İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 00 dakika kaldı.

Talha Erhan Özcan yazdı, 595 kez açıldı, 1 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi, 6 yorum yapıldı.
12 Mar 15 15:00
Açık Ofis

Tutturmuşuz bir açık ofis lafı, muhabbetler bunun üzerinden yürüyor. Saatlerini bilgisayar başında yaptığı işlemlerden kafasını kaldırdıktan sonra hiyerarşik yapıya takılan biz ofis köleleri için.

İyi, güzel ve hatta harika! Açık ofis olsun hatta en havalısından, en pahalı mimarlara dizayn ettirelim. Ancak zihinleri açamadıktan sonra çalışanların, müdürlerin, ofisi açmanın manası yok.

Bu şöyle bir durum; Evde kurutma makinen yokken çamaşırları ya camdan asar kurutursun veya evin içine alacağın çamaşır asma aparatı sayesinde ev içinde bir odada. Ancak kurutma makinesi aldıktan ve bunun için iyi bir maliyete katlandıktan sonra hala çamaşırları kurutma makinesinde kurutmayıp, aynı kafayla ya camda ya ev içinde kurutursan, katlandığın maliyetin çöpe gitmesinin yanı sıra, beklentileri karşılayamayan bu hareketin zihinsel sıkıntıları da yanında getirir.

Kurutma makinesi alımı ile birlikte zihninde ve alışkanlıklarında da değişiklik yapar ve yeni, daha iyi olana ayak uydurursan değişimi yakalar ve bir adım ileri gidersin.

Basit aslında. Ancak iş hayatında bu basit hareketler kimilerinin oynuyor olduğu köşe kapmaca ve patronluk oyunlarından dolayı mümkün olmuyor pek. Amaç kurumu, şirketi, yaptığı işi daha iyi yapmak değil, paramı alayım yeter ise işte o noktada olan kapalı zihinlerle açık ofis olmuyor maalesef.

Dekorasyonun değiştirilmesini isteseler dahi, pek çoğu kurum, yönetici yemekhanesi ile çalışanların yemek yedikleri yeri dahi ayırmaya çalışıyor. Kurum kültürü olarak, ortak kullanım alanlarının artması yönetici kadrosunu sıkıntıya sokuyor. Zihinde bu sıkıntı varken, açık ofis yapalım, dekorasyon değiştirelim, kurumsallaşalım demek biraz fazla hayal gücü sınırlarında dolaşmaktan ibaret.

Tam olarak bu noktada emek sömürüsünden tutun da, vahşi kapitalizme oradan da köleliğin bitmediğini insan hayat ve enerjisinin artık ofis denen mekanlarda masa başlarında çok ucuz rakamlara yeteneklerini de kısıtlayarak sömürüldüğüne kadar konuşabiliriz ve bir çok yerde haklı da oluruz. Ama karakter sınırımız var.

Unuttuğumuz en önemli noktalardan biri de, yemek ve yaşamak arasında yakaladığımız o ufak ayrım. Çalışmak için yaşayan bireylere dönüyoruz, yaşamak için çalışmak varken. Tüm iş merkezlerinde dekorasyonlar, dizaynlar, masalar, plazalar yöneticiler değişiyor fakat bu çalışmak için yaşadığımız fikri ve algısını da değiştiremiyoruz. Çünkü insana verilen değer noktasında büyük sıkıntılarımız var. İşe verilen değer ile insana verilen değer arasında olan bu büyük makas kapanmadıkça hiçbir şekilde Türkiyede yer alan kurum ve kuruluşlar belirli bir seviyeye gelemeyecektir.

Şirketlerin en önemli silahı para olmuş açıkçası. Para ile aidiyet duygusu sağlıyor ve para olmadan iyi bir hayat yaşayamayacağın fikri ile birlikte seni daha çok para kazanırsan daha mutlu ve iyi yaşarsın fikrine yönlendirip (elbette sistem ile birlikte) belkide hiç sahip olmadığın ve olmaman gereken hırslar içine sokuyorlar. Sen hırslandıkça etrafını önemsemiyorsun, yaşamın işin oluyor. Aile, eş, çocuk, akraba kavramları yok olmaya başlıyor. Sen onları hırsınla kırıyorsun, işinde yükseliyorsun ancak yükseldikçe yalnızlaşıyorsun. Sıkıntı. Büyük sıkıntı.

Duyguların yerini hırsların aldığı bir ortam ve bu ortamda hırs küpü insanlar. Gergin bir ortam olduğu kadar suni ilişkiler ve bir o kadar da duygusuzluk. Başarıların hırsla geldiği bir ortamda süreklilik kazanmaması, istifalar, iflaslar…

Bir de tüm bunların yanında tam tersini düşünün. Tam manasıyla uygulanabilen açık ofis ve insana verilen değerin yüksek olduğu ortamlarda ancak dostlukla ve açık bir zihinle gelen başarıların kalıcılığı ve vereceği mutluluklar. Gerçekten tartışılmaz.

Sonuç olarak; Yöneticiden başlamak üzere ofislerin açıklığı değil, zihinlerin açıklığını sağlamadıktan sonra farklı bir plazada farklı bir ofiste Türkiye’nin en iyi mimarlarının dekore ettiği ve planladığı iş yeride olsa yine aynı sahnelerin yaşanacağı farklı bir set halini alıyor. Sonumuz hayrolsun.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
16 Mar 08:45

Estağfurullah Sn Detroitli.arkadaşın zihnini de açmış demek. çünkü personelin sadece giriş çıkışlarını denetlemek veya personel sayısını azaltmak değil açık ofis :) çalışanların da sevdiği bir ortam oluşturmuş tebrik ediyorum kendisini.

13 Mar 16:47

Abi iyi de. Bir arkadaşım geçti açık ofis sistemine. İşler birden hızlandı. çalışanların sayısı da %25 azaldı. İşine gelmeyen gitti. Açık ofis olunca insanlar sanırım "kaytaramıyor " :) Ofiste çalışmadığım için bilemeyeceğim. Siz iyi bilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir..