taha Kılınç USA Sabah)

1996 yılında bu olay meydana geldiğinde Amerika henüz Irak’ı işgal etmemiş, Taklidi Merci Ayetullah El Uzma Sistani Cevad el Mihri aracılığıyla ABD’den 200.000.000 (ikiyüzmilyon) dolar para almamış, Beşar Esad’ın askerleri, Suriye’de özgürlük isteyen masum halkın çocuklarını öldürüp parçalarını ailelerine vermemiş, Nurettin Şirin Abdurrahman Dilipak’ın yerine Kudüs Günün’de konuşmacı olmamış, Kenan Çamurcu İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketi İstanbul Organizasyonun müdürlüğüyle uğraşmaktan Şİİ katliamlarını övmemiş, Türkiye’de Ehli Sünneti savunan hocalara, topun balkona kaçmasını çocuklara “keserim topunuzu” demek için dört gözle bekleyen ihtiyar muamelesi yapılmamış, Türkiye’nin mezhepçi politikalarla sunni hilali kurmaya çalıştığı iddia edilmemişti.

1996 yılında meydana gelen bu olay üzerinden yukarıdaki çok olay geçti. Suriye’de İsrail’in Filistin’de döktüğü Müslüman kanından daha çok kanı İran ve onun jandarması Hizbullah Suriye Rejimiyle birlikte akıttı.

Oysaki Haşimi Rafsancani’nin İran’ı 1979 yılında devrimi yaptığında tüm islam coğrafyasında bir mutluluğa sebep olmuştu. Mezhep farklılığı vardı, bu farklılık başarıyı gölgelemiyordu. İran “la şiiye la sünniye islamiye islamiye “ sloganlarıyla bir devrim yapmıştı.

İran devrimi esnasında söylenen bu söz aslında ŞİA’nın temel akidelerinden birini gösteriyordu. Takiyye. İran bulduğu her fırsatta Takiyye silahını kullandı. Bu hem misyonerlerine kolaylık sağlıyor hem de yapılan her katliamı temize çekiyordu.

Takiye nedir sorusuna cevap vermek gerekirse, İhsan Şenocak’a cevap veren İran resmi haber ajansı’nın haberine bakmak gerekir. link . Sanki İran’ın Suriye’ye sürdüğü katiller sürüsü, ellerinde Hz. Aişe annemize hakaretler eden risalelerle fotoğraf çektirmemiş, ya da yazının başında alıntıladığım olay olmamış gibi rahatça yalan söylüyorlar. Bu onların imanlarının gereği.

Rafsancanin yaptığı davranış, İran’ın nefreti söz konusu olduğunda Kur’anı bile dinlemediğini gösteriyor ki bildiğimiz bu gezi sonrası İran’da Rafsancaniyi davranışlarından dolayı eleştiren kimsenin olmadığı.

Ümmetin Vahdetinden bahsedenler İran’ın bütün yaptıkları, söylediği sözleri içlerine sindiriyorlarsa ŞİA’ya dahil olarak vahdetlerini tamamlayabilirler. Zaten El Nimr'i de herkesi Şia’nın etrafında kenetlenmeye çağırdı. Hem kendileri rahatlar hem de İslam Ümmeti.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
05 Oca 15:33

Ömer Poyraz

Puan: 7023

Savaş meydanından namusunu bırakıp kaçmak bunların şiarlarındandır. Müslüman devlet düşmanları! Sözde de mertlikte de dedeleri gibidirler. Ali efendimize ve diğer sahabe-i kirama yaptıklarının hesabını verecekleri asıl er meydanından kaçamayacaklar.

Bunlar da ilginizi çekebilir..