İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 09 saat 34 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 5 kez açıldı, 10 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Mar '15 21:00

Bulut Sever

Puan: 5538

Haçlı Seferleri̇ (1)

Avrupalıların Türklere dair olan ve halen günümüze kadar süren düşmanlığının sebeplerinden biri de Türklerin Anadolu’ya yerleşmesidir.

Anadolu, Türkler daha göçlerine başlamadan önce, bu çok uygun iklimi ve mümbit topraklarına rağmen boştu. Bitmek bilmeyen çatışmalar, katliamlar, isyanlar ve bunların sonucu olan emniyet kuşkusu zaten az olan nüfus yoğunluğunu iyice aşağıya çekmişti.

Hali hazırdaki Bizans, ağır yönetim hataları sebebiyle bu kadar bereketli ve stratejik özellikleri olan bir coğrafyayı koruyamaz hale gelmişti. Zaten kendi tebaası ile de arası açık olan Bizans, otoriteyi sağlamakta güçlük çekiyor, aynı zamanda inanç yüzünden vatandaşlarının arasında ayrımcılık yapıyordu. Tebaası, yönetime husumet beslemekle birlikte kendi içlerinde de çatışmalar sürdürüyorlardı.

Ermenilere dair baskılar Bizans yönetiminin en büyük stratejik hatalarından biri olmuştur. Ermenilere Ortodoks Hristiyanlığı benimseterek Müslümanların karşısına tek bir yumruk olarak çıkabileceklerini düşünen ve onların her türlü tasarruflarına el koyan Bizans kendilerine büyük katliamlar yapmış ve tehcirler uygulamıştır. Bunun sonucu da Ermeniler’in Müslümanlar yanında yer alması olarak neticelenmiştir.

İşte bu coğrafya uzun seneler içerisinde böyle bir ortama doğru ilerlerken Türkler, ufak ufak Anadolu’ya göç ediyordu. Anadolu’ya göç eden Türkler yerel egemenlerden izin alarak buralara yerleşiyor, çiftçilik, hayvancılık yapıyor, vergi veriyor, hem kendileri rahat ediyor hem de izin aldıkları yerel egemenleri rahat ettiriyorlardı. Bu yerleşmeler öyle bir hale geldi ki, göç edilen yerdeki egemen güç, göç almamış diğerlerine göre daha zenginleşmiş oluyor, hazinesi doluyor ve bir imtiyaz kazanmış gibi oluyordu.

İşte Bizans böylesine karışık bir siyasi ortam içinde kendilerini eski şanlı günlerine götürecek bir kral buldular: Roman Diojen! Kral önderliğinde öyle hayaller kurmuştular ki, doğuya bir seferle ne Bağdat kalacaktı, ne de kilise yapılmamış tek cami. Hatta Mekke’yi bile fethetmeyi hayal ediyorlardı.

Diğer yandan İslam dünyasının Selçuklu ordusundan başka kendisini savunacak bir gücü kalmamıştı. İşte bu ordunun başında da amcası Tuğrul Bey’in hiç oğlu olmadığı için tahta geçen Sultan Alpaslan vardı.

Bizans 200 bin kişilik ordusu ile doğuya sefere çıktığında Sultan Alpaslan binbir güçlükle ancak 50 bin asker toplayabildi. Dört kişiye bir kişi eşitliği ile Malazgirt’te iki ordu arasında gerçekleşen savaş Bizans’ın ağır yenilgisiyle sonuçlandı ve büyük ümitler besledikleri Romen Diojen esir düştü.

Bunu öğrenen başkenttekiler hemen, tahta kimi geçirelim, kavgasına tutuştular ve esir düşmüş krallarının salıverildiğini öğrendiklerinde büyük bir şaşkınlık yaşadılar. Dönüş yolunda tahtta artık yeni bir kral vardı. Yeni kral, eski kralla tahtta hak istemeyeceği ve ömrünün geri kalanını bir manastırda keşiş olarak geçirmek isteği üzerine anlaştı fakat yeni kral sözünde durmayıp yenik kralın gözlerine mil çektirerek bir manastıra gönderdi. Romen Diojen, büyük hayallerin hükümdarı, kısa bir süre sonra dayanılmaz acılar içinde öldü.

Sonuç itibariyle Anadolu içlerine doğru göç hız kazanmış fakat doğudaki mezhepsel sorunlar Selçuklu Devleti’nin Anadolu’ya gereken önemi vermesine engel olmuştur. İşte bundandır ki Anadolu Türkler ile dolup taşmıştı ama Türkler belli bir otorite altında olmadığından siyasi sıkıntı yaşanmaktaydı.

Sonunda Bizanslılar, Türklerin Anadolu’dan tamamen atılması için Papa’ya başvurdu ve Papa, Anadolu’ya akın akın gelmiş ve geliyor olan Türklerin artık Avrupa’yı da tehdit ettiğini topladığı meclisteki delegeleri ikna ederek bir Haçlı Seferleri başlanmasına karar verdi. İşte meşhur tarihi, tarihe Haçlı Seferleri olarak geçen dönem böyle başlamıştır.

Kısaca ifade edilecek olursa Haçlı Seferlerinin yapılmasında en büyük etkenlerden birincisi, Türklerin Anadolu’da bir ortak siyasi çatı altında olmaması ve kendi içlerindeki çekişmeler, ikincisi de, Müslümanım deyip her zaman Hristiyan dünya ile ortak olmuş unsurların Hristiyan dünyaca planlara dahil olmasıdır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..